Son Dakika

Son Dakika

Diyarbakır'da inanç turizmi ile kalkınma planı

Okunan haber:

Diyarbakır'da inanç turizmi ile kalkınma planı

Diyarbakır'da inanç turizmi ile kalkınma planı
Metin boyutu Aa Aa

Figen Güneş - Diyarbakır

"Mekke, Medine ve Şam'dan sonra Diyarbakır en çok sahabe türbesinin olduğu kent. Anadolu'da en çok peygamber makamının olduğu yer."

Diyarbakır'ın yasaklı mahallesi Hasırlı'daki sahabe kabrini görmek için, Emniyet Müdürlüğü'nün iznini bekleyen bir grup turizmci, polis kontrol noktasının karşısında yer alan Hz Ömer Cami'nin şadırvanı etrafında çaylarını yudumluyor.

Kentte yaşanan çatışmalı dönemin ardından Diyarbakır hakkındaki olumsuz algıyı değiştirmek ve inanç turizmini canlandırmak amacıyla bir araya gelmiş bu grup, sahabe ve peygamber kabirlerini içeren bir rota oluşturmak için iki günlük keşif turu gerçekleştirdi.

Beklemenin ardından yazar Abdülaziz Yatkın, Diyarbakır Karacadağ Kalkınma Ajansı'ndan Yatırım ve Destek Ofisi Koordinatörü Diyadin İnan ile Nov Otel Genel Müdürü Özgür Çözgener yasaklı mahalleye giriş izni alabildi.

Grup, Hasırlı'da çatışmaların ardından gelen süreçte dümdüz edilmiş bir tarlada yürüyüp, evlerden artakalan molozların arasında gözlemde bulundu. Hasırlı'daki inşaat araçlarının dışında, bir polis ekip aracı Karadeniz Ziyareti olarak bilinen sahabe kabrinin arka duvarına park etmiş halde bekliyordu. Türbenin bir duvarı yıkılmış, cam kırıklarının, molozun, dikenlerin üstünden atlayarak dar avlusuna ulaşılabiliyordu.

Polis aracından inen bir çift, yanımıza gelir gelmez Hasırlı'daki evlerini kaybettiklerini söyledi. Tedirginliği yüzünden okunan çift, alelacele hareket ediyor, ne yapacağını bilemiyordu. Çarşı Karakolu'na gidip Emniyet personelini ikna ettikten sonra, ekip aracı ile ziyaretin avlusundaki Dilek Çeşmesi'nden şifa olsun diye bir avuç su almak için buralara dönmüşler.

Hasırlı dahil Sur'un sekiz mahallesinde yeniden inşa sürecinin devam ettiği bugünlerde, yıkılan tarihi bazalt taş evlerin yerine inşa edilen iki katlı beton evler bölgenin tarihi dokusuna uymadığı gerekçesiyle pek çok STK temsilcisi tarafından eleştirilmişti. Yeni yapıların inşaası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca görece küçük bir bölümde sürdürülürken, 'İslami turizm' kapsamında yasaklı mahallede yer alan bu türbenin de izin alınarak ziyaret edileceğini dile getiren tur hazırlık ekibinden Diyarbakırlı Yazar Abdülaziz Yatkın, "İnanan insan korkmadan ölümüne gelecektir" dedi. Turun ardından bir polis mahallede hala bubi tuzaklarının olabileceği uyarısında bulundu. Bu türbeyi tur kapsamına alıp almayacaklarına daha sonra karar verecek olan tur ekibi incelemelerine devam etmek üzere tekrar yola koyuldu.

Unesco Kültür Mirası Listesi'ndeki Sur'da 2015 yılında sivillerin yaşam alanına kazılan hendekler sonrasında devletin güvenlik güçleri ile PKK üyeleri arasında ölümlerle sonuçlanan çatışmalar yaşanmış, huzursuzluktan etkilenen siviller evlerini terk etmişti. TÜİK verilerine göre 24 bin kişi 2015-2016 yılında çatışmalar nedeniyle Sur'dan göç etmek zorunda kalmıştı.

Roma dönemine ait tarihi duvarlarıyla bilinen kentin Sur ilçesi büyük maddi zarara uğramış, daracık Arnavut kaldırımı sokaklarıyla bilinen bu ilçenin altı mahallesinde çatışmalar yaşanmış, sokağa çıkma yasakları ilan edilmişti. Halen aynı altı mahallede yasaklar devam ediyor.

Diyarbakır-Sur

Yasaklı mahalleler İslam inancında önemli yeri olan mekanları da barındırıyor. Restorasyon ve yeniden inşa sürecinin ne zaman tamamlanacağı konusunda net bir bilgi olmaması nedeniyle, hazırlanacak tur kentin açık bölümlerini kapsayacak. Kalkınma Ajansı, Türkiye'de en çok sahabe kabrinin bulunduğu kent kabul edilen Diyarbakır'da inanç turizmini geliştirmek amacıyla tabelaların hazırlanmasında, yolların düzenlenmesi ile benzeri turların Türkiye genelindeki fuarlarda tanıtılmasında destek sunacak. İslami inanç mekanlarının pek çoğunun bulunduğu Sur ilçesinin kayyumu ve kaymakamı da bu turu maddi anlamda destekleyecek. Sur Kaymakamlığı Proje ve Tanıtım Müdürü Mehmet Eliaçık, 27 sahabe kabrinin olduğu Hz Süleyman Camisi de dahil olmak üzere, dört mezhepli Ulu Cami, İçkale turu ile Eğil peygamberler kabrinin yer alacağı turun resmi anlamda proje yazım işini üstlenecek.

'Diyarbakır bir Şanlıurfa olamadı'

Türkiye'den bu yıl Hacca gidecek olan 80 bin hacı adayının, Hac sezonu sonrası Diyarbakır'a gelmesini teşvik etmek ve bu yeni turun tanıtımını yapmak amacıyla muhafazakar kesimden milyonlarca takipçisi olan Sözler Köşkü televizyon platformunda İslami yayınlar yapan internet fenomenlerinin Sur Belediyesi'nin desteğiyle Diyarbakır'a getirilmesi planlanıyor. YouTube yayınları ile yeni hacı olmuş kişilere ulaşıp, acenteler üzerinden onları güvenli bir şekilde Diyarbakır'a getirerek, müslümanlar için önemli olan bu tarihi ibadet mekanlarını görmeleri amaçlanıyor.

Kalkınma Ajansı'ndan İnan, Diyarbakır'ın surları ve Hevsel Bahçeleri ile UNESCO listesine girdiğini hatırlatarak, dini turizm anlamında "Diyarbakır'ın bilinmediğini, Şanlıurfa'nın daha az dini değerle ulaştığı noktanın üçte birini elde edemediklerini" ifade edip sözüne devam ediyor: "Ama baktığınızda Mekke, Medine ve Şam'dan sonra Diyarbakır en çok sahabe türbesinin olduğu kent. Anadolu'da en çok peygamber makamının olduğu yer."

İnan, kamu kurumu Kalkınması Ajansı aracılığıyla kentin yerlisine de "İslami değerleri" anlatacaklarını, turizmin genel anlamda kentin ekonomisinde "potansiyelinin çok altında bir yere sahip" olduğunu aktarıyor. Bu kapsamda Sur imamlarına müftülüğün desteğiyle bu tur hakkında bilgi verilecek. Dünya İslam Alimleri Birliği'nden tanınmış yazarlar tur kapsamında Türk Hava Yolları'nın sponsorluğunda Diyarbakır'a getirilecek. Ortadoğu'nun en büyük camilerinden birisi bugünlerde Diyarbakır'da inşa edilirken bunun da İslami turizmde yerinin önemli olacağı düşünülüyor. Bu tur fikrini ilk ortaya atanlardan Otel Müdürü Özgür Çözgener "Anadolu'nun Müslümanlaşması Diyarbakır'dan başladı. Sloganımız Diyarbakır sahabenin öğrencisi, Anadolu'nun da öğretmeni olacak. Turumuz Diyarbakır cennet turu olarak bilinecek." diyor.

Çatışma sürecinde silahlı saldırılar nedeniyle Surlu esnafın işi durmuş bunun yanı sıra tarihi ilçede bulunan ortak ibadet mekanlarına olan ziyaretler de kesintiye uğramıştı. Turizmin çatışmalı dönemin ardından sekteye uğraması ve Diyarbakır ekonomisine katkısının daha da azalması Hac ve Umre Seyahat Acenteleri Derneği (Hürsad) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kutlu'yu da harekete geçirmiş. Hacca yönelik çalışan seyahat acentası ile bu yıl Türkiye'de en çok hacı adayını taşıyan şirketler arasında ilk üçte olduklarını söyleyen Kutlu, dernekleri Hürsad'ın bu yılki sezon sonu toplantısını eylül ayında Diyarbakır'da gerçekleştirerek bu tur hakkında acenta sahiplerini bilgilendireceklerini aktardı. Kutlu inanç turizmi anlamında şimdiye kadar "Diyarbakır'ı pazarlayamadıklarını, ilk kez ciddi çalışmalar" yaptıklarını dile getirdi.

'İslami turizm teröre en büyük ilaçtır'

'İslami turizm'i geliştirmek için ön keşif yapan grupla hareket eden Ali Kutlu, Diyarbakır'a ilişkin olumsuz algıyı yıkmak için çalışacaklarını fakat bir bombanın patlaması ile tüm "emeklerinin tekrar boşa gideceğini" düşündüğünü söylüyor. Kutlu ile turun tanıtılmasında ortaklaşa çalışan yazar ve aynı zamanda Sur'da tatil acentası olan Abdülaziz Yatkın ise inanç turizminin canlanmasının "kentte çatışma sonrası dönemde fabrika açmaktan daha önemli olduğunu" savunuyor ve ekliyor: "İslami turizm teröre en büyük ilaçtır; insanlar inanca dönerse terörden uzak durur. Bu katkı kenti kalkındırır, Türkiye'yi kalkındırır."

İşsiz gençler arasından kokartlı olmayan "yöresel rehberler" yetiştireceğini belirten Yatkın bununla "Sokaktaki gençleri beladan kurtaracağını" ifade ediyor. Yerel yönetimlerin kayyum öncesi dönemde inanç turlarına "gerekli hassasiyeti" göstermediğini vurgulayan Yatkın, "Kayyum atanmadan önce belediyeler ile konuşmuştum hiç ilgilenmediler şimdi kayyumlu belediyeler çok ilgi gösteriyor bu nedenle sesimizi duyurmaya başladık." diyor. Diyarbakır'ın 17 ilçesinden merkezde bulunan Bağlar Belediyesi dışında olan tüm merkez belediyeleri, halen çatışmaların ardından atanan kayyumlarca yönetiliyor.

Çatışmaların bitmesinin ardından iki yıldan uzun bir süre geçti. Diyarbakır yeniden inşa sürecinde ve yoğun iç göç ile büyük bir dönüşüm yaşıyor. Türkiye'de işsizliğin en yüksek olduğu kentlerden olan Diyarbakır'da gençler günü sokakta, kahvelerde geçiriyor. Sur sakinleri, yıkılan eski tarihi evlerin yerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın inşa ettiği yeni ev fiyatlarının yarım milyon Türk Lirası'nı bulmasını eleştiriyor. Sur'un Yıkımına Hayır Platformu Sözcüsü Talat Çetinkaya'ya göre, Sur'dan çatışmalar nedeniyle taşınmak zorunda kalan 4 bin aileden yüzde 80'i teklif edilen "düşük meblağları" kabul etmediğinden, "devletle mahkemelik" durumda ve verilen kira yardımlarıyla geçici evlerde yaşıyor. Çatışmalı mahallelerde yeniden inşa süreciyse çok ağır ilerliyor.

Evini kaybettikten sonra devletle mahkemelik olanlardan biri Diyarbakır güneşinin altında karpuz, kiraz satan seyyar manav Fuat Kardaş. Yıkılan evine devlet tarafından 70 bin Türk Lirası gibi "düşük bir fiyat" biçildiğini, kendisinin bunu kabul etmediğini söylüyor. Öfkesi yüzünden okunan Kardaş "Burayı batıyla kıyaslamayın; askerin, gerillanın ölümü üzerinden siyaset yürütüyorlar. Çatışmalar tekrar olur diye gösteriliyor ve şimdi Sur üzerinden yolsuzluk yapılıyor; yüksek fiyat koyup evlerimizi elimizden alıyorlar." diyor.

Manav Fuat Kardaş'ın tezgahının hemen arkasındaki Demir Otel'i barış sürecinde devralan Diyarbakırlı iş insanı Filiz Bedirhanoğlu, çatışmalar nedeniyle işlerin durmasından zarar edip çatışmalı sürecin ardından devretmek zorunda kalmıştı. Bedirhanoğlu barış sürecinde 2013 yılından 2015 ortasına kadar tüm yıl boyunca Diyarbakır'ı gezmeye gelenler olduğunu, "çözüm sürecinin ekonomik toplumsal refahının kendisini turizmde de gösterdiği, fakat şimdilerde bile Sur'un gündüz kalabalık, gece karanlık çöktükten sonra korku duyulması nedeniyle tenhalaştığı" gözlemlerini aktarıyor.

Oteli Filiz Bedirhanoğlu'ndan devralıp işleten mülk sahibi Reşit Cantürk ise son bir yıl içinde gelen turist profilinin değiştiğini kültür turizmi kapsamında, yurtiçinden İslami yerleri görmeye gelenlerin sayısının arttığını ifade ediyor. Cantürk "Diyarbakır'da sadece tek yönlü turizm olmamalı; hissettiğimiz Diyarbakır'da sadece İslami turizme ağırlık veriliyor ama genel kültür turizmi tek bir zümreye yönelik olmamalı. Diyarbakır'da ki Keldani Kilisesi'nden Türkiye'de iki tane var. Meryem Ana Kilisesi Ortadoğu'nun en büyüklerinden; açılışı için üç gün içinde üç milyon kişi gelmişti. Bunlar da tanıtılmalı. Sur'a gelen korkusunu yenip dönüyor." diyor.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

OHAL iki gün sonra kalkıyor, yeni düzenleme meclise sunuldu

ABD Türkiye'ye Rus S-400'üne karşı Patriot alternatifini sundu