Sürgündeki İranlı satranç büyükustası Mitra Hejazipour, Euronews'e verdiği demeçte, ülkesindeki protestolara yönelik kanlı baskıya karşı uluslararası eylem çağrısı yaptı. Hejazipour, müzakerelerin sonuçsuz kalacağını belirterek askeri müdahale istedi.
Euronews'ün sabah programı Europe Today'e konuk olan sürgündeki İranlı satranç büyükustası Mitra Hejazipour, İran'daki ölümcül protesto baskılarına karşı uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye çağırdı.
Gösterilerdeki can kaybı rakamları artmaya devam ederken Hejazipour, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin bir "çıkmaz sokak" olduğu uyarısında bulundu.
Aralık ayı sonunda ekonomik çöküş nedeniyle başlayan ve zamanla rejim değişikliği taleplerine dönüşen protestoları değerlendiren Hejazipour, "Bu yaşananlar, 30 binden fazla İranlının öldürüldüğü kanlı bir katliamdır," dedi.
Tahran yönetimini "acımasız bir baskı politikası uygulamakla" suçlayan Hejazipour, silahların sivillere karşı kullanıldığına dikkat çekerek, "keskin nişancıların çatıdan protestoculara ateş açtığını" iddia etti.
2020 yılında Moskova'daki bir müsabaka sırasında başörtüsünü çıkardığı gerekçesiyle İran milli takımından atılan büyükusta şu anda yaşadığı Paris'ten, İslam Cumhuriyeti'ne yönelik eleştirilerini sürdürüyor.
Hejazipour, İran'ın son şahının oğlu Veliaht Prens Rıza Pehlevi'yi geçiş süreci için meşru bir lider olarak gördüğünü belirtti.
Satranç ustasına göre Pehlevi, İran'da demokratik bir sistemi tesis edecek kişi konumunda bulunuyor.
Mevcut rejimle demokrasinin mümkün olmayacağını savunan Hejazipour, Tahran yönetimiyle yapılan müzakerelerin "olumlu bir sonuç doğurmayacağı" görüşünde.
"İranlıların çoğunluğu hükümeti devirmek için askeri bir müdahaleyi destekliyor. Böyle bir müdahale olmazsa rejim halkı katletmeye devam edecektir."
Avrupa'nın olaylara tepkisi sorulduğunda ise Hejazipour, Avrupa ülkelerinde "yeterli desteği görmediğini" dile getirdi.
28 Aralık 2025 tarihinde para biriminin çöküşü ve hiperenflasyon nedeniyle başlayan protestolar, kısa sürede ülke çapında rejim karşıtı gösterilere dönüştü.
Tahran yönetimi bu duruma şiddetli bir baskı ve tam bilgi ablukasıyla karşılık verdi. İnsan hakları örgütleri ve yerel kaynaklar, kesin rakamları doğrulamak zor olsa da, baskılar sırasında 6 bin ila 30 bin arasında kişinin öldürülmüş olabileceğini öne sürüyor.
Ayrıca ülke genelinde on binlerce kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor.
Ocak ayı ortasında ABD Başkanı, İranlılara protestolara devam etmeleri çağrısında bulunarak yardımın yolda olduğu mesajını vermişti.
Ancak Washington yönetimi, ABD-İran görüşmelerinin yeniden başlaması ve Tahran'ın tutuklu göstericilerin idamını durdurma taahhüdü üzerine müdahale kararını beklemeye aldı.
Buna rağmen Washington, hem Tahran üzerinde baskı kurmak hem de olası bir askeri harekat emri durumunda vuruş kabiliyetini korumak amacıyla USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile eşlik eden deniz ve hava güçlerini Orta Doğu'da konuşlandırmış durumda.