Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

TikTok ve Instagram döngüsünü kıran içerik üreticileri yükselişte

Doomscrolling.
Doomscrolling. ©  AP
© AP
By Buse Keskin & AP
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

TikTok ve Instagram’da sonsuz bir video akışına kapılmak kolay, ama bazı içerik üreticileri bu döngüyü kırmak için orada. 'Olivia Unplugged' adıyla tanınan Olivia Yokubonis, sosyal medyada geçirilen zamanı sorgulatan videolarıyla milyonlara 'ekranı kapat' hatırlatması yapıyor.

Instagram ya da TikTok’ta sonsuz bir video akışına kapılmak çocuk oyuncağı. Ancak bazen, telefon başında “sadece 10 dakika” geçirdiğinizi sandığınız bir an, bir videonun hatırlatmasıyla aslında yarım saate dönüşebilir.

REKLAM
REKLAM

Olivia Yokubonis, bilimsel araştırmalara dayanan yaklaşımıyla sosyal medya akışlarında beliren bir isim. İzleyicilere, onun ekranda belirmesinden yalnızca iki video önce ne izlediklerini bile hatırlamadıklarını nazikçe hatırlatıyor.

“Olivia Unplugged” adıyla tanınan Yokubonis, sosyal medyanın aşırı ve düşünmeden kullanımına karşı farkındalık yaratmayı amaçlayan videolar üretiyor. Çoğu kişi onun içeriklerini, bitmek bilmeyen video akışına hoş bir ara ve “ekrandan uzaklaş” çağrısı olarak görüyor. Yine de zaman zaman alaycı tepkilerle de karşılaşıyor.

“Bazen biri, ‘İronik, sen de sosyal medyada paylaşıyorsun’ diyor,” diyor Yokubonis. “Ben de ‘Seni nerede bulmamı bekliyorsun, Kyle? Dışarıda mı? Orada değilsin. Buradasın, oturuyorsun,’ diye cevap veriyorum. İnsanlara ulaşmak için onların olduğu yerde olmamız gerekiyor.”

Yokubonis’in videoları, birçok insanın paylaştığı bir duygudan besleniyor: Sosyal medyada gereğinden fazla vakit geçirdiği hissi.

Melbourne Üniversitesi’nden bilgi sistemleri profesörü Ofir Turel’e göre çoğu insan, çevrimiçi platformlarda ne kadar zaman harcadığını fark etmiyor. Yıllardır bu konuda araştırmalar yapan Turel, insanlara ekran süreleri gösterildiğinde “şok geçirdiklerini” ve çoğunun kendi isteğiyle kullanımlarını azalttığını söylüyor.

Yokubonis, kullanıcıları bulundukları uygulamayı kapatmaya teşvik eden içerik üreticilerinin büyüyen bir grubuna dahil. Kimileri daha sert, kimileri ise daha sakin bir dil kullanıyor; bazıları ara sıra bu konulara değinirken, Yokubonis gibi bazıları hesaplarını tamamen buna adıyor.

Kendisi, kullanıcıların “odaklarını yeniden kazanmalarına yardımcı olmayı” hedefleyen Opal adlı bir ekran süresi uygulaması için çalışıyor. Ancak videolarını izleyenlerin çoğu, onun bir marka adına konuştuğunu fark etmiyor. Sayfasında logo, tanıtım bağlantısı ya da doğrudan reklam bulunmuyor. “İnsanlar, markalardan değil insanlardan duymayı seviyor,” diyor Yokubonis. Videolarının milyonlarca izlenmesi de bunu doğruluyor.

“Burada ince bir denge var,” diye ekliyor. “Hem gürültünün arasından sıyrılmak hem de o gürültünün bir parçası olmamak gerekiyor.”

California Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacı Ian A. Anderson, bu tür içerikleri ilginç buluyor ancak gerçekten davranış değişikliğine yol açacak kadar etkili olup olmadığını merak ediyor. “Kişi dikkatle izliyorsa bu tür videolar etkili olabilir,” diyor. “Ama eğer alışkanlık haline gelmiş bir kullanıcıysanız, muhtemelen tam anlamıyla ilgilenmiyorsunuzdur. Yine de bu, sistemin içinden gelen ilginç bir müdahale yöntemi.”

TikTok, Instagram ve YouTube gibi platformlarda milyarlarca aktif kullanıcı varken, ekran süresini azaltma çağrıları ve sosyal medya “bağımlılığı” tartışmaları hiç eksik olmuyor. Ancak uzmanlar arasında bu bağımlılığın gerçekten var olup olmadığı konusunda fikir birliği yok.

Sosyal medya bağımlılığı gerçekten var mı?

Uzmanlar, bazı insanların sosyal medyada fazla zaman geçirdiğini kabul ediyor, ancak “bağımlılık” teriminin doğru olup olmadığı tartışmalı. Bazı araştırmacılar, bağımlılıktan söz edebilmek için kişinin güçlü, kontrol edilemeyen dürtüler ya da yoksunluk belirtileri göstermesi gerektiğini savunuyor. Diğerleri ise terimin halk arasında yankı bulduğunu ve bu nedenle sıkça kullanıldığını belirtiyor.

Anderson’ın yaptığı bir araştırma, bu tartışmanın akademinin ötesine geçtiğini gösteriyor. Aktif Instagram kullanıcılarıyla yürütülen çalışmada, katılımcıların önemli bir kısmı kendini “bağımlı” olarak tanımlasa da, semptomlara göre gerçekten risk altında olanların oranı yalnızca yüzde 2 çıktı. Anderson’a göre, kişinin kendini bağımlı olarak görmesi bile bu durumu yönetmesini zorlaştırabiliyor.

“Kendini ne kadar bağımlı hissedersen, kontrolün o kadar azalıyor,” diyor. “Bu da aşırı kullanım için kendini suçlamana yol açıyor.”

Ekran süresini azaltmak mümkün mü?

Anderson, sosyal medya alışkanlıklarını kırmak isteyenlere küçük ama etkili değişiklikler öneriyor: Uygulamaların yerini değiştirmek, bildirimleri kapatmak ya da telefonu yatak odasına almamak gibi basit önlemler fark yaratabiliyor.

Kullanıcılara yönelik birçok ürün ve hizmet, ekran süresini azaltmayı hedefliyor. Ancak bu araçların işe yaraması için önce farkındalık ve istek gerekiyor. Sosyal medya akışında, saatler süren kaydırma alışkanlığının psikolojisini anlatan içerikler, bu farkındalığın ilk adımı olabiliyor.

Teknoloji sektöründen gelen Cat Goetze — çevrimiçi adıyla CatGPT — bu konuda sade ve samimi bir dille içerikler üretiyor. Aynı zamanda kendi ekran süresini azaltma yolculuğunu da paylaşıyor.

“Platformlarda kalmanı sağlamak için çalışan bir teknoloji ordusu var,” diyor Goetze. “Bu yüzden mesele irade değil; sistem seni orada tutmak için tasarlanmış.”

Goetze ayrıca Physical Phones adlı girişimi kurdu. Akıllı telefonlara Bluetooth üzerinden bağlanan sabit hatlı telefonlar üreterek insanları ekranlardan uzaklaştırmayı hedefliyor. Kutuların içinde şu ifade yer alıyor: “Offline, yeni bir lüks.”

Sosyal medya kitlesi sayesinde işini hızla büyüten Goetze, bu ilginin ekran süresini azaltmaya yönelik çözümlere olan büyük talebi de gösterdiğini söylüyor.

“Sosyal medya her zaman hayatımızın bir parçası olacak — bu mutlaka kötü bir şey değil,” diyor. “Ama ortalama ekran süresini 10 saatten 1 saate, ya da 3 saatten 30 dakikaya indirebilirsek, bu hem birey hem toplum için büyük bir kazanç olur. Tabii o 30 dakikada izlenen kişi ben olursam, ona da hayır demem.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Araştırma: Köpekler kulak misafiri olarak yeni kelimeler öğrenebiliyor

Trump'ın iddiası incelendi: 'Hamilelikte parasetamol kullanımı otizme yol açmıyor'

Araştırma: Sırt ağrısı yaşlı erkeklerde uyku problemlerinin habercisi olabilir