Son Dakika

Son Dakika

AK Parti İstanbul'un 38 ilçesinde oyların tamamının yeniden sayılması için YSK'ya başvurdu

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz
Metin boyutu Aa Aa

AK Parti İstanbul'un 38 ilçesinde oyların tamamının yeniden sayılması için YSK'ya başvurdu.

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı, İstanbul'da Büyükçekmece hariç tüm ilçelerde oyların yeniden sayılması talebine ilişkin dilekçesini, Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) gönderilmek üzere İl Seçim Kurulu'na verdi.

Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, düzenlediği son basın toplantısında, sadece geçersiz oyların sayılması kararı verilen 33 ilçede oyların tamamının yeniden sayılmasını istediklerini ve İstanbul'un tüm ilçelerinde bütün oyların tekrar sayılması talebini ileteceklerini ifade etmişti.

Bu basın toplantısında YSK'dan kendilerine iletilen verilere göre geçersiz oyların sadece yüzde 70'inin sayıldğını belirten Yavuz resmi rakamlara göre farkın 16 bin 442'ye inmiş durumda olduğunu belirtti. Yavuz "Bizim elimizdeki verilere göre ise şu ana kadar 14 bin 456 oy başka taraflara kaydedilmişken, CHP'ye de 3 bin 485 oy var. Fark 10 bin 971... Şu andaki fark CHP en başta 29 bin 408 fark var dedi. YSK'nın açıklamaları da o düzeyde. Orada da 30 binleri bulan fark vardı. Geldiğimiz sayı 16 bin 442. Demek ki arada 10 bin oy olsa biz çoktan öne geçmiştik. Önemli bunlar. Şu anda geldiğimiz nokta bu. Bizim rakamlarımıza göre şu anda çoktan 14 binlerin altına düştü." dedi.

Hukuki yollara başvuruyoruz

Maddi hata düzeltimi için gayretlerinin devam ettiğini belirten Yavuz usülsüzlükler üzerine de gideceklerini vurguladı. Yavuz şu sözlerle devam etti: "Yasamız kapsamı belirlemiş, çok net ortaya koymuş. Her seçimde partiler bunu kullanmış. Seçimler yargı gözetiminde yapılıyor ve seçim sonrasında yargı gözetiminde yapılan işlemler. YSK'nın kararı nihai bir karardır. Şu ana kadar gittiğimiz merciler yine yargı mercileri. Bir takım düzeltmeler yapıyoruz diyoruz, bunlar bizim düzeltmelerimiz değil. Seçim kurullarına bildiriyoruz, bunlar orada yapılıyor."

"Seçimin ardından pazartesi günü maddi hata düzeltimi yoluna gittik. Maddi hata düzeltimi yolundaki gayretimiz devam etmektedir. İlçe seçim kurullarında bunların düzeltimini sağlamaya çalışıyoruz. İlçe seçim kurullarına 'tüm oyları sayın' dedik. Daha ilk akşamdan başlayarak bu 'İstanbul seçimlerinde şaibe var' demiştim. Bunu kaldırmak için hukuki yollara başvuruyoruz. Geçersiz oylar sayılsın talebimiz vardı. 4 ilçede tamamen, 2 ilçede kısmen oyların tamamının sayılmasına karar verildi. 33 ilçede geçersiz oyların sayımı yönünde karar verildi. İl seçim kurulu 'Oy torbası açıldığında bir takım maddi usulsüzlük görürseniz tamamını sayın' dedi."

"İlçe belediye seçimlerine ilişkin geçersiz oyların sayısı 274 859 iken büyükşehir belediyesine ilişkin 315 bin 593… İlçe ve büyükşehir arasındaki oy farkı 40 bin 734… Bu bana pek normal gelmiyor." diyen Yavuz şu sözlerle devam etti: "Büyükçekmece'de seçmen kaydı usülsüzlüğü yapıldı. İlçe nüfus müdürlüğünde çalışan bir kişi toplamda iki kişi tutuklanmış durumda."

"Kişi ötesinde bir organize iş var bu işin içinde"

"Bu 'İstanbul seçimleri en şaibeli seçimdir' dedik. Birçok belge size gösterdik. Birçok bilgi, belgeden bahsettik. Şu an ilk kez telaffuz edeceğiz. Daha arkada çok konuşacaklarımız var. Biz İstanbul'da şaibe var derken rastgele söylemiyoruz. Büyükçekmece'de bir seçmen kaydı usulsüzlüğü yapıldı. Çalışan birisi ilçe nüfus müdürlüğü nezdinde çalışmaya başlıyor, sonra bir şeyler oluyor. Bazen, başkalarının yazdıklarına, bazen henüz ruhsatı alınmamış binalara usulsüz seçmen kayıtları yapılmış. Şu anda 2 kişi tutuklu. 5 belediye başkan yardımcısının ifadesi alınmış. Birilerinin resmi ikametgahına usulsüz seçmen kaydırıyor, oradaki olması gereken seçmen de düşüyor. Bunu biz nereye koyacağız? Biz Büyükçekmece'yi 4 bin 200 oyla kaybettik. Buradaki büyükşehir oylarını ne yapacağız? Belediye başkanının çok yakınındaki kişiler varsa, bu iş 2007'den beri yapılıyor ise biz buna ne diyeceğiz?

Seçim Kanunları Kitapçığı var, 298 sayılı kanun var. Biz 22 ve 23'üncü maddede değişiklik yaptık 2018'de. 24 Haziran seçimlerinin hemen öncesinde yaptık ve bu sandık kurulu başkanları şaibe kavramını niye kullandığımızın gerekçesi olacak noktalardan biri. Sandık kurulu başkanları ve kurulun bir üyesi kesinlikle kamu görevlisi olacak dedik. Kanun çok açık. Demek ki sandık kurulu başkanları ve üyeleri, mülki idare listeyi hazırlıyor ve seçim kurulu bunları belirliyor. Seçim kurulunun inisiyatifindedir"

"Mülki idarenin içinden bin 540 kişi alıyor. Bunun dışında 642 kişiyi sandık başlarına yerleştiriyor. Toplam sandık sayısı bin 93. Verilen sayı 3 bin 124. Seçim kurulu 642 kişiyi dışarıdan yerleştiriyor. Bu sayılar Maltepe ilçesindendi. Büyükçekmece'de 3 bin 71 kişiyi teslim ediyor, bunlardan sadece 760 kişi alıyor 284 kişiyi dışarıdan alıyor. Çok garip. Oysa kanun o listeden yapar. Bu listenin içinde bu listede olmayanlar var. İki bu listede memur olmayanlar var. Bu listede il dışından olanlar var. Bu ilçede ilçe dışından olanlar var. Görev yapamayacaklar olanlar var. Belediye işçileri var. Bu kadar şey üst üste nasıl gelir? Bütün ilçelerde var ve rakamlar var. Bunun adı şaibe olmaz da ne olur?

'Burada organize bir usulsüzlük var, organize bir suistimal var, hata ötesi şeyler bunlar'

"Biz diyoruz ki sandık başlarında kaydırmalar var ve normal değil. Bu kadar ince işçiliği çıkarmak kolay mı? Biz, 'Sandığın başında bir şeyler oldu' diyoruz. En yetkili kişiyi belirlerken bu kadar usulsüzlük yapılmışsa, bunun adı nedir? Nedir bu? Bunun adı şaibedir. Ama şöyle de diyebiliriz; organize bir usulsüzlük var. Organize bir suistimal var. Hata ötesi. Nereye elimizi atsak, elimizde kalıyor. Araştırdıkça vahim verilere ulaşıyoruz. Birileri çok özel planlamış diye düşünüyoruz. Birileri bu işi kapatmaya çalışıyor ve çamura yatıyor"