Son Dakika

Son Dakika

Sarı Yelekliler Gezi Parkı eylemcilerine ne kadar benziyor?

Okunan haber:

Sarı Yelekliler Gezi Parkı eylemcilerine ne kadar benziyor?

Sarı Yelekliler
Metin boyutu Aa Aa

Fransız hükümeti, temiz enerjiye geçişi teşvik gerekçesiyle karbon yakıtlara ek vergi kararı aldığında, sol partilerin de seçim programında bulunan çevreci vaadlerin bu denli geniş çaplı, şiddet olaylarına dönüşmeye meyilli protesto gösterilerine yol açacağı beklenmiyordu.

Sosyal medya üzerinden başlayan imza kampanyası, kısa sürede sokağa taşan bir halk hareketine dönüştü. Kasım 2018 başında filizlenen eylemler, lokal olarak yol blokajları şeklinde kendini gösterdi. Fransa'da her sürücünün aracında bulundurması (kaza ya da arıza anında araçtan çıkıldığında giyilmesi için) zorunlu olan fosforlu sarı yelekler (gilets jaunes) eylemlerin sembolü haline geldi.

Türkiye'nin yakın dönemde tanıklık ettiği Gezi Parkı eylemlerinden farklı olarak, ekonomik taleplerini ön planda tutan daha "taşralı" bir kitle sokağa çıktı.

Akaryakıt zamlarına tepki olarak başlayan eylemler kısa sürede Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un yönetim şekline karşı ve hükümetin diğer reform paketlerini de kapsayan daha genel bir tepkiye dönüştü. Nitekim, zamların askıya alınması ve ardından tamamen iptal edilmesi öfkeyi dindirmedi.

Taşra - Paris çekişmesi

Daha önce sendikaların öncülüğünde, eğitim ve iş yasası reformlarına tepki olarak düzenlenen gösteriler, büyük oranda barışçıl bir ortamda geçmişti.

Ancak, artan akaryakıt fiyatlarına karşı yükselen (üstelik sendika ve siyasi parti desteğinden yoksun) tepkinin diğer gösterilerden farklı olacağı kısa sürede anlaşıldı. Bu kez alanda Bastille'den Republique'e yürümekle yetinecek Parisliler yoktu. Aksine, merkezi hükümet tarafından ihmal edildiğini düşünen, siyasi otorite ve burjuvazinin sembolü olarak gördüğü Paris'e öfke duyan "taşralı" bir kitle söz konusuydu.

Büyük kentlerde yaşayanlara oranla sosyal hizmetlerden daha az yararlanan, yeterli sayıda aile hekimi bulamayan, toplu taşıma imkanı kısıtlı olan, çocuklarının okulu ya da iş için özel aracıyla kilometrelerce yol kat etmek zorunda kalan bu kitle, kendini "Français oubliés" (unutulan Fransızlar) olarak tanımlıyor.

Nihayet, akaryakıta getirilen zamlardan ilk planda etkilenenler kırsalda yaşayan Fransızlar oldu.

Kamuoyu yoklamaları, Sarı Yelekliler eylemlerine Paris banliyölerinden katılanların oranının maksimum yüzde 30'da kaldığını gösteriyor. Eylemcilerin yaklaşık yüzde 50'si ise nüfusu 20 binin altındaki yerleşim birimlerinden geliyor.

1 Aralık'ta Paris'ten kameralara yansıyan yağma olaylarındaki eylemcilerin büyük bir kısmının başkent dışından geldiği kayıtlara geçmişti.,

Diplomalılar azınlıkta

Sarı Yelekliler hareketinde "Taşra - Paris" çekişmesinin yanı sıra, "Yoksul - Zengin" ayrışması da ön plana çıkıyor. Eylemlere destek verenlerin sadece yüzde 13'ü maaşıyla ay sonunu getirmekte sorun yaşamadığını belirtiyor.

Diğer yandan, kendini 'Sarı Yelekli' olarak tanımlayan eylemcilerin yüzde 25'inin lise diploması yok. Üniversite mezunu olanların oranı ise yaklaşık yüzde 12.

Aşırı sağ seçmen eylemlerin merkezinde

Sendikaların eylemlerini yetersiz bulan, Paris odaklı cılız tepkilerden ibaret gören "Sarı Yelekliler", protesto gösterilerinin herhangi bir siyasi partinin tekeline girmesini de istemedi.

Hareketin apolitik kimliği, ülke çapında gördüğü desteği yüzde 80'lere kadar çıkarırken, Macron karşıtı grupların eylemlerde kendi kimliklerini ortaya koymasına da engel olamadı.

Fransa'da yapılan son kamuoyu yoklamalarına göre, kendini 'Sarı Yelekli' olarak tanımlayanların yüzde 42'si 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda aşırı sağcı aday Marine Le Pen'i destekledi. Sarı Yelekliler'in yüzde 20'si aşırı sol Jean-Luc Mélenchon'a, yüzde 16'sı merkez sağ François Fillon'a, yüzde 9'u Sosyalist Parti'nin adayı Benoît Hamon'a, yüzde 5'i ise mevcut Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a oy verdi.

Farklı anketlerde Mélenchon seçmeninin yüzde 86'sı ila 92'si kendini 'Sarı Yelekli' olarak tanımlamamakla birlikte eylemlere sempati duyduğunu belirtirken, Le Pen seçmeninde bu oran yüzde 91-96 bandında.

Paris'te, özellikle polisle çatışan eylemcilerin aşırı sağcı gruplardan oluştuğu gözlendi.

Macron'a oy verenler de eylemleri destekliyor

Odoxa adlı kamuoyu araştırma şirketinin 27-28 Kasım tarihli anketinde Sosyalist Parti seçmeninin yüzde 90'ının, Macron'un partisi LREM seçmeninin ise yüzde 50'sinin eylemleri desteklediği görülüyor.

1 Aralık'ta Paris'i hedef alan eylemlerin şiddet olaylarına dönüşünde, Fransa genelindeki destekte kayda değer bir gerileme yaşanmadı.

2 Aralık tarihli kamuoyu yoklamaları, Sarı Yeleklilere yönelik ülke genelindeki desteğin sürdüğünü gösterdi. Diğer yandan, hareketin aşırı sağ ve aşırı sol seçmen arasındaki popülaritesi yüzde 90 üzerindeki yerini korudu.

Her 10 Fransızdan 8'i Paris'teki şiddet olaylarını kınadığını söylerken, aynı ankete katılanların yaklaşık yüzde 72'i eylemlerin sonuç alınana kadar devam etmesinden yana fikir bildirdi.

Hareket genişledikçe talepler çeşitlendi

Hareketi destekleyen geniş kitleler, zamların iptali, asgari ücretin artırılması, zenginler lehine iptal edildiği düşünülen 'servet vergisi'nin geri getirilmesi ve sosyal yardımların iyileştirilmesi gibi talepleri ön plana çıkarırken, aşırı sağcı gruplar göçmen politikalarının sıklaştırılması gerektiğini de gündeme taşıyor.

Elbette hükümetin istifası da talepler arasındaki yerini aldı. Fransız basınına konuşan 'Sarı Yelekliler'in sözcülerinden biri, Başbakan Edouard Philippe'in görevden alınıp yerine, eski Genelkurmay Başkanı (Macron tarafından görevden alınmıştı) General Pierre de Villiers'in getirilmesini istediklerini duyurmuştu.

Macron'un tavrı tepkiyi canlı tutuyor

Uzmanlara göre Fransa'nın genç Cumhurbaşkanı'nın "gururlu" tavrı, kendi seçmeni arasında da tepkiye yol açtı. 2017 seçimlerinde aşırı sağcı Marine Le Pen'e karşı "mecburen" Emmanuel Macron'a oy veren seçmen, hükümetin memnun kalmadığı politikalarına karşı sesini yükseltmekten çekinmiyor.

Göçmenler arka planda

Fransa'da 2005'de patlak veren "banliyö isyanında" meydanda göçmen gençler vardı. Eylemlerini kendi mahalleleri dışına taşırmayan bu grup, alışık olduğu "ekonomik sorunlar" yerine polis şiddetini protesto ediyordu. Oysa bu kez hükümetin karşısında, ellerinde Fransız bayrakları, sık sık La Marseillaise (milli marş) okuyan daha "Fransız" bir kitle var. Üstelik şiddet söz konusu olduğunda banliyölü göçmen gençlerden geri kalır yanları da yok.

Sarı Yelekliler Gezi'ye ne kadar benziyor?

Yukarıdaki veriler dikkate alındığında Sarı Yelekliler'in Türkiye'deki Gezi eylemlerine katılanlardan farklı bir profile sahip olduğu görülüyor.

KONDA'nın Haziran 2013 tarihli araştırmasına göre Gezi eylemlerine katılanların yüzde 37'si öğrenci, yüzde 56'sı ise üniversite mezunuydu. Yaş ortalaması 28 olan eylemcilerin yüzde 34'ü 'özgürlük alanını koruma' talebini gündeme getirirken, yüzde 18'i 'hak ihlalini önlemek' için protestolara destek verdiğini beyan etmişti.

Sarı Yelekliler'in aksine Gezi'de ekonomik kriz, zamlar, işsizlik gibi konular eylemcilerin temel motivasyon noktaları arasında bulunmuyordu.

Fransa'daki eylemlerde aşırı sağ seçmenin ağırlığı dikkat çekerken, Gezi eylemlerine katılanların yaklaşık yüzde 40'ı daha önce hiçbir partiye oy vermediğini açıklamıştı.