ABD, küresel enerji fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletme çabalarının bir parçası olarak, karaya oturmuş Rus petrolünün satın alınmasına ilişkin geçici yaptırım muafiyetini sadece Hindistan'dan başlayarak tüm dünya ülkelerini kapsayacak şekilde genişletti.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, perşembe günü yaptığı açıklamada bakanlığın dünya genelindeki ülkelerin hâlihazırda denizde bekleyen Rus petrolünü satın almasına izin veren geçici bir yetkilendirme yayımladığını duyurdu.
Bessent’in X üzerinden paylaştığı açıklamaya göre adım, “mevcut arzın küresel erişimini artırmayı” ve İran savaşı nedeniyle oluşan istikrarsızlığı hafifletmeyi amaçlıyor.
Söz konusu karar, daha önce yalnızca Hindistan’daki rafinerilere tanınan 30 günlük muafiyetin kapsamını genişletiyor.
Bessent, söz konusu yetkilendirmenin “enerji gelirlerinin büyük kısmını çıkarma noktasında alınan vergilerden elde eden Rus hükümetine kayda değer bir mali fayda sağlamayacağını” vurguladı.
Rusya’ya ilişkin ilgili genel muafiyet, aynı gün Hazine Bakanlığı’nın Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi tarafından yayımlandı.
Muafiyet, kapsamı açıkça yalnızca hâlihazırda yüklenmiş sevkiyatlarla sınırlıyor ve ABD’nin daha geniş yaptırım çerçevesiyle uyumlu olarak yeni ticareti tamamen dışarıda bırakıyor.
Bu karar, petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı sınırlamaya dönük Trump yönetiminin son girişimi olarak öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler ve İran’ın petrol altyapısı ile gemilere tekrarlanan saldırıları, arz güzergâhlarını daralttı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise çarşamba günü, üye ülkelerin 400 milyon varil petrol serbest bırakma konusunda uzlaşmasıyla tarihinin en büyük acil stok çekişini duyurdu. Sadece ABD, 172 milyon varil taahhüdünde bulundu.
Ancak İran’ın aralıksız saldırıları ve boğazın uzun süre kapalı kalacağına ilişkin kaygılar, IEA müdahalesinin petrol fiyatları üzerindeki beklenen frenleyici etkisini gölgeledi. Nitekim gösterge fiyatlar, açıklamanın ardından daha da yükseldi.
Ayrıca perşembe günü gelen haberlerde, Trump yönetiminin yurt içi yakıt maliyetlerini düşürmeye yardımcı olmak için 1920 tarihli Jones Yasası’nı askıya almaya hazırlandığı belirtildi.
Söz konusu federal denizcilik yasası, ABD limanları arasında taşınan malların yalnızca Amerikan yapımı, Amerikan sahipli ve Amerikalı mürettebatlı gemilerle taşınmasını şart koşuyor. Yasanın askıya alınması, yabancı tankerlerin ABD kıyıları boyunca daha ucuza yük taşımasına imkân verecek.
Böylece, denizde mahsur kalan Rus petrolüne yönelik muafiyetin uzatılması, rekor düzeyde rezerv enjeksiyonlarının ve yeni önlemler beklentisinin bile şu ana kadar gideremediği arz endişelerinin gölgesinde gerçekleşiyor.
Haberin kaleme alındığı sırada gösterge petrol fiyatları varil başına 100 doların biraz üzerinde seyrediyordu.
Bessent, Paris’te Çinli mevkidaşıyla buluşacak
Ayrı bir gelişme olarak, Bakan Bessent 15 ve 16 Mart’ta Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile ekonomik görüşmeler yapmak üzere Paris’e gideceğini doğruladı.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’in de toplantılara katılacağı, kendi makamı tarafından teyit edildi.
ABD Hazine Bakanlığı, buluşmayı ABD-Çin ticaret ve ekonomik diyaloğunun son turu olarak tanımlayarak, bunun “Başkan Trump ile Başkan Xi arasındaki karşılıklı saygı bağlarını güçlendirdiğini” belirtti.
Paris buluşması, Başkan Trump’ın mart ayı sonunda Pekin’e yapmayı planladığı ziyaretin hazırlığı olarak görülüyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, göreve gelmeden önceki sert şahin Çin karşıtı tutumu nedeniyle Pekin’in kendisine uyguladığı, seyahat yasağını da içeren geçmiş yaptırımlara karşın Başkan Trump’a eşlik etmesinin beklendiği bildiriliyor.