Son Dakika

Son Dakika

Venezuela-Kolombiya sınırında insanlık dramı

Okunan haber:

Venezuela-Kolombiya sınırında insanlık dramı

Venezuela-Kolombiya sınırında insanlık dramı
Metin boyutu Aa Aa

Uluslararası Simon Bolivar köprüsü, Venezuela’dan kaçanlar için adet sembol özelliği taşıyan bir uluslararası köprü. Burası Kolombiya için boyutları tahmin edilemeyecek insani krizin başlangıç noktası.

Venezuela’dan yaklaşık 45 bin kişi her gün yürüyerek, Cucuta’ya geçiyor. Burası önemli bir sınır geçiş noktası ve ciddi bir ekonomik krizle boğuşan Venezuela’daki halk için adeta son umut kapısı. Nüfusu 30 milyonu geçen Venezuela’da yaklaşık 4 milyon kişi, ülkeyi terk etmiş durumda.

Venezuela’da iki ayda, 700 ile 1000 bolivar tutarındaki maaş ile geçinmek imkansız.
iki hafta içinde 2 milyon bolivar bile kazanmak bile yaşamı sürdürmeye yeterli değil.

Venezuela’da ekonomik durgunluk 5. yılında. Uzmanlar yolsuzluk ve hükümetin beceriksizliğini buna gerekçe gösteriyor. Enflasyon geçen yıl, yüzde 2,600 seviyesindeydi. IMF’ye göre, bu yıl yüzde 13 bin oranında olacak. Yerel para biriminin çökmesi yüzünden Başkan Nicolas Maduro, paradan 3 sıfır atma girişiminde bulundu. Asgari ücret bir milyon 300 bin bolivar yerine artık bin 300 bolivar olacak. Ancak bu asgari ücretin reel değeri değişmeyecek ve yine 6 dolar olacak. Komşu Kolombiya’da ise durum farklı.

Venezuela’da bir tuvalet kağıdı ve kağıt mendil bile bulmak zor. Bir litre gaz için 1 bolivar öderken, bir litre su için 5 bin bolivar ödemek nasıl olur ? Gerçekten anlamak zor. İşte bu yüzden, komşu ülkeye gidip çalışmak isteyen bir çok Venezuela vatandaşı için bu köprü çok önemli. Onlar her gün, her hafta veya her ay bu köprüden geçip karşı ülkeye geçiyorlar ve akla gelmeyecek işlerde çalışıp para kazanmanın yollarını arıyor.

Muhabirimiz Monica Pinna’ya göre, burada çöken bir ekonominin özellikleri yaşanıyor ve kağıt para yerine mal mübadelesinin daha kazançlı olduğu görülüyor.

Bu çantalardan birisini satsanız, bu parayla Venezuela’da bir paket tuz alabilirsiniz, ancak aynı çantayı Kolombiya’da satarsanız 3 kişilik bu ailenin bir haftalık gıda ihtiyacını karşılayabilirsiniz.

Kolombiya’ya yerleşen Venezuela vatandaşlarının sayısının 1 milyonun üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Onların göçmen statüsü yok, ancak bunun için başvurabilirler. Bu ülkede yaşamak isteyenler veya buraya gelip daha sonra başka yerlere gitmek istenler önce izin almak zorundalar.

UNHCR yetkilisi Rafael Zavala bu konuda şunları söyledi: “Kolombiya’ya girmek için önce pasaporta ihtiyaç var. Bazı kişiler, sadece sınırdan geçiş için özel izin belgesi alma hakkına sahip. Kolombiya geçen yıl, Venezuela’dan ülkeye gelenler için sürekli oturma izni belgesi verme kararı aldı, bunun için ülkeye düzenli giriş yapmak ve pasaporta bir izin damgası vurulması gerekiyor.”

Ancak Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos’un açıkladığı katı göçmen politikası uyarınca,
artık yeni sınır geçiş kartları dağıtılmıyor. Fazla geliri olmayan sadece ellerindeki malları satmak için karşı tarafa geçen Venezuela vatandaşları bu geçiş belgesini kullanıyor. Pasaport almak bu ülkede ayrıca çok kolay değil.

Pasaportu normal koşulda alamazsınız, bunun için para ödemeniz gerekiyor. Pasaport için 10 milyon bolivar ödemeniz lazım. Bu ülkede maaşlar 400 ile 500 bin bolivar arasında. Bu hesaba göre, bir pasaport almak için bile bir yıl çalışmak yetmiyor.

Pasaport veya çalışma izni olmayan binlerce işsiz Venezuela vatandaşının dilenmek veya elindeki malını mübadele karşılığı satmaktan başka çaresi kalmamış durumda. Sınırın karşı tarafından Katolik kilisesi, her gün bin kişiye bedava yemek dağıtıyor ve insanlar her gün sadece bu ücretsiz yemeğe ulaşabilmek için sınırı geçiyor.

Bir çok kişi sınırı geçip ne iş bulurlarsa çalışıp, karşı tarafa ailelerine para göndermek için çalışıyor.
Ailelere adeta ikiye bölünmüş durumda.

Venezuela’daki göç, tarihi olarak sorunlarla boğuşan Santander’in kuzeyine yöneliyor. Buradaki bölgenin önemli bir kısmını 2016 yılında 52 yıl süren savaşın ardından FARC ile yapılan barış anlaşmasına rağmen silahlı gruplar kontrol ediyor. İç savaş sırasında çok sayıda Kolombiyalı Cucuta bölgesi yakınlarına göçmek etmek zorunda kaldı.

Cucuta’nın komşu fakir mahallelerine Ağustos ayından bu yana göç eden Venezuelalı göçmen sayısı da 3 bine çıkmış durumda. Bölgedeki din adamlarına göre, buraya göç eden Venezuelalılar ciddi bir risk ile karşı karşıya.

Rahip Francesco Bortignon konuyla ilgili şu görüşleri dile getirdi: “Buraya göç eden Venezuela vatandaşların önemli bir kısmı profesyonel işçi, ancak buradaki işveren onları yarı yarıya düşük fiyata veya yok pahasına çalıştırmak istiyor. Onların hepsinin de iş bulma şansları yok elbette. Çalışma imkanı bulanlar da en zor koşularda tarlalarda iş bulma şansına sahip.

Ciddi bir göç tehlikesiyle karşılaşan Kolombiya, uluslararası yardım talebinde bulundu.
Avrupa Birliği Komisyonu’nun insani yardımdan sorumlu temsilcisi Christos Stylianides, Kolombiya Devlet Başkanı Santos ile görüştü ve yapılacak yardımları tespit için Cucuta bölgesini ziyaret etti. Avrupa Birliği Komisyonu temsilcisi ilave 30 milyon euro mali yardım yapılacağını açıkladı.

Christos Stylianides, bu konuda şunları söyledi: “Kolombiyalı yetkililer için bu tahmin edilemeyecek durum ile başa çıkabilmek büyük bir sorun. Çünkü bu ülkede barış süreci gibi daha başka ciddi sorunlar da bulunuyor. Bu yüzden bizim insani yardımlarımız iki ülkeye de gönderilecek. Hem Kolombiya hem de Venezuela’ya bu yardımlar gidecek. Biz özellikle Venezuela’ya ilaç yardımı ve kötü beslenmenin önüne geçebilmek için projeler ürütmek için çalışıyoruz.”

Uluslararası yardım kuruluşları, Kolombiya hükümetiyle çalışarak zor durumdaki göçmenlere yardım etmenin yolunu arıyor. bununla birlikte Kolombiya Devlet Başkanı Santos, sıkı göçmen politikaları yüzünden sert eleştirilere hedef oluyor. Bu göçmen merkezindeki yetkililer, sıkı göçmen politikasının ülkeye yasa dışı yollardan girmek isteyenlerin sayısını da artıracağı görüşünde.

Hükümetin aldığı tedbirler, bu sınırın diplomatik açıdan tamamen kapanması anlamına geliyor.
Bu önlemler sonucunda Venezuelalıların buraya gelebilmek için ya pasaporta ya da özel geçiş belgesine ihtiyaçları var. Her şey daha fazla karışık hale geldi. Göçmenler için yasa dışı yollar alternatif hale geldi. Herkes buralarda insan kaçakçılarının aktif bir şekilde faaliyet gösterdiğini biliyor, bu durum da göçmenlerin korumak açasından risk teşkil ediyor.”

Şubat ayından bu yana yetkililer, sınır geçişlerini yüzde 30 düştüğünü rapor etti. Yaklaşık 1500 kişi sınırdan geri çevrildi, Venezuelalılara göre, bu bir sınır dışı edilme biçimi. Pasaportu olmasına rağmen, artık sokaklarda barınmak zorunda kalan bu genç erkek, yine bunlardan birisi.

Sınır dışı edilen bin genç ise tepkisini şu şekilde dile getirdi: “Venezuela vatandaşı olarak ben diğer bir ülkeye gittiğimde uymam gereken kurallar olduğunu biliyorum. Yasal yollardan yaşamımı kazanmanın yolunu arıyorum. Bir mal gibi benim bir ülkeden atamazlar. Venezuela’da 6 milyon Kolombiyalı var ve onlar gayet işlerini yoluna koyup geçinmesini biliyor. Ben buraya geliyorum ve onlar beni buradan atmak istiyor. Niçin ? Adalet nerede ? Bolivar ne istedi ? Dayanışma içinde bir ulus. Kolombiya’da ırkçılık var, onlar biz Venezuela vatandaşlarına ırkçı davranıyor.”

Muhabirimiz Monica Pinna’a göre, Cucuta sanki doğal felakete uğramış bir kent gibi, ancak felaket Venezuela’da, sosyo-ekonomik, ve siyasi kökleri bulunan bu felaket insanlara çok az seçenek bırakıyor.