Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

Davutoğlu, katıldığı iftar programında konuştu: Diyarbekir’e gelmek için bahaneye ihtiyacımız yoktur

Davutoğlu, katıldığı iftar programında konuştu: Diyarbekir’e gelmek için bahaneye ihtiyacımız yoktur
Copyright
AA
Metin boyutu Aa Aa

Çalışmalarını yürüttüğü yeni partiyi yerel seçimlerin ardından Diyarbakır'da açıklayacağı iddia edilen eski başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'da bir iftar programına katıldı. Yeni parti ile alakalı bir duyuru yapmayan Davutoğlu, "Diyarbekir'e gelmemiz için bir bahaneye ihtiyacımız yoktur" dedi.

Davutoğlu, programda yaptığı konuşmada "İki haftadır yerel basında, ulusal basında yorumlar yapıldı. Diyarbakır ziyaretimizle ilgili çok farklı mülahazalar oldu. Çok basit şekilde cevap vermek istiyorum. Bizim Diyarbekir'e gelişimiz için herhangi bir bahaneye, gerekçeye ihtiyacımız yoktur. Diyarbekir, bizim yüreğimizde her daim mevcuttur. Diyarbekir'e gelişimize özel anlamlar yüklemeye çalışanlar da bunu şu veya bu şekilde eleştirmeye kalkanlar da bilsinler ki Diyarbekir bizim ta yüreğimizin içindedir. Biz Diyarbekir'i biliriz, Diyarbekirliler bizi bilir.(...) İki elim kanda da olsa Mekke'den, Medine'den, Kudüs'ten gelen davet nasıl geri çevrilmezse, Diyarbekir'den gelen davet de geri çevrilmeyecektir. Diyarbekir'i boşta ve açıkta bırakmayacağım." şeklinde konuştu.

"Karamsarlık rüzgarını durduracak şey bizim irademizdir"

Ramazan iftarlarının bir 'muhasebe iftarı' olduğunu söyleyen Davutoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: Sizlerle bir araya gelmemi vesile ederek de bu muhasebemi sizinle paylaşmak isterim. Dünyada şu an nerede olursanız olun belirsizliğin getirdiği bir ürperti, bir tedirginlik var. Öte yandan bölgemizde de geleceğe dönük olarak ciddi bir ümitsizlik var. Ülkemizde de gerek son dönemde yaşadıklarımız gerekse yoğunlaşan ekonomik kriz dolayısıyla kaygılı bir gelecek beklentisi var. Bütün bu karamsarlık rüzgarını durduracak olan şey bizim irademizdir. Bütün bu karamsarlık rüzgarından milletimizi, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya'daki kardeş coğrafyalarımızı ve insanlığı çıkartacak olan şey hem derin irfanımız hem de bu irfandan beslenen gelecek vizyonumuz olacaktır.

'Ülkemizin en çok ihtiyaç hissettiği şey insan onuruna yakışır bir siyasi, kültürel, ekonomik düzenin varlığıdır'

"Ne olursa olsun, ümidimizi kaybetmeyeceğiz ve bir gelecek ufkuna birlikte yürüyeceğiz. İnsanoğlunun da ülkemizin de en çok ihtiyaç hissettiği şey insan onuruna yakışır bir siyasi, kültürel, ekonomik düzenin varlığıdır." diyen Davutoğlu insanın en çok beklediği şeyin güvenlik ve özgürlük olduğunu söyledi:

"Özgürlüğü olmayan bir insanın sadece güvenlikle yetinmesi otoriter rejimlerin insanoğluna taktığı bir prangadır. Eğer birisi size gelir ve derse ki size güvenlik vereceğim ama özgürlüğünüzden vazgeçin. aslında o size sizin hayatınızı idame ettireceğim ama onurunuzdan vazgeçin diyordur. Bir bölge için demiyorum bütün bir ülke için. 82 milyon olarak kamu düzenine sahip çıkacağız. Özgürlüklerimizden zinhar taviz vermeyeceğiz, fedakarlık etmemizi isteyenlere karşı omuz omuza duracağız ve güvenliğimizi tehdit eden kim olursa olsun ona karşı da hep birlikte duracağız."

'En çok hedef alınanların başında geliyorum'

Davutoğlu, 'kamu düzenini' tehdit eden kesimler tarafından hedef tahtasına konulduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Bir kesim güvenlikçi politikalarla özgürlüğü daraltmaya çalışır. Bir başka kesim de özgürlük söylemleriyle hayatınızı ve güvenliğinizi tehdit eden bir kaosa yol açar. Bu iki kesimin de son yıllarda en çok hedef aldığı kişilerin başında ben geliyorum herhalde. Açık söyleyeyim bundan da gurur duyuyorum. Madem ki onlar rahatsız oluyorlar demek ki doğru yoldayız çünkü biz kamu düzenini yok eden özgürlüğe de özgürlükleri yok eden güvenlikçi politikalara da sadece bu ülkenin vatandaşı olarak değil bir insan olarak da karşı çıktık ve karşı çıkmaya da devam edeceğiz."