Son Dakika

Son Dakika

ABD'de dindarlık neden hızla azalıyor?

ABD'de dindarlık neden hızla azalıyor?
Copyright
Reuters
Metin boyutu Aa Aa

Amerika Birleşik Devletleri'nde kiliseye üyeliklerden yola çıkılarak yapılan bir araştırma, ülkede 1990'lı yıllarda yüzde 70 civarında olan dindarlık oranının yüzde 50'lere düştüğünü ortaya koydu.

Gallup tarafından yapılan araştırma raporunda son 20 yılda ABD'de dindarlık oranının "keskin bir şekilde gerilediğinin görüldüğü" kaydedildi.

Raporda 1998-2000 yıllarında kiliseye üye olanların oranı yüzde 69 iken 2016-2018 yıllarında bu oranın yüzde 52'ye düştüğü vurgulandı.

Yeni yüzyılda ABD'de yetişkinler arasında "herhangi bir dinle bağı olmadığını" belirtenlerin yüzde 8'den yüzde 19'a çıktığı kaydedilen raporda, 1998-2000 yıllarında Amerikalıların yüzde 90'ının "bir din ile bağı olduğunu" ifade ederken, bu oranın 2016-2018'de yüzde 77'ye düştüğüne işaret edildi.

"ABD'de dindarlık azaldı, kiliselere güven eridi"

Ülkede 50 eyalette rastgele seçilen katılımcılarla yapılan araştırmanın raporuna göre, 1980 ve üstü doğumlu olan "milenyum nesli"nin yüzde 68'i kendini bir din ile ilişkilendirirken, yüzde 29'u herhangi bir dine mensup olarak görmüyor.

Bu yılın başından beri "milenyum nesli"nin üzerinde devam eden anketlerde "dini olmayanlar"ın oranı yüzde 33'ü gösteriyor.

Araştırma raporunda "ABD, özellikle Batı ülkeleri arasında en dindar ülkelerden biri olmasına rağmen, eskiden olduğundan çok daha az dindar duruma geldi. Amerikalıların sadece dörtte üçe yakını kendini bir dinle özdeşleştiriyor ve bunların da ancak yarısı dini mekanlara bağı olduğunu söylüyor." değerlendirmesine yer verildi.

Amerikalıların kiliselere olan güven kaybına dikkat çekilen raporda, "Bu eğilimler sadece rakamlardan ibaret değil, binlerce ABD kilisesinin her yıl kapandığı gerçeğinde ortaya çıkıyor. Gelecekte dindar Amerikalılar, ibadet yerleri için daha az seçenekle karşı karşıya kalacak." ifadelerine yer verildi.

Sosyologlar son yıllarda patlak veren kilise skandallarının dini kurumlara olan güvenin sarsılmasında önemli rol oynadığı görüşünde.

Araştırma konusunda 1998-2000 yılları için 7 bin 184, 2016-2018 yılları için de 7 bin 688 kişi ile görüşüldüğü kaydedildi.