Rusya ve Kazakistan merkez bankaları altın rezervlerinin bir bölümünü satarken Polonya Merkez Bankası altın alımlarını sürdürüyor. Bu farklılaşan hamleler, altın alan bireysel yatırımcılar için ne anlama geliyor?
Rusya ve Kazakistan merkez bankalarının altın rezervlerinin bir bölümünü elden çıkarması, Polonya'nın ise alımlarını sürdürmesi dikkat çekiyor. Bu hareketlilik küresel altın piyasası ve bireysel yatırımcılar açısından ne anlama geliyor?
Rusya, yıl boyunca altın rezervlerini azaltmayı sürdürüyor. Eylül ayında rezervlerini yaklaşık 6,2 ton daha düşüren ülkenin Ocak ayından bu yana gerçekleştirdiği toplam satış miktarı yaklaşık 62 tona ulaştı.
Rusya'nın modern tarihinde altın rezervlerini bu hızda azalttığı tek dönem 1998 yılıydı. Ülke o yıl yalnızca 3 ay içinde rezervlerinden 118 ton altın satmıştı.
Rusya altın satıyor, Çin alıyor
Polonyalı değerli maden şirketi Mennica Skarbowa'nın genel müdürü Adam Stroniawski'ye göre Rusya, Ukrayna'daki savaş nedeniyle ciddi bir bütçe açığı veriyor ve savunma harcamalarına daha fazla kaynak aktarmak istiyor.
Euronews'e konuşan Stroniawski, Rusya'nın altın satışlarını Londra külçe altın piyasasının dışında gerçekleştirdiğini belirterek, “Rezervlerin elden çıkarılması Hong Kong'da yapılacak ve başlıca alıcı Çin Merkez Bankası olacak” diyor.
Bu işlemlerin küresel altın fiyatı üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağını belirten Stroniawski, satışların uluslararası piyasada doğrudan büyük bir arz artışı yaratmayacağını savunuyor.
Hong Kong ticaret verilerine göre, Ocak-Temmuz döneminde bölgeye yaklaşık 100 ton Rus altını ulaştı. Bu miktar, geçen yılın aynı döneminin neredeyse 3 katına karşılık geliyor.
Uzman, Rusya'nın 1998'deki satışların ardından yaptığı gibi ilerleyen dönemde yeniden altın alımına yönelerek rezervlerini artırmasının da mümkün olduğunu söylüyor.
Kazakistan altın satışından kâr etmeyi hedefliyor
Rusya Merkez Bankası'nın verilerini açıklamasından birkaç gün önce Kazakistan da altın rezervlerinin bir bölümünü satmayı planladığını duyurdu.
Avrupa ile Asya arasında yer alan ülke, 2026'nın ilk sekiz ayında dünyanın en büyük altın alıcıları arasındaydı. Ancak Kazakistan, yıl sonuna kadar altının toplam rezervlerindeki payını yüzde 75'e indirmeyi hedefliyor.
Stroniawski, “Kazakistan'ın altına dayalı döviz rezervlerinin bir bölümünü elden çıkarması şaşırtıcı görünebilir. Çünkü ülke yıllardır dünyanın en büyük altın alıcıları arasında yer alıyordu,” dedi.
Uzman, bu değişikliğin bütçe açığını kapatma ihtiyacından veya mevcut fiyatlardan kâr elde etme isteğinden kaynaklanan geçici bir adım olabileceğini belirtiyor.
“Kazakistan uzun süredir altın alıyor. Dolayısıyla şimdi önemli bir kârla satış yapacak” diyen Stroniawski, planlanan azaltımın sınırlı olmasına ve satışların zamana yayılmasına dikkat çekti.
Ülkenin altının toplam rezervleri içindeki payını yaklaşık yüzde 78'den yüzde 75'e indirmeyi planladığını belirten uzman, bu işlemlerin de küresel altın piyasasında önemli bir etki yaratmasını beklemiyor.
Merkez bankaları altın satmaya mı başlayacak?
Rusya ve Kazakistan'ın yaklaşımındaki değişiklik, diğer merkez bankalarının da altın satmaya başlayıp başlamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Son yıllarda rezervlerini önemli ölçüde artıran Polonya'nın da altın fiyatları yüksek seyrederken satış yaparak kâr elde edebileceği öne sürülüyor.
Ancak Stroniawski, Polonya'nın böyle bir adım atmasını düşük ihtimal olarak değerlendiriyor.
Uzman, bu konuda hükümet politikası ile merkez bankasının yaklaşımının farklı yönlerde ilerlediğini belirterek, mevcut parlamento dönemi boyunca altın rezervlerinin azaltılmasının beklenmediğini söylüyor.
Polonya Merkez Bankası son yıllarda aktif biçimde altın alıyor. Ülkenin mevcut rezervleri, 700 tonluk hedefe yaklaşmış durumda. Stroniawski'ye göre bu hedefe ulaşılması alımların sona ereceği anlamına gelmiyor.
Uzman, yüksek altın rezervlerinin ülkenin kredi değerliliğini güçlendirdiğini ve para biriminin istikrarına katkı sağladığını belirtiyor.
“Polonya şu anda altın rezervleri bakımından dünyada 10'uncu sırada. Bana göre 700 tona ulaşmak yalnızca bir aşama olacak. Bu, alımların sona ereceği veya satışların başlayacağı anlamına gelmiyor” dedi.
Altın fiyatları için beklenti ne?
Stroniawski, birkaç yıl önce altın alan yatırımcıların bir bölümünün mevcut fiyat seviyelerinde kârlarını realize etmeyi düşünüyor olabileceğini söylüyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre altın, ABD doları bazında 2024'te yüzde 25,5, 2025'te ise yüzde 67,4 değer kazandı. Ancak fiyatlar 2026'nın ilk 9 ayında yüzde 4,4 geriledi.
Uzman, kısa vadeli fiyat düzeltmelerinin altının uzun vadeli yükseliş eğilimini değiştirmediğini düşünüyor. Merkez bankalarının alımlarının ve altını güvenli liman ya da rezerv varlığı olarak gören yatırımcıların talebinin fiyatları desteklemeyi sürdüreceğini öngörüyor.
“Altın söz konusu olduğunda bir daha hiç ucuzlamayacağını varsaymam. Ancak altın alımı, güvenilir kazanç sağlamak için uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendirilmelidir” dedi.