Son Dakika

Son Dakika

Okunan haber:

Kabil'de 'Kanlı Cumartesi': Ağaçlardan halen ceset parçaları dökülüyor

Kabil'de 'Kanlı Cumartesi': Ağaçlardan halen ceset parçaları dökülüyor

Kabil'de 'Kanlı Cumartesi': Ağaçlardan halen ceset parçaları dökülüyor

Euronews muhabiri Masoud Imani Kalesar, bu sene başındaki kanlı intihar saldırısında onlarca kişinin yaşamını yitirdiği Kabil'deydi... Şiddete ve halkın savaşa meydan okuyuşuna kendi gözleriyle şahit oldu...

Ben o güne ‘Kabil’de kanlı Cumartesi’ diyorum.

27 Ocak günü, Afganistan’ın başkenti, daha önce benzeri görülmemis bir intihar saldırısına sahne oldu. Taliban üyeleri, patlayıcılarla dolu bir ambulansı ilk kontrol noktasından geçirmeyi başardı. İkinci kontrol noktasındaysa görevlilerin şüphelenmesi üzerine sürücü aracı havaya uçurdu. Patlamada, aralarında 8 askerin de bulunduğu 103 kişi hayatını kaybetti, 235 kişi de yaralandı.

Saldırıdan geriye kalan bir kare; ambulansta yaralı bir çocuk... aklımdan çıkmıyor. Birleşmiş Milletler’in bir raporuna göre Afganistan’da sadece 2016 yılında 923 çocuk okul yolunda yaşamını yitirdi, 2 bin 589’i yaralandı.

Reuters

Dünyada hiç bir ülke Afganistan’da olduğu kadar intihar saldırılarının hedefi olmuyor. Eylemler artık günlük hayatın bir parçası. Peki neden? Ve bu saldırıları önlemek ve halkı korumakla sorumlu olanlar kimler? Güvenlikle ilgili yoğun bir planlamanın ardından, tam bu soruları Afgan halkına ve yetkililere sormam için Kabil’e gitmeme iş yerim yeşil ışık yaktı.

Listemdekilerden biri, henüz Mart ayında göreve gelen yeni Eğitim Bakanı Mirwais Balkhi. O, yabancı mevkidaşlarından sıyrılan bir bakan; okulları ziyaret edip, öğrencilerle buluşuyor... silahlı korumalar eşliğinde.

"Halk her zaman eğitime aç"

Başkanlık sarayına yakınlığı nedeniyle etrafında keskin nişancıların konuşlandırıldığı İstiklal Lisesi’ndeyiz.. Ne içeride ne de öğrencilerin binaya girişinde katı güvenlik taramasından geçirildiği okul kapısında çekim yapmamıza izin verildi.

“İstikrarsızlığın ve güvensizliğin gölgesinde, bu öğrencilerin kafaları rahat bir şekilde eğitim almasını nasıl bekleyebiliriz?” diye soruyorum bakan Balkhi’ye.

Henüz ben sorumu tamamlamadan sözümü kesip “Çok şükür, Afgan halkı çok cesur” diye yanıtlıyor, “Her ne kadar farklı farklı tehditlerle karşı karşıya olsak da halk her zaman eğitime aç” diye ekleyerek.

Euronews
Shafigha Ahmadi VardakEuronews

Bir sonraki durağımız, ambulans saldırısının yaşandığı noktanın 10 metre yakındaki Malala Kız Lisesi. Okulun müdiresi Shafigha Ahmadi Vardak bizi saldırıdan arda kalan şarapnel parçalarıyla karşılıyor. Öğretmenler okulda bir müze yapmak için toplamışlar saldırıdan geriye kalan kalıntıları.

Sayın Vardak’ın olayın hemen sonrasına çektiği fotoğraflar ve görüntüler rahatsız edici boyutta.

"Ağaçlardan halen ceset parçaları dökülüyor"

“Kesik ama yine de hareket eden bir el gördüm diye anlatıyor Vardak: “Bugün bile, rüzgarlı günlerde binanın diğer tarafındaki ağaçların dallarından halen giysi ve ayakkabılar, hatta çene, kalp, böbrek gibi vücut parçaları dökülüyor.”

Kanlı Cumartesi gününde Malala Lisesi şans eseri kapalıydı. O günün resmi tatil olması yüzlerce öğrencinin canını bağışladı. Patlamanın kuvvetiyle pencereler kırılmış, kapılar menteşelerinden ayrılmış. Sınıftaki sıralar cam kırıklarından oluşan bir örtüyle kaplanıp, tavandan yere serpilen enkaz yığınları duvarlarda koca delikler açmış.

Şimdi onarılan ve yüzleri gülen kız öğrencilerle dolu bu sınıfı ziyaret ederken bakana neden silahlı korumalarla gezdiğini soruyorum; bu dünyada nadir görülen bir tablo, hele ki bir okulda.

Euronews
Masoud Imani Kalesar & Eğitim Bakanı Mirwais BalkhiEuronews

“Savaş çığırtkanları beni ortadan kaldırmak için hep bir fırsat kolluyor” diyor: “Yani, cehaletle mücadele edebilmek için korumalarla gezmekten başka bir seçeneğim yok. Tek sebep bu.”

Eğitim Bakanlığı verilerine göre Afgan halkının yüzde 60’ı okuma-yazma bilmiyor. UNICEF, yüzde 60’ı kız çocuğu olmak üzere, 3 milyon 700 bin çocuğun eğitimden mahrum bırakıldığını söylüyor. Balkhi’ye okuma-yazma oranının artmasının intihar saldırılarını önlemesinde etkili olup olamayacağını soruyorum.

Yüzde 100, yüzde 100 diye yanıtlıyor heyecanlanarak.

Balkhi’yle görüştükten sonra listemdeki diğer isimlere geliyor sıra. Devlet Başkanı Eşref Gani’den sonra ülkedeki ikinci isim İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah, eski istihbarat şefi Amrullah Saleh, AB’nin Afganistan elçisi Pierre Mayaudon…

NATO ve ABD’nin Afganistan misyonunun başı General Nicholson ile daha önce kabul etmesine rağmen görüşemiyoruz. Devlet Başkanı Eşref Gani de öyle. Başkanlığın basın ofisine yaptığımız tüm başvurular yanıtsız kalıyor.

Euronews
Masoud İmani çifte saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarıylaEuronews

30 Nisan’da, Afganistan’da bir haftayı tamamladıktan sonra Euronews’ün merkezine dönmek üzereydim. Ben görevimi tamamlamış ancak Kabil’in benimle işi daha bitmemişti. Havaalanına vardığımda uçağı 10 dakikayla kaçırdım, Bir sonraki seferse ertesi güneydi. Otele geri dönerken, havalimanı yakınlarındaki Shash Darak mahallesinde motorsikletli bir canlı bombanın infilak ettiği haberini aldım.

Kabil'de çifte intihar saldırısı

İkinci saldırı ihtimaline karşı tüm uyarılara rağmen 300 metre uzaklıktaki olay yerine gitmeye ve cep telefonumla görüntü almaya karar verdim. Afgan meslektaşlarım da oradaydı. Olay verine vardığımda mikrofonum için gerekli olan kabloyu yanıma almadığımı fark ettim. Kameraman arkadaşım Hayat Skandari’den benimle buluşmasını istedim. Onun bana kabloyu getirmesini beklerken, gazeteci kılığındaki bir saldırganın medya mensuplarının arasında dalarak kendini havaya uçurmasıyla 9 Afgan meslektaşımız aramızdan ayrıldı.

Aralarında daha bir kaç gün önce, yüzlerce komandonun mezuniyetinde omuz omuza çalıştığım Tolo Haber’in kameramanı Yar Muhammad Toki de vardı.

Nowroz Ali Rajabi (sağda) Yar Mohammad Toki (solda)

Üzüntüm bununla sınırlı kalmadı. Kameraman arkadaşım Hayat'la, savaş kurbanları için kurulan bir merkezde buluştuk, fazla kalamadı. Yakınlarından haber alamayan insanları görüntüledikten sonra telefonu çaldı.

Afgan 1TV’de muhabir olan yeğeni Nowroz Ali Rajabi’nin de saldırıda hayatını kaybettiğini öğrendi. Ben de aynı kaderi yaşayabilirdim, eğer kabloyu unutmamış olsaydım.

"O günler çok yakın"

Ertesi gün uçağa yetişerek, 40 yıldır süren savaş ve çatışmaların yaraladığı Afganistan’dan ayrıldım.

Afganistan… Bir gün gelipte bakanlar korumasız gezebilecek, ambulanslar patlayıcı veya saldırıda yaralanmış bir çocuğu taşımadan cıvıl cıvıl sokaklardan güvenli bir şekilde geçecek mi diye düşünülen ülke…

Beni şaşırtsa da Kabil’de konuştuğum herkes o günlerin yakın olduğuna inanıyor.


Bu haberlerimiz de ilginizi çekebilir

AB Göç Zirvesi: Uzlaşmalar ve anlaşmazlıklar

İranlı imamdan cuma hutbesinde halka 'direniş' çağrısı

'Aliyah' Yahudiler için kaçınılmaz son mu?