Sundance Film Festivali'nde katılımcılar ve ünlüler, Trump yönetiminin göç baskısına ve ICE'nin cumartesi günü 37 yaşındaki Alex Pretti'yi vurarak öldürmesine tepki gösterdi.
Bu yılki Sundance Film Festivali, uzun süredir evi olan Utah’taki Park City’de düzenlenen son etkinlik olacak.
Hayatını kaybeden Robert Redford’un fikir babası olduğu festival, gelecek yıl Colorado’nun Boulder kentine taşınıyor. Bu yazı kaleme alınırken, katılımcıların Park City ve Redford’a saygılarını sunduğu festivalin gündemini gölgeleyen trajik bir gelişme yaşandı.
ABD’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde cumartesi günü Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) memurları tarafından vurulan 37 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Alex Jeffrey Pretti hayatını kaybetti. Bölgeden paylaşılan çok sayıda görüntüde, Pretti’nin silahsız olduğu ve yalnızca çevresindekilere yardım etmeye çalıştığı görülüyor.
Federal yetkililer, Pretti’nin silahlı olduğunu öne sürerken görgü tanıkları ve video kayıtları bunun aksini kanıtlar nitelikte. Bu olay, bu ay içinde federal güçlerin Minneapolis’te düzenlediği ikinci ölümcül müdahale oldu.
Pretti’nin ailesi, oğullarının barışçıl protestoya katıldığını ve Trump yönetiminin olayla ilgili “mide bulandırıcı ve kabul edilemez yalanlar” söylediğini belirterek açıklamada bulundu. Hemşirenin ebeveynleri “yıkılmış ama aynı zamanda çok öfkeliyiz” dedi.
Olay, Minneapolis ve Minnesota genelinde protestoların yeniden alevlenmesine yol açtı ve yerel yetkililer federal göçmenlik operasyonlarının geri çekilmesini talep ediyor. Minnesota Valisi Tim Walz, Başkan Donald Trump’tan eyaletteki federal göçmenlik yetkililerini çekmesini istemiş, federal ajanların yerel soruşturmalara müdahale ettiğini iddia etmişti.
Bu gelişmeler, ABD’de göçmenlik politikaları, federal güçlerin kullanımı ve sivil haklar konularında geniş çaplı kamuoyu tepkisine neden oluyor. Pretti’nin ölümü, yalnızca iyi bir sağlık çalışanının trajik kaybı değil, aynı zamanda federal kolluk güçlerinin yetki sınırları ve sivil güvenlik üzerine süregelen tartışmaları derinleştiren bir dönüm noktası olarak görülüyor.
“Sundancers Melt ICE” protestosunda kalabalık “Love Melts ICE!” sloganları atarken, aralarında Yüzüklerin Efendisi serisinin yıldızlarından Elijah Wood’un da bulunduğu ünlüler etkinliğe katıldı.
Wood, Deadline’a yaptığı açıklamada, “Minnesota’da haksız yere vurulup öldürülen insanlar… Korkunç bir şey,” dedi. “Burada, insanları bir araya getirme ve dünyanın dört bir yanından hikayeler anlatma niteliğindeki bir film festivalindeyiz. Burada bölünmüş değiliz. Bir araya geliyoruz."
Protesto, ünlülerin ICE karşısında seslerini yükselttiği pek çok anın yalnızca biriydi. Bazıları gala gösterimlerinde “ICE OUT” (ICE DIŞARI) rozetleri takarken, bazıları doğrudan ölümcül eylemleri ve protestoculara yönelik saldırıları eleştirdi.
Natalie Portman ve Olivia Wilde, ICE karşıtı rozetler takan en bilinen isimler arasındaydı. Portman, Deadline’a yaptığı açıklamada, “Bu ülkede şu anda yaşananlar kesinlikle dehşet verici” dedi.
Portman sözlerine şöyle devam etti: “Federal hükümetin, Trump yönetiminin, Kristi Noem’in ve ICE’in yaptığı şey insanlığın en kötüsünün de en kötüsü. Ama sonra insanların birbirleri için ortaya koyduğu dayanışma da insanlığın en iyisi.”
Başka bir yerde, The Hollywood Reporter’a konuşan Edward Norton, “Bugünlerde mesele şu: Amerikan vatandaşlarının topluca Gestapo gibi vurulmasına karşı ne yapacağız?” dedi. “ABD vatandaşlarına karşı yasa dışı bir ordu örgütlenirken biz burada filmler hakkında konuşuyoruz.”
The Times’a da konuşan Norton şunları söyledi: “Sanki Amerikalılara ve insanlara yönelik yargı dışı saldırılar artık her gün yaşanıyor. Bu kabul edilemez. Herkes bir şekilde günün gerekleriyle başa çıkmak zorunda olsa da, bunlar yokmuş gibi davranamayız.”
Belgeselci Alex Gibney, “Bunun iyi yanı, kanıtların olması; Amerikalılara uygulanan bu tür devlet destekli terörün gerçekliğine dair kanıtların olması” dedi. Yönetmen Kogonada ise Zi filminin gösteriminde seyircilere şöyle seslendi: “Minnesota’da olup biten her şeyi anmak için bir an ayırmak istedim. (Roger) Ebert’in sinemayı bir empati makinesi olarak tanımlayan sözlerine inanırım. En karanlık zamanda, sanatın kendini fazla şımartan bir şey gibi değil, insanlık duygumuzu derinleştiren bir şey gibi hissettirmesini umarsınız. Dünyada olup bitene karşı koymak için bunu yapmak her zamankinden daha önemli gibi geliyor.”
Festivalin başlarında, yetenek ajansı CAA'nın Cuma akşamı düzenlediği özel bir partide Florida Kongre Üyesi Maxwell Frost'a saldırdığı iddia edilen bir kişi tutuklandı.
ABD'li Demokrat Temsilci Frost, cumartesi günü X'te, bir adamın kendisine Başkan Donald Trump'ın onu sınır dışı edeceğini söylediğini ve adamın yüzüne yumruk attığını yazdı.
“Sarhoş bir halde kaçarken ırkçı sözler bağırdığı duyuldu,” diye yazdı Frost. “Söz konusu kişi tutuklandı ve ben iyiyim.”
Mahkeme kayıtlarına göre, 28 yaşındaki Christian Joel Young, nitelikli hırsızlık, seçilmiş bir yetkiliye saldırı ve darp suçlamalarıyla tutuklandı ve Summit County Hapishanesine götürüldü.
Sundance Film Festivali temsilcileri, olayın festivalle bağlantılı olmayan bir etkinlikte gerçekleştiğini belirtirken, bu davranışın “tüm katılımcılarımız için sıcak ve ilham verici bir ortamı sürdürme” değerlerine aykırı olduğunu vurguladı ve olayı “şiddetle kınadıklarını” açıkladı.
Festival açıklamasında, “Katılımcılarımızın güvenliği ve emniyeti her zaman başlıca önceliğimizdir; düşüncelerimiz Kongre Üyesi Frost ve onun iyi oluşu ile birlikte,” denildi. “Bu konuyla ilgili ek bilgisi olan herkesi Park City Polis Departmanı ile iletişime geçmeye teşvik ediyoruz.”
Cumhuriyetçi Utah Valisi Spencer Cox da saldırıyı kınadı ve Minneapolis gibi yerlerdeki göçmenlik uygulamalarına ilişkin gerilimlerin Utah’a taşmasına izin vermeyeceklerini belirtti.
Cox açıklamasında, “Her türlü siyasi veya ırk temelli şiddet Utah’ta kabul edilemez. Saldırganı hızla yakalayan ve Temsilci Maxwell Frost için adalet peşinde koşan yerel kolluk kuvvetlerine minnettarım” ifadelerini kullandı.