Oylamadan 'evet' sonucu çıksaydı, İsviçre hükümetinin göçü sınırlandırmak da dahil olmak üzere 2050'ye kadar nüfusu sabitleyecek önlemler alması gerekecekti. Referandumun, AB ile ilişkilerini tehlikeye atabileceğini gören bazı çevreler, teklifi 'Swiss Brexit' (İsviçre Brexit’i) olarak adlandırmıştı.
İsviçre’deki seçmenler, sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından savunulan ve bu zengin Alp ülkesinin nüfusunu 10 milyonla sınırlandırmayı öngören yasa teklifi için pazar günü son oylarını kullandı.
Federal hükümetin açıkladığı ilk sonuçlara göre, seçmenlerin yaklaşık yüzde 53'ü öneriyi reddederken, ülke genelindeki katılım oranı yüzde 57'yi aştı. İsviçre'nin 26 kantonunun birçoğundan sonuçlar gelmeye devam ediyordu.
gfs.bern araştırma şirketinin yakın zamanda yaptığı anketler, oylamanın başabaş bir mücadeleye sahne olabileceğine işaret etmişti.
Oylamadan “evet” sonucu çıksaydı, İsviçre hükümetinin göçü sınırlandırmak da dahil olmak üzere 2050 yılına kadar nüfusu sabitleyecek önlemler alması gerekecekti.
Parlamentoda en fazla sandalyeye sahip olan SVP, özellikle komşu Avrupa Birliği ülkelerinden gelen işçi akınına karşı, yıllardır göçmen karşıtı duyguları körüklüyor ve besliyor.
Bu referandumun, İsviçre’nin Avrupa Birliği ile olan ve ekonomik büyümeyi, kültürel bağları, sınır ötesi seyahatleri ve diğer pek çok alanı destekleyen anlaşmalarla şekillenen köklü ilişkilerini tehlikeye atabileceğini gören bazı çevreler, bu teklifi “Swiss Brexit” (İsviçre’nin Brexit’i) olarak adlandırmıştı.
İsviçre, AB'nin 27 üye ülkesinden biri değil ancak neredeyse tamamen bu ülkelerden dördü tarafından çevrelenmiş durumda.
Yabancılar İsviçre nüfusunun neredeyse üçte birini oluşturuyor
İsviçre’de yaşayan insan sayısı son nesilde neredeyse dörtte bir oranında arttı ve bugün yabancılar, yaklaşık 9,1 milyon olan İsviçre nüfusunun neredeyse üçte birini oluşturuyor.
Eleştirmenler, göçteki bu artışın sağlık, finans, ilaç ve teknoloji gibi sektörlere yabancı iş gücü ve uzmanlık kazandırdığını savunuyor.
SVP partisi ise İsviçre'nin altyapısının, konut stokunun, sosyal programlarının, doğal kaynaklarının ve yaşam tarzının bu demografik büyüme patlaması nedeniyle ciddi şekilde zorlandığını öne sürerek bu "sürdürülebilirlik girişimi" önlemini ortaya koymuştu.
Federal hükümet, parlamento ve önemli bir iş dünyası birliği olan EconomieSuisse ise bu fikre karşı çıkıyor.
İlk sonuçlar, İsviçre'nin en büyük ikinci şehri, BM kurumları ile insani yardım gruplarının merkezi olan Cenevre bölgesindeki seçmenlerin yaklaşık üçte ikisinin bu önleme karşı çıktığını gösterdi.
1980'lerin başında İsviçre'ye gelen ve eskiden diplomatik misyonda çalışan Filipinler kökenli Maria Lalu, teklifi desteklediğini söyledi. Oyunu kullandıktan sonra konuşan Lalu, "Göçe karşı hiçbir şeyim yok. Ben de bir yabancıyım," diyerek göçün sadece daha düzenli olmasını istediğini ekledi.
Okul öğretmeni Natascha Robert ise kabul edilmesi halinde İsviçre’nin AB ile ilişkilerinin zarar görebileceği endişesini dile getirerek teklife "hayır" oyu verdiğini belirtti. Robert ayrıca İsviçre’nin artan çeşitliliğinin bir zenginlik olduğunu söyledi.
Paquis mahallesinin merkezindeki bir oy verme merkezinin önünde konuşan ve İsviçre'de İsviçreli bir anne babadan doğduğunu vurgulayan Robert, "İnsanların bize her zaman katacağı bir şeyler olduğunu düşünüyorum. Bu durum daha fazla yabancı olduğu ve benim kendimi daha az İsviçreli hissettiğim anlamına mı geliyor? Kesinlikle hayır," ifadelerini kullandı.
İsviçre demokrasisi, genellikle yılda dört kez düzenlenen referandumlar aracılığıyla seçmenlere politika yapımında doğrudan söz hakkı tanıyor. Oyların çoğu posta yoluyla kullanılırken, sandık başında şahsen oy verme işlemi pazar günü yerel saatle öğlen sona erdi.
Nüfusun öngörülen tarihten önce 9,5 milyona ulaşması halinde, hükümet sığınma taleplerini, aile birleşimlerini ve oturma izinlerini sınırlamak zorunda kalacak ve İsviçre'nin AB ile yaptığı kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasını feshetmek durumunda kalabilecekti.
Öte yandan seçmenler, pazar günü yapılan bir diğer referandumda Sivil Hizmet Kanunu’nda değişiklik öngören tasarıya "evet" oyu verdi.
Bu "evet" oyuyla birlikte ülkede Sivil Hizmet Kanunu'na altı yeni önlem dahil edilecek.