Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

NASA’nın Ay planı: Güneş enerjisi yerine nükleer reaktörler

Ayın yüzeyi ve uzaktaki hilal şeklindeki Dünya.
Ayın yüzeyi ve uzaktaki hilal şeklindeki Dünya. ©  NASA
© NASA
By Indrabati Lahiri
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Ay’da nükleer enerji kullanımı, güneş enerjisinin yarattığı bazı temel sınırlamaları aşmayı hedefliyor. Bunlar arasında, Güneş ışığının olmadığı uzun Ay geceleri ve görev menzilinin sınırlı olması yer alıyor.

Son yıllarda uzay çalışmaları önemli ölçüde hız kazandı. NASA’nın Artemis II görevi kapsamında astronotlar Reid Wiseman, Christina Koch, Victor Glover ve Jeremy Hansen, 50 yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez Ay’a gönderildi.

REKLAM
REKLAM

Şimdi ise ABD uzay ajansı daha da iddialı bir hedefe yönelmiş durumda: NASA, Fission Surface Power Project kapsamında 2030 yılına kadar Ay yüzeyine nükleer reaktör yerleştirmeyi planlıyor. Bu çerçevede, orta güçte bir reaktörün 2028’e kadar yörüngeye fırlatılması hedefleniyor.

Bu zorlu hedef için NASA’nın, ABD Enerji Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı ile iş birliği yapması gerekecek.

Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Ofisi (OSTP), federal kurumların uzayda nükleer teknolojiye yönelik bir yol haritası hazırlaması için yeni yönergeler yayınladı.

OSTP, X platformundaki paylaşımında, “Uzayda nükleer enerji; Ay, Mars ve ötesinde kalıcı bir varlık için gerekli olan sürekli elektrik, ısıtma ve itkiyi sağlayacak,” ifadelerini kullandı.

Uzayda güneş enerjisi neden yetersiz?

Bu yönelimin temel nedeni, güneş enerjisi ve diğer geleneksel enerji kaynaklarının Ay veya Mars gibi gök cisimlerinde uzun vadeli insan yerleşimlerini sürdürebilecek kadar güvenilir olmaması.

Bunun en önemli sebeplerinden biri Ay geceleri. Ay’daki tek bir gece, Dünya’da yaklaşık 14 gün sürüyor. Bu süre boyunca güneş panelleri çalışamıyor ve bataryalar, soğuk ve karanlık dönem boyunca bir üssü ayakta tutacak kapasiteye sahip değil.

Ayrıca yalnızca güneş enerjisine bağımlı olmak, Artemis Program gibi projelerin, hiç güneş ışığı almayan ancak değerli su buzları barındıran Ay’ın güney kutbu gibi sürekli gölgede kalan bölgeleri keşfetmesini de zorlaştırıyor.

Buna karşılık nükleer reaktörler, hava koşulları, güneş ışığı ya da konumdan bağımsız olarak, nükleer fisyon yoluyla yıllarca kesintisiz ve yüksek miktarda enerji sağlayabiliyor. Nükleer elektrikli itki sistemleri de uzay araçlarının yakıt tükenmesi riski olmadan uzun ve karmaşık görevler gerçekleştirmesine yardımcı olabilir.

NASA yöneticisi Jared Isaacman, “Amerika’nın uzayda nükleer enerjiye geçişinin zamanı geldi,” dedi.

Fisyon Yüzey Gücü Projesi'nin 40-100 kilowatt elektrik tasarım kapasitesine sahip olması bekleniyor ki bu da bilimsel laboratuarlar ve kaynak çıkarma ekipmanlarıyla küçük bir Ay habitatını birkaç yıl boyunca ayakta tutmaya yetecektir.

Projenin, ABD’nin uzay teknolojilerinde China ve Russia karşısındaki konumunu güçlendirmesi ve Mars’a yapılacak gelecekteki insanlı görevler için teknolojik bir test alanı sağlaması bekleniyor.

Sistemin, astronotların minimum bakım müdahalesiyle otonom çalışması; aynı zamanda ölçeklenebilir ve modüler bir yapıda olması planlanıyor. Ayrıca hem uzay araçlarının itki sistemlerini hem de Ay’da gelecekteki yaşamı destekleyecek şekilde tasarlanması hedefleniyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Artemis II uçuşu tamamlandı: NASA’nın Ay planlarında sırada ne olacak?

NASA’nın Ay planı: Güneş enerjisi yerine nükleer reaktörler

İzleyin: Amatör gökbilimciler Artemis II'yi yıldızların arasında yakaladı