Son Dakika

Son Dakika

Futbolda Cinsel Şiddet: Çoğunluğu muhafazakar taraftar en çok kutsadığı annelere küfrediyor

Okunan haber:

Futbolda Cinsel Şiddet: Çoğunluğu muhafazakar taraftar en çok kutsadığı annelere küfrediyor

Futbolda Cinsel Şiddet: Çoğunluğu muhafazakar taraftar en çok kutsadığı annelere küfrediyor
@ Copyright :
http://cinselsiddetlemucadele.org
Metin boyutu Aa Aa

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği'nin ( CŞMD) futbol dünyasındaki cinsel şiddet ve ayrımcılığa dikkat çeken Futbolda Cinsel Şiddet ve Cinsiyet Ayrımcılığı kitabı yayımlandı.

Havva Çifçi, Nurgül Öz, Ezel Buse tarafından hazırlanan kitap, kadınların, çocukların, engellilerin ve LGBTİ+ topluluklarının spor ortamlarında maruz bırakıldıkları cinsel şiddet, cinsel istismar ve ayrımcılık pratiklerine ışık tutuyor.

Futbolda Cinsel Şiddet ve Cinsiyet Ayrımcılığı kitabında sempozyum sunumları yer alan akademi, medya ve spor dünyasından temsilciler arasında Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) cinsel yöneliminden dolayı hakemlik yapmasına izin vermeyerek özel hayatını basına servis ettiği, 2009 yılından bu yana mesleğini yapamayan Halil İbrahim Dinçdağ ile Türkiye’nin ilk kadın FIFA hakemi ve antrenörü Lale Orta ve gazeteci - yazar Kenan Başaran da yer aldı.

Fotoğraf: cinselsiddetlemucadele.org
Kadınlar için Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği (KASFAD) ve Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi ortaklığında yapılan 'Futbolda Cinsel Şiddet ve Cinsiyet Ayrımcılığı' SempozyumuFotoğraf: cinselsiddetlemucadele.org

"Erman Toroğlu sokakta gördüğü her kadına saldırıyor mu?"

Halil İbrahim Dinçdağ: "Bana programda neden futbolu tercih ettiğimi sordular. ‘Eşcinsel bireyler genelde modacı, sanatçı oluyorlar.’ dendi. Ben de soran hakeme neden hakem olduğunu sordum.

O süreçte Erman Toroğlu ‘Eşcinselden hakem olmaz. Yakışıklı futbolcuya nasıl penaltı çalacak?’ gibi bir ifade kullanmıştı. Ben de bir röportajda kendisine cevap olarak ‘Erman Toroğlu sokakta gördüğü her kadına saldırıyor mu?’ dedim. Yakın zamanda, şu anda milletvekilliği yapan eski futbolcu Saffet Sancaklı ‘Eşcinselden futbolcu da futbol hakemi de olmaz.’ demişti...

Eşcinsel kimliğimden dolayı hakemlikten atıldım ve TFF’ye dava açtım. Özel hayatın ihlalinden dolayı Futbol Federasyonu’na maddi ve manevi tazminat davası açtım. Benim hayatımla oynandı. 2011 yılında, açtığım manevi tazminat davasının ilk duruşması oldu. Şimdiye dek 19 duruşma yapıldı. 5 yıl süren bir dava sürecine girdim.

29 Aralık 2015 tarihinde mahkemeyi kazandım. 29 Aralık tarihinin, eşcinsel bireyler ve tüm ötekileştirilenler için zafer günü olduğunu düşünüyorum. Ben bu mücadeleyi verirken, ötekileştirilen herkes için yapılan tüm haksızlıklara karşı durmayı da hedefledim.

"Ayşe Arman'a, ekranda kalkıp göbek atan biri mi bekliyordunuz diye sordum"

Ayşe Arman’a, çıkacağım televizyon programından bahsetmişler ve ‘Programı izle; onunla röportaj yaparsın.’ demişler. Arman’la ilk yaptığım röportajda, Arman ‘Televizyonu açtığımda hafif feminen birini bekledim. Oysa ekranda gömlek giymiş, kravat takmış, gayet rahat cevaplar veren, konuşkan bir insan gördüm.’ demişti. Ben de ‘Ne bekliyordunuz, ekranda kalkıp göbek atan biri mi olmalıydım?’ diye sormuştum."

Lale Orta: Toni Schumacher’in jübilesinde yardımcı hakem benim dedim, şaşırdılar

Lale Orta: "Toni Schumacher’in jübilesinde, Alman hakem Dieter Pauly’e yardımcı hakemlik yaptım. Schumacher Türkiye’ye gelmeden evvel, maç içinde bir enstantanede hakemle burun buruna geldiği ve hakeme dikleştikleri bir fotoğraf bütün dünyada ilgi uyandırmıştı. Toni Schumacher, o fotoğrafı mizansen olarak jübilesinde yapmak istedi. Jübilesi, elektriklerin söndüğü meşhur Fenerbahçe - Atletico Madrid maçıydı. Hakem soyunma odasına geldiğinde, ben de diğer yardımcı hakemle beraber kendisini bekliyordum. ‘Öbür yardımcı hakem nerede?’ diye sordu. ‘Diğer yardımcı hakem benim.’ dedim. Çok şaşırmıştı. ‘Ben bugüne kadar hiçbir maça kadın hakemle çıkmadım.’ dedi. 1991 yılıydı, her şeyin bir ilki vardır tabi…"

"Galatasaray ve Trabzon'un kadın taraftar oranı BJK ve Fenerbahçe’den yüksek"

Kenan Başaran: Galatasaray toplam taraftar grubunun içinde kadın sayısı en fazla olan kulüptür. Bu da 2007 yılında alınan UEFA kupası ile oluşmuş bir durumdur. En fazla kadın taraftar sayısı Galatasaray’dadır, ikinci Fenerbahçe, üçüncü Beşiktaş, dördüncü Trabzonspor ve diğerleri olarak sıralanır. En yaşlı taraftarlar Trabzonspor’da görülüyor. Bu da başarıyla doğru orantılı bir durumdur. Mesela bu araştırma önümüzdeki yıl bir daha yapılırsa, son 2 yıldaki başarılarından dolayı Beşiktaş’ın kadın taraftar sayısının arttığını görebiliriz. Galatasaray ve Trabzonspor’un kadın taraftar oranı, Beşiktaş ve Fenerbahçe’ye göre daha yüksektir.

"Çoğunluğu muhafazakar taraftar kitlesi en çok kutsal saydığı annelere küfür ediyor"

Andy-Ar’ın 2016’da yaptığı taraftar araştırmasından da bize önemli bilgiler kaldı...Taraftarın çoğunluğu, kendisini Türk milliyetçisi ve muhafazakar olarak tanımlamaktadır.Taraftarların %7’si kendisini İslamcı ve %5,2’si muhafazakar olarak tanımlamaktadır. Taraftarların çoğunluğunu, %40’ı aşan bir oranla milliyetçi muhafazakar kesim oluşturmaktadır. Böylesine muhafazakar ve milliyetçi bir taraftar kitlesi, sahalarda en çok kutsal saydığı annelere küfür ediyor.

Kitlenin tatmin olduğu tek şey maçı kazanmak; kazanmak dışında tatmin olduğu hiçbir şey yok. Bu toprakların asıl sorunu birçok alanda erkekliğin hâkim olmasıdır.

"Sünnetle başlayan erkek kimliği tatminsiz, tribünlerde küfürle tatmin aranıyor"

Erkeklerin çocukluklarından beri bir kimlik arayışı var ve sürekli kendini ispatlama problemleri mevcut. Sünnetle başlayan, okulda ders kırmayla şekillenen, öğretmene karşı çıkışla delikanlılık pozlarına bürünen ve askerde yat-kalk eğitiminde Türkiye’nin en şöhretli kadın yıldızlarının isimleriyle motive edilmeye çalışılan bir erkek kimliği var.

Askerlikten sertifikasını alınca, işle ve eşle taçlandırılan bir erkeklik var. Tüm bunlara rağmen bu erkeklik problemi tatmin olmadığı için erkekler futbol topuna sarılıyor. Erkeklik, günlük yaşamda tatmin olmadığı için tribünlerde küfürle, hakaretle ve marşlarla tatmin edilmeye çalışılıyor.

Fotoğraf: cinselsiddetlemucadele.org
Kadınlar için Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği (KASFAD) ve Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi ortaklığında yapılan 'Futbolda Cinsel Şiddet ve Cinsiyet Ayrımcılığı' SempozyumuFotoğraf: cinselsiddetlemucadele.org

Mesela Trabzon İdman Yurdu, İdman Ocağı vardı ama hepsi yok oluyor. O yerel takımlar yaşıyor olsaydı ve hepsinin amacı Süper Lig olmasaydı taraftarlık üç büyük takım üzerinde odaklanmayacaktı. Çokça örneği verilen İngiltere gibi olacaktı. Neredeyse her mahallenin takımı ve taraftarı olacaktı. Bir Londralının Liverpool’u tutması çok nadirdir ama Türkiye’de Erzurumlular önce Galatasaray’ı tutar sonrasında kendi takımlarını tutar. O da ancak rakip Fenerbahçe olursa.

"Spor erkeğe ait değerlerin üretimine katkı sağlıyor: Üstün başarı=erkek"

Maalesef endüstriyel futbolun piyasaya sürülmesiyle birlikte artık yerel takımlar yaşamıyor. Herkesin Süper Ligi hedeflemesi ‘vur, kır, parçala; ne olursa olsun bu maçı kazan’ kültürünü yaratıyor. Tarihsel olarak spor, erkeğe ait değerlerin üretimine katkı sağlıyor. Yani üstün başarı = erkek.

"Kadın ofsayttan anlamaz deniyor ama erkekler en çok tekrar görüntülerle ofsaytı tartışıyor"

Biyolojik üstünlük de kadını aşağılamanın meşru bir aracı olarak gösteriliyor. Spor, daha da özünde futbol, erkeğin kadın üzerinde iktidarını tesis ettiği bir alana dönüşmüş durumdadır. Spor alanında cinsiyetçi dil de pervasızca kullanılmaktadır. Örneğin ‘Kadın ofsayttan anlamaz’ en çok karşımıza çıkan klişedir. ‘Kadın ofsayttan anlamıyor’ deniyor ama erkeklerin de en çok tartıştığı konudur ofsayt. Üstelik video desteğiyle tekrar tekrar izlemelerine ve izlerken de görüntüyü her an dondurup ileri-geri oynatabilmelerine rağmen, gece yarılarına kadar oturup bir türlü karara bağlayamadıkları bir konudur.

Fotoğraf: cinselsiddetlemucadele.org

"FIFA Başkanı daha dar forma giyerlerse kadın futbolu daha çok izlenir demişti"

Erkekler tarafından kadın voleybolu çok sevilir. Kadın voleybolundaki giyim kuşam ve çekim teknikleri, erkeklerin bu spora cinsel nedenlerle ilgi duymasına sebep olur. Keza erkekler aynı nedenlerden ötürü tenis izlemeyi de çok severler. Eski FIFA Başkanı, kadın futbolunun daha fazla ilgi çekmesi için kadınların daha dar formalar tercih etmeleri gerektiği yönünde bir açıklama yapmıştı. Bu cümle, dünyanın bu mevzudaki ruh halini özetliyor. Kadın basketbolu da çok rağbet görmez çünkü formalar çok boldur ve kadınlara yakışmaz. Dolayısıyla kadın basketbolu saçma bir oyundur. Bu seksist bakış, spor medyasındaki haberlerin görsellerinde, yazı dilinde ve çalışanların dilinde de yeniden üretilir.

"Trabzonspor Başkanı delikanlılığını göstermek için kadınları aşağılamıştı"

Eski Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu delikanlılığını ortaya koymak için; ne kadar mert, ne kadar yüce bir insan olduğunu anlatırken kadınları aşağılayan bir dil kullanmıştı. Daha sonra özür diledi. Meğer kendisi kadınları çok sayan, seven bir kişiymiş; yargı süreci sonunda açıklamalarından bunu öğrendik."

Kitapta geçen yıl yapılan sempozyum sunumları ve CŞMD'nin çalışmaları kullanıldı

Geçen yıl düzenlenen Futbolda Cinsel Şiddet ve Cinsiyet Ayrımcılığı Sempozyumu’ndaki sunumlar ve atölye içeriklerinden oluşan kitaba CŞMD’nin bu alanda yürüttüğü bazı davalar ve savunuculuk çalışmaları da dahil edildi.

Kadınlar için Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği (KASFAD) ve Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi ortaklığında yapılan 'Futbolda Cinsel Şiddet ve Cinsiyet Ayrımcılığı' Sempozyumu

Kitaba kaynaklık eden sempozyumda sporcu ve hakemlerin, spor alanında uzman gazeteci, hukukçu ve psikologların, sivil toplum temsilcilerinin, akademisyenlerin, kadın, LGBT+ toplulukları ve engellilerin katılımı ve katkısı ile gerçekleşti.

Kadınlar için Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği (KASFAD) ve Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi ortaklığında yapılan sempozyum; futbol ve cinsel şiddet ilişkisini konu edinen ve kadın, LGBTİ+ ve engelli sporcuların yaşadıkları cinselleştirilmiş şiddet ve ayrımcılığa dikkat çeken Türkiye’deki ilk disiplinler arası organizasyonlardan biri olması açısından da büyük ilgi görmüştü.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Bu eşyaları tanıdınız mı? Balkanların ortasında, Zagreb'de 80'ler Müzesi'nden

Cumhuriyet'in 13'üncü yılında Atatürk'ün İngiltere Kralı Edward ile görüşmesi: Cahit Kayra anlatıyor

Hasan Âli Yücel ve Köy Enstitüleri beyaz perdede: 'Yücel'in Çiçekleri'