Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Türkiye'den Yunanistan'a 'Türk Boğazları' yanıtı: Montrö ile tamamen uyumlu ve tanımlayıcı

stok fotoğraf
stok fotoğraf ©  AP Photo
© AP Photo
By Ioannis Karagiorgas & ΑΠΕ-ΜΠΕ
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği, Yunanistan’ın 'Türk Boğazları' ifadesine yönelik itirazına yanıt verdi. Ankara, bunun 'yerleşik ve coğrafi bir ifade' olduğunu savunarak Montrö Sözleşmesi’nin coğrafi adları standartlaştırmayı amaçlamadığını bildirdi.

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği 8 Mayıs 2026’da BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi Başkanlığı’na gönderdiği mektupta Yunanistan’ın BM Güvenlik Konseyi’nde "Türk Boğazları" ifadesine yönelik itirazına yazılı yanıt verdi.

REKLAM
REKLAM

Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne referans yapılan yanıtta Ankara, sözleşmenin İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı’ndan geçiş rejimini düzenlediğini ancak coğrafi adları standartlaştırmayı amaçlamadığını savundu.

Yunanistan, 29 Nisan 2026’da "Denizcilik alanında su yollarının emniyeti ve güvenliği" başlığıyla düzenlenen oturumda, "Türk Boğazları" ifadesine karşı çıkmıştı.

Ankara, "Türk Boğazları" ifadesinin İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı için kullanılan "yerleşik bir coğrafi ifade" olduğunu belirterek, bu boğazların Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde ve egemenliği altında bulunduğunu vurguladı.

Mektupta, söz konusu ifadenin "tanımlayıcı, coğrafi olarak doğru" ve 1936 Montrö Sözleşmesi ile "tamamen uyumlu" olduğu savunuldu.

Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği, "Bir coğrafi unsur bütünüyle bir devletin ülkesi içinde yer alıyorsa, yetkili ulusal makam tarafından belirlenen resmi adlandırma doğal olarak resmi açıklamalarda kullanılabilir," ifadelerini kullandı.

Ankara: Montrö coğrafi adları standartlaştırmayı amaçlamıyor

Türkiye, Yunanistan’ın "Türk Boğazları" ifadesinin Montrö Sözleşmesi ile uyumlu olmadığı yönündeki değerlendirmesine de karşı çıktı.

Ankara’ya göre Montrö Sözleşmesi, İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı’ndan geçişi düzenleyen hukuki rejimi tesis ediyor ancak coğrafi adları standartlaştırmayı amaçlamıyor.

Arşiv fotoğrafı - Çanakkale Boğazı
Arşiv fotoğrafı - Çanakkale Boğazı AP Photo

Mektupta, "Sözleşme, İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı’ndan geçişi düzenleyen hukuki rejimi tesis etmektedir. Ancak bu amacın ötesinde, sözleşme coğrafi adları standartlaştırmayı hedeflememektedir," denildi.

Türkiye ayrıca, Montrö Sözleşmesi’ni yaklaşık 90 yıldır "titizlikle ve tarafsız şekilde" uyguladığını belirtti.

Yunanistan neye itiraz etmişti?

Yunanistan’ın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Ioannis Stamatikos, 29 Nisan’daki Güvenlik Konseyi oturumunda "Türk Boğazları" ifadesinin kullanılmasına itiraz etmişti.

Oturumda Stamatikos, "1936 Montrö Sözleşmesi, Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’nda deniz seyrüseferini düzenleyen ve buralarda seyrüsefer serbestisini garanti altına alan tek uluslararası hukuki metindir," dedi.

Yunan temsilci, "Dolayısıyla Montrö Sözleşmesi’nin terminolojisine saygı gösterilmesi, bu sözleşmede güvence altına alınan söz konusu özgürlüğün korunmasını ve teyit edilmesini amaçlar," ifadelerini kullandı.

Yunan diplomat, Montrö Sözleşmesi’ndeki terminolojinin "Boğazlar" olduğunu belirterek, "Türk Boğazları" ifadesinin sözleşmenin terminolojisiyle uyumlu olmadığını savunmuştu.

Stamatikos, "'Türk Boğazları' ifadesinin kullanımı, Boğazlar rejimi bakımından 1936 Montrö Sözleşmesi ile uyumlu değildir. Montrö Sözleşmesi’ne göre terminoloji "Boğazlar"dır; özellikle de "Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı"dır," değerlendirmesini yaptı.

Türkiye: Yerleşik ve meşru kullanım tanınmalı

Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği ise Yunanistan’ın oturumdaki çıkışını "talihsiz" olarak nitelendirdi. Ankara, bu çıkışın "esas meselelerden dikkati uzaklaştırdığını" ve tartışmanın hedeflerinden çok "iç siyasi amaçlara" hizmet ettiğini savundu.

Mektupta, "Türk Boğazları" ifadesinin uluslararası metinlerde uzun süredir ve tutarlı biçimde kullanıldığı; bu metinler arasında Uluslararası Denizcilik Örgütü ve NATO belge ve kararlarının da bulunduğu belirtildi.

Türkiye, mektubun sonunda bu ifadeyi "egemenliği ve yargı yetkisi" temelinde kullanmaya devam edeceğini bildirdi. Ankara, Yunanistan dahil tüm BM üyesi devletlere, "Türk Boğazları" ifadesinin "yerleşik ve meşru kullanımını" tanıma ve buna saygı gösterme çağrısında bulundu.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

AB kuralları Güney Kıbrıs’ta toplu hayvan kesimi krizini büyüttü: Çiftçilerden protesto tehdidi

Kıbrıs meselesinde iki lider 8 Mayıs’ta görüşecek: Gündem müzakerelerin yeniden başlaması

Kıbrıs, ABD fonlarıyla üslerini modernize ediyor: Hedef Orta Doğu yardımlarını güçlendirmek