Milliyetçi ve göçmen karşıtı Ulusal Birlik (Rassemblement National - RN) partisinin destekçilerine hitap eden Le Pen, Fransa'ya “bir yön değişikliği” sunmak istediğini söyledi. Bunun “devrimci bir hareket değil, demokratik hayatın olağan bir nefesi” olduğunu savundu.
Fransa'da aşırı sağcı cumhurbaşkanı adayı Marine Le Pen, Orléans kentinde düzenlediği ilk seçim mitinginde binlerce destekçisine seslenerek kampanyasını başlattı. Le Pen, ülkede yaşanan protestoların ardından “hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etme” ve “Fransa'yı yeniden doğuşa taşıma” sözü verdi.
Milliyetçi ve göçmen karşıtı Ulusal Birlik (Rassemblement National - RN) partisinin destekçilerine hitap eden Le Pen, Fransa'ya “bir yön değişikliği” sunmak istediğini söyledi. Bunun “devrimci bir hareket değil, demokratik hayatın olağan bir nefesi” olduğunu savundu.
Mayıs 2027'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine altı ay kala kamuoyu yoklamalarında önde görünen Le Pen, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un on yıllık iktidarını da eleştirdi.
Le Pen, “Bugün dünden daha güçlü olduğumuzu düşünen yok. Emmanuel Macron'un on yıllık iktidarının ardından güllük gülistanlık bir ortamda yaşadığımızı da kimse düşünmüyor,” dedi.
“Fransa'da herkes bizimle aynı fikirde,” iddiasında bulunan Le Pen, ülkenin dilinden geleneklerine, değerlerinden yaşam biçimine kadar kültürel kimliğini koruma sözü verdi. Bu sözleri, Fransız bayrakları taşıyan destekçilerinden alkış aldı.
'Hukukun üstünlüğü devlete karşı hukuk değildir'
Mayıs 2027'de seçilmesi halinde önceliklerinden birinin Fransız vatandaşlarının güvenliğini artırmak olacağını söyleyen Le Pen, Macron döneminde adalet sisteminin başarısız olduğunu savundu. Mevcut sistemi fazla hoşgörülü olmakla eleştirdi.
Le Pen, 17 Ekim'de hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestoların kenarında yaşanan yağma ve çatışmalara atıfta bulunarak, “Binalarımızı yağmalayıp ateşe veren ya da maddi ve manevi açıdan kasıtlı olarak etkisiz hale getirilmiş güvenlik güçlerinin önünde gerçek baskınlar düzenleyen kalabalıklar varken hukukun üstünlüğünden söz edilebilir mi?” diye sordu.
“Hukukun üstünlüğü, devlete karşı hukuk değildir,” diyen Le Pen, suçların yargı önüne çıkarılacağı ve verilen cezaların uygulanacağı konusunda “kesinlik” sağlayacağını söyledi. Ayrıca suç işleyen yabancıların sınır dışı edilmesini vadetti.
Egemenlikçi siyasi çizgisini savunan Le Pen, “ulusal öncelik” politikasını da gündeme getirdi. Fransa'nın sınır kontrollerini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek “çifte sınırı: Fransız ve Avrupa sınırını” yeniden tesis etmek istediğini söyledi.
Dış politika konusunda ise Ukrayna'nın adını doğrudan anmadan, Fransa'nın gençlerini “pervasız veya sorumsuz askeri maceralarda, hele ki bize ait olmayan savaşlarda” ölüme göndermeyeceğini söyledi.
Marine Le Pen'in konuşmasından önce sahneye çıkan Ulusal Birlik (RN) lideri Jordan Bardella, hükümeti sert sözlerle eleştirdi ve son günlerde ülke gündemini meşgul eden protestolar sırasında yaşanan şiddet olaylarına değindi.
Bardella, “Fransızlar, yurttaşlarımızı koruma fikrinden bile vazgeçmiş, çökmüş ve sorumluluktan kaçan bir iktidarla karşı karşıya olduklarını gördü,” dedi.
RN lideri, partisinin “düzeni yeniden sağlayabilecek ve otoriteyi geri getirebilecek tek çıkış yolu” olduğunu savundu. Orléans kongre merkezinde toplanan kalabalığın “Macron istifa” sloganları atması üzerine Bardella, “Merak etmeyin, gitmesi fazla uzun sürmeyecek. Takvim belli ve çok yakında,” diye karşılık verdi.
Bardella, lise öğrencilerinin eylemlerini ve daha geniş çaplı toplumsal seferberliği destekleyen Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisini ve lideri Jean-Luc Mélenchon'u da hedef aldı. Radikal sol partiyi “isyanın közlerini harlamakla” suçlayan Bardella, bu tutumun LFI'yi “devletin en üst makamlarına talip olma” hakkından mahrum bıraktığını öne sürdü.
Bardella'nın konuşması salondaki protestoyla kesildi
Bardella'nın konuşmasının başında tribünlerden birinde hareketlilik yaşandı. Bunun üzerine RN lideri, “Demokrasiden nefret eden aşırı solun reklamının yapılmamasını” istedi.
“Güvenlik güçleri görevlerini yaparken sizden Fransa milli marşı La Marseillaise'i söylemenizi rica ediyorum,” diye devam etti.
Olayın ayrıntıları ilk etapta netlik kazanmadı. Daha sonra Fransa Yahudi Öğrenciler Birliği (UEJF), X hesabından yaptığı açıklamada, örgüt üyelerinin salona girerek şu ifadelerin yer aldığı bir pankart açmayı planladığını bildirdi: “Bardella yeniden seçildi: Irkçılık ve antisemitizm RN'i rahatsız etmiyor; tam tersine.”
Eylem, Mediapart'ın Bardella'nın 18 yaşındayken kaleme aldığı öne sürülen antisemitik yazılara ilişkin yayımladığı habere gönderme yapıyordu. Bardella söz konusu suçlamaları reddediyor.
Le Pen cumhurbaşkanlığı kampanyasına hazırlanırken Bardella parti yönetiminde
Orléans mitingi, sıkı güvenlik önlemleri altında düzenlenen ve Jordan Bardella'nın RN genel başkanlığına yeniden seçildiği kongrenin ertesi günü yapıldı.
Tek aday olarak katıldığı seçimde Bardella, yüzde 98,98 oyla yeniden genel başkan oldu. Marine Le Pen'in Avrupa Parlamentosu asistanlarına ilişkin davada aldığı mahkûmiyet kararının cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmasını engelleyebileceği değerlendirilirken, Bardella'nın bir dönem cumhurbaşkanı adayı olabileceği de gündeme gelmişti.
Yeniden seçilmesi, Fransız kamuoyuna “kazanan ikili” olarak sunulan Le Pen-Bardella ortaklığındaki görev dağılımını da belirginleştirdi. Le Pen cumhurbaşkanlığı yarışına hazırlanırken RN'nin başında kalacak Bardella'nın, olası bir seçim zaferinde başbakanlık görevini üstlenmesi bekleniyor.
Kongrede alınan bir diğer kararla Le Pen, cumhurbaşkanlığı kampanyasına odaklanmak üzere Ulusal Meclis'teki RN grup başkanlığından ayrıldı. Bu görevi partinin önde gelen isimlerinden milletvekili Sébastien Chenu devraldı.
'Henüz denemediğimiz tek parti bu'
Organizatörlerin açıklamasına göre mitinge 8 bin 500 kişi katıldı.
Miting öncesinde Euronews'e konuşan RN destekçisi Karine, “Buradayım çünkü oyumu Marine Le Pen'e vereceğim. Uzun zamandır cumhurbaşkanı olmasını istiyorum. Bana göre ülke bugün çok kötü durumda ve onu yeniden ayağa kaldırabilecek tek kişi o,” dedi.
Güvenlik, çalışma hayatı ve barınmayı öncelikleri arasında sayan Karine, bunları “ülkeyi döndüren çarklar” olarak nitelendirdi. Gençlerin yaşadığı “çaresizliği” anladığını söyleyen Karine, buna karşın gençlerin davranışlarını eleştirdi ve hayat pahalılığı protestoları sırasında yaşanan taşkınlıklara tepki gösterdi.
Bir başka katılımcı da güvenlik ve alım gücünün önemine dikkat çekti. “Buradayız çünkü ülkemizi, Fransa'yı; hem gençleri hem yaşlıları temsil etmek için geldik,” diyen destekçi, tercihlerini “Sonuçta henüz denemediğimiz tek parti bu, biz de denemek istiyoruz,” sözleriyle açıkladı.
'Bazıları buraya gelmenizi istemezdi'
Cumartesi sabahı, RN kongresine karşı sendikaların ve sol partilerin çağrısıyla düzenlenen gösteriye resmi rakamlara göre 13 bin, organizatörlere göre ise 26 bin kişi katıldı. Gösteri sakin geçti.
Marine Le Pen, X hesabından destekçilerine seslenerek, “Bazıları buraya gelmenizi istemezdi,” diye yazdı ve Orléans Zénith'teki kalabalıktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ülkenin diğer bölgelerinde ise hayat pahalılığına ve hükümet politikalarına karşı düzenlenen gösterilerin ikinci dalgasında sokaklara çıkanların sayısı, kaynaklara göre 410 bin ile 800 bin arasında değişti. Yürüyüşlerin sonunda bazı noktalarda çatışmalar yaşanırken, bin 314 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
Pazar günü polis, Orléans girişinde araçları kontrol etti. İzin verilmeyen küçük bir grup ise birkaç düzine kişinin katılımıyla antifascist sloganlar eşliğinde kongre merkezine yürümeye çalıştı.
Centre-Val de Loire ve Loiret bölge valiliklerinin açıklamasına göre, hafta sonu Orléans'da güvenliği sağlamak üzere 3 bin polis ve acil servis görevlisi görevlendirildi.
Sendikalar ve Sarı Yelekliler hareketi, önümüzdeki haftalarda gösterileri sürdürme sözü verdi. Bu açıklamalar, cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken ülkede siyasi gerilimin devam edebileceğine işaret etti.
Marine Le Pen ise 17 Ekim'de yaşanan şiddet olayları nedeniyle Emmanuel Macron hükümetini otorite eksikliğiyle ve “gerçeği inkâr etmekle” suçladı.