Son Dakika

Son Dakika

Dünya Kupası: Göçmen kamplarında doksan dakikalık mutluluk

Okunan haber:

Dünya Kupası: Göçmen kamplarında doksan dakikalık mutluluk

Niederkrüchten göçmen kampında Dünya Kupası
Metin boyutu Aa Aa

Dünya Kupası coşkusunu yaşamanın tek yolu Rusya’ya gitmekten geçmiyor. Ama kimse, festival havasındaki böylesi bir organizasyonu göçmen kamplarında izlemeyi de arzu etmez. Peki türlü sebeplerle evlerini terketmek zorunda kalanların, farklı coğrafyalardan aynı kaderi paylaşanların buluştuğu kamplarda bir dünya kupası nasıl yaşanıyor ?

Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeyiz. Mönchengladbach’ın Hollanda sınırında, Niederkrüchten kasabasındaki göçmen kampında gerçek bir dünya kupası heyecanına tanıklık ediyoruz.

Jeffrey Steely, 2015 yılından beri kampta görev yapıyor. ‘Futbolun insanları bir araya getirdiğini ve mülteciler için de ülkeye uyum konusunda güzel bir fırsat sunduğunu’ söylüyor.

Almanya-Hollanda sınırındaki Niederkrüchten kampı

Kamp alanı İngiliz Hava Kuvvetleri’ne (RAF) bağlı, yanı başında terk edilmiş askeri bir havalimanı da bulunan eski bir üs. Binalar büyük rakamlarla numaralandırılmış. Dünya Kupası maçları için sinema düzeni verilen bir salonda koltuklar dizilmiş ve dev ekranın etrafı dünya bayrakları ile süslenmiş.

Kamp sakinleri, bu akşamki 90 dakikalık futbol şölenine hazır. Ön sıralarda Afrikalılar tezahuratlarıyla salondakileri havaya sokuyor. Nijerya’lı Jaay Jabari (28) ‘Kara Kıta insanının doğuştan deli dolu olduğunu’ söylüyor. ‘Aslında tüm Dünya Kupası müsabakaları Afrika kıtasında yapılmalı. Çünkü biz kupaya o heyecanı katıyoruz’. Bir başkası, Jabari’nin bu yorumunu onaylıyor, ‘Onları bir de elemeler sırasında görecektiniz. Nijerya ve Senegal maçlarından daha çok Afrikalı mültecileri izlemek herkese keyif verdi’.

Türkiye’den de yolu geçen Suriyeli göçmen: Duygularım öldü

Kamp ortamında imkanlar sınırlı. İzleme salonunda ne bir stadyum havası, ne ev rahatlığı ne de bir kafede, barda bulunabilecek abur cuburlar var. Kimileri vücutlarında, ama hepsi kalplerindeki acıların izlerini bir süreliğine unutmak umuduyla maç saatlerinde bir araya geliyor. Bazıları bunu başaramıyor.

Göçmenler Çeyrek Final eleme maçını izlemek için toplanıyor

Almanya-Hollanda sınırındaki bu kampta Suriye, İran, Irak, Afganistan, Nijerya, Somali, Rusya ve Türkiye’den gelmiş göçmenler var. Suriyeli Usama çiftiyle konuşuyoruz. Tercümanlığımı Usama Abdul Majeed’in (40) eşi yapıyor. Bayan Usama, eşinin göç yoluna düşmeden önce Suriye’de inşaat ve petrol işi ile uğraştığını ve çok sıkıntılı günler geçirdiklerini anlatıyor. Suriye’de Esad rejiminden kaçan Usama Abdul Majeed’in elindeki bastonu ülkesindeki savaştan kendisine kalan bir parçası artık. ‘Cezaevinde geçirdiği dokuz ay süresince işkenceye uğradığını’ aktarıyor. Beş çocukları var. Suriye’de doğan ilk çocuklarına ülkeden çıktıktan sonra dört kardeş daha gelmiş. İkinci ve üçüncüsü Ürdün’de, dördüncü Türkiye’de, beşinci çocukları ise Yunanistan’da doğmuş. Usama ailesi, ‘Göç rotasının son durağı Almanya’da da neden bir çocuğumuz olmasın !’ derken gülümsüyor. Baba Usama, ‘Dünya Kupası’nda maçları kaçırmamaya çalıştığını ama maç izlerken hiçbir zevk almadığını’ söylerken ‘Duygularım öldü’ diyor.

Kampta izleme salonu

Buradaki göçmenlerin desteklediği takımlar üzerinde dünya yıldızları belirleyici. Messi ve Ronaldo gibi futbolcular Usame’yi Arjantin’i tutmaya zorlamış. Pek maçla ilgilenmedini gördüğümde, bunun sebebini sordum. ‘Yaşadığım sıkıntılar çok fazla. Ülkemizden uzaktayız. Aylarca Hapiste kaldım. Bana çok işkence çektirdiler. Sigara ve kesici aletlerle bana işkence yaptılar. Bunları yaşayınca keyfimiz kalmıyor’ yanıtını aldım.

Usame Abdul Majeed’in keyifsizliği aslında kamplardaki genel havayı yansıtıyor. Maçlar 90 dakika sürüyor. Bu süre içinde biraz olsun olumsuzlukları unutuyorlar, seviniyorlar, eğleniyorlar. Ancak salon dışına çıktıklarında gerçek dünyanın kendilerini bekleyen zorlukları ile karşı karşıya kalıyorlar ve keyifleri kaçıyor. Bir çoğu iltica başvurusunda bulunmuş, sonuçlanmasını bekliyor. Yeni bir hayatı nasıl ve nerede inşa edebileceklerine dair endişeleri var. Dünya Kupası 30 gün de olsa bu üzüntülerini nispeten unutturuyor.

'Almanya'nın elenmesine bir Alman kadar üzüldüm'

Kamptaki salonda maçı izleyen diğer bir Suriyeli, soyadını ailesini geride bıraktığı ve başlarına birşey gelebileceği endişesi ile vermek istemeyen Ahmad (52). Futbolu seviyor ve Suriye’de Daraya Futbol kulübünü destekliyor. Dünya Kupası’nda favori takımı Almanya’ymış Ahmad’ın. Elendiğinde ise bir Alman kadar üzüldüğünü dile getiriyor. ‘Ailem ile birlikte sonraki dünya kupasını beraber izlemeyi çok arzuluyorum. Yalnız olduğum için dünya kupası pek keyif vermedi. Çünkü altı çocuğumun dördü Suriye’de olduğu için onları çok özlüyorum’ diyor.

Göçmenler Alman bayrağı sallıyor

Kampın en fanatiği ise eski bir Hakim olan ve Fas’tan muhalif kimliğinden dolayı eşini ve çocuğunu bırakarak iki ay önce Almanya’ya gelen Mohammed Kandil (37). Maçları hiç kaçırmadığını söyleyen Kandil’in kupada iki favorisi var : ‘Fransa ve Belçika favori takımlarım. Maça en iyi 11’i Belçika çıkarıyor. Maçları rahat kafa ile inanın izleyemiyorsunuz. Aklınızın bir tarafı ailenizi düşünmek ile geçiyor. Üzüntülerimizi bir nebze olsa gidermenin yolu futbol izlemek ve kampta yeni edindiğimiz arkadaşlar ile arasıra yaptığımız maçlar’

Göçmen kampında Dünya Kupası’nın favorisi Fransa

Kampta Türkiye’den eski bir profesyonel futbolcu Kamil Kemal (54) ile konuşuyoruz. Kemal, 1984-1986 yıllarında Beyoğluspor’da top koşturmuş. Dünya Kupası’nın profesyonel bir gözle analizini yapıyor. Kemal, futbola amatör olarak başlamış, profesyonel kariyerini ise gelecek kaygısı ve aile baskısı gibi nedenlerle kısa kesip sonrasında öğretmenliğe adım atmış. Dünya Kupası’nı şu ana kadar baştan sona izlediğini belirtiyor. Yaşına rağmen arkadaşları ile hala kamptaki sahada top koşturuyormuş. Bir önceki Dünya Kupası’nı ise Azerbaycan’da izlemiş, ‘Burada güzel olan farklı kültürlerin bir arada olması ve bu kültürlerini tuttukları takımlara ve kutlamalarına yansıtmaları. Afrikalıların tek takımı yok. Her Afrikalının her maçta tuttuğu bir takım var. Bu turnuvada Avrupa çok daha derli ve toplu oynadı. Yarı finalde kesin bir Avrupa takımı olur. Çok iddialı takımlar vardı ancak bunlar bir bir elendi. En büyük hayal kırıklığı ise Almanya. En çok üzüldüğüm ise Afrika’dan bir takımın finallere çıkamaması oldu. Bundan sonra da Afrikalılar, Fransa ve İngiltere olarak ikiye bölünecek. Kamplarda ise en büyük desteği Fransızlar alacak’ diyor. Kamil Kemal’in favorileri Fransa ve Hırvatistan.

Göçmen kampında izleme salonu

Genç bir göçmen, Tacikistan’dan Almanya’ya üç ay önce gelmiş olan Rabia Aliakhbarova’ya (20) Rusya’yı destekliyor. Rusya’yı favori olarak görüyor. Kamptaki Afrikalıları çok eğlenceli ve sıcak bulduğu için kupanın Rusya ve Nijerya olarak iki kazananının olmasını istediğini söylüyor Rabia. Ama Nijerya elenince hayal kırıklığına uğramış. Rabia’ya göre burada hemcinsleri arasında en fanatikler ise İranlı ve Afrikalılar.

Kamptaki göçmen taraftarlar arasında Çeçenler, Dağıstanlılar, Afganlar ve İranlılar Rusya’yı destekliyor. Uzak doğudan gelenler ile Pakistan ve Hindistanlılar, İngiltere’yi ; Afrikalılar’ın ise bir bölümü İngiltere’yi diğerleri Fransa’yı tutuyor. Konuştuklarımız arasında Arap coğrafyasından gelenler, son 16’ya kalan takımlardan İngiltere’yi finalde görmek istiyor.

Ayrılmadan kampta görevli Jeffrey Steely ile konuşuyoruz tekrar. ‘Futbol dil, din, ırk ayırt etmeden tüm insanları bir araya getiriyor. Maçlar bazen sert geçse bile burada, kampta kavga yok, coşku var.’ diyor.

Turnuvanın bitmesine az kaldı. Kamp, yeni misafirler ağırlamaya devam edecek. İzleme salonu, Dünya Kupası’ndan sonra sinema seanslarında göçmenleri buluşturacak.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Türklere vizesiz Avrupa için Kıbrıs'ı tanıma şartı

Gazzeli gençlerin kaderi 'uzaktan iş' fırsatları ile değişiyor

"Türkiye'de erkek her alanda kollanıyor"