AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB'nin ortak bütçesi konusunda yıl sonuna kadar uzlaşı sağlanabilmesi için üye ülke liderlerinin uzlaşmaya ne kadar hazır olduğunu değerlendirmek üzere dört haftalık Avrupa başkentleri turuna çıkıyor.
Avrupa Birliği'nin (AB) 27 üye ülkesinin liderleri, yıl sonuna kadar yeni ortak bütçe konusunda uzlaşabilecek mi? Bu, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın önündeki temel soru.
Costa, 2028-2034 dönemini kapsayan AB bütçesine ilişkin zorlu müzakerelere hazırlanırken, üye ülkelerin tutumlarını ve uzlaşmaya ne kadar açık olduklarını değerlendirmek amacıyla dört haftalık bir Avrupa turuna çıktı.
İsveç, yaklaşan genel seçimleri nedeniyle turun dışında bırakıldı.
Costa'nın ilk görüşmeleri Salı günü Slovakya Başbakanı Robert Fico ve Estonya Başbakanı Kristen Michal ile gerçekleşecek. Costa çarşamba günü Letonya Başbakanı Andris Kulbergs ve Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda ile, perşembe günü ise Çekya Başbakanı Andrej Babis ile bir araya gelecek.
Üst düzey bir AB yetkilisine göre Costa'nın temel amacı, her ülkenin bütçeye ilişkin tutumunu ortaya koyan “tutarlı bir tablo” oluşturmak ve Aralık ayında nihai bir anlaşmaya ulaşılabilmesi için olası bir yol haritası belirlemek.
Yetkililer, müzakerelerin gelecek yıla sarkması halinde sürecin sekteye uğrayabileceği ve yedi yıllık bütçenin 1 Ocak 2028'de yürürlüğe giremeyebileceği uyarısında bulunuyor.
Yetkili, “2028'de hızla işe koyulmamız gerekiyor,” dedi.
Müzakerelerin merkezinde Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı, yaklaşık 2 trilyon euroluk ve AB tarihindeki en büyük bütçe taslağı bulunuyor.
Taslak daha sonraGüney Kıbrıs'ın sunduğu uzlaşma önerisiyle yüzde 2 oranında küçültüldü.
Ancak bu öneri, kendilerini “modernleştiriciler” olarak tanımlayan ve “tutumlu ülkeler” (frugals) olarak da bilinen bazı üye ülkeler tarafından reddedildi.
AB'nin en zengin ülkeleri arasında yer alan bu ülkeler, özellikle tarım ve uyum politikalarında kapsamlı harcama kesintileri talep ediyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz geçen ay yaptığı açıklamada, “Yeni öz kaynaklar konusunda ne kadar ilerleme kaydettiğimizden bağımsız olarak bu kesintiler gerekli” diyerek mevcut bütçe taslağının “kabul edilemez” olduğunu söyledi.
Merz, perşembe günü “tutumlu” ülkelerin liderlerini ağırlayacak.
Buna karşılık, 17 ülkeden oluşan ve “Uyum Dostları” olarak anılan koalisyon, tarım ve uyum için ayrılan kaynakların artırılmasını istiyor. Bu politikaları “AB vatandaşları için en görünür AB politikaları” olarak tanımlıyor.
Costa'nın tur kapsamında ilk görüşeceği beş lider bu gruba dahil.
Karmaşık denklem
Üye devletler şu ana kadar, krizlere daha hızlı yanıt verebilmek için daha fazla esneklik öngören Komisyon'un genel çerçevesi üzerinde ilerleme kaydedebildi.
Ancak bütçenin büyüklüğü ve nasıl finanse edileceği gibi temel sorular hâlâ yanıt bulmuş değil. Örneğin İsveç yüzde 20'lik radikal bir kesinti talep ediyor. “Uyum Dostları” koalisyonu buna karşı çıkıyor. İspanya ise aynı zamanda, “tutumlu” ülkelerin şiddetle reddettiği milyarlarca euroluk ortak AB borçlanması fikrini gündeme getirdi.
Bir diğer gerilim hattı da yeni öz kaynaklar; yani ek gelir yaratmak ve ulusal katkıları tamamlamak üzere tasarlanan AB çapındaki vergiler. Avrupa Komisyonu bunlardan beşini önerirken, Avrupa Parlamentosu üç yeni kaynak daha ekledi.
Diplomatlar, ileri teknoloji, savunma ve iklim uyumu gibi alanlarda maliyeti yüksek yatırımları da kapsayan AB hedeflerinin ölçeği dikkate alındığında, yeni vergilerin bir kombinasyonunun artık kaçınılmaz olduğunu kabul ediyor. Ukrayna'nın 90 milyar euroluk kredisi gelecek yıl sona erdikten sonra ülkeye nasıl destek verileceği sorusu da bu denklemde yer alıyor.
Ancak her başkent, toplam bütçenin ne kadar büyük olması ve kaç yeni öz kaynağın devreye sokulması gerektiği konusunda kendi görüşüne sahip.
Kırmızı çizgiler artık norm haline geldi; özellikle seçimle karşı karşıya olan cumhurbaşkanları ve başbakanlar, seçmenlerden gelecek tepkiye karşı temkinli davranıyor.
Üst düzey yetkili, “Liderler ulusal pozisyonlarını çok kararlı biçimde savunuyor, ancak müzakerelere de son derece bağlılar,” diyerek “Yıl sonuna kadar anlaşmaya varma taahhüdü ile mevcut pozisyonlar arasındaki boşluğu doldurmamız gerekiyor,” ifadesini kullandı.
Tüm karşıt taleplerin kendince bir “mantığı” olduğunu söyleyen yetkili, bunların hepsinin aynı anda karşılanmasının gerçekçi olmadığını kabul etti.
“Dengeli bir sonuç elde etmemiz gerekiyor.”
Costa'nın dört haftalık turundan çıkacak sonuçlar, İrlanda'nın AB Konseyi dönem başkanlığının çalışmalarına girdi sağlayacak. Dönem başkanlığının ekim ayında gözden geçirilmiş bir teklif, yani “müzakere kutusu” sunması bekleniyor. Liderler bu teklifi ay sonundaki zirvede yüz yüze tartışacak.
Brüksel, kasım ayı sonunda yapılacak ve aralıkta her şeyin belirleneceği zirvede nihai uzlaşının yolunu açabilecek olağanüstü bir toplantıya hazırlanıyor.
Yeni bir AB bütçesi üzerinde anlaşmaya varılması için oy birliği gerekiyor.