Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

'Pop-caz müziğin kralı' Michael Buble dünya turnesinde

'Pop-caz müziğin kralı' Michael Buble dünya turnesinde
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Albümleri 60 milyonun üzerinde satan, Grammy ödüllü dünyaca ünlü şarkıcı Micheal Buble 'pop-caz müziğin kralı' olarak anılıyor.

Kanadalı müzisyen, çıktığı dünya turnesi kapsamında İngiltere'nin Birmingham kentinde verdiği konserde yine dinleyicilerine unutulmaz anlar yaşattı.

Buble, euronews'e verdiği özel mülakatta müzik için yaratıldığını ve sahnede olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. İki ayrı kimliği olduğunu düşünen şarkıcı "Sanırım artık iki ayrı karaktere bürünmeye alıştım. Sahne dışında arkadaş, oğul ve babayım. Sonra sahneye çıkıyorum ve kahraman gibi bir şey oluyorum. Sanırım ikinci karakter benden biraz daha soğuk, daha güçlü ve belki de biraz daha mesafeli." diyor. Hayatta yaşadıklarından dolayı artık kendini sahnede daha rahat hissettiğini ifade eden Bublé, "Sahnedeki kişinin giderek gerçek Michael'a dönüşmeye başladığını düşünüyorum." şeklinde konuşuyor.

Dedesinin yolundan giden müzisyen

20'nci yüzyılın başlarında en çok tutan Amerikan şarkılarını söyleyen Michael Bublé bu sayede büyük ün kazandı. Büyük Amerikan Şarkı Kitabı'na (Great American Songbook) olan tutkusunu ateşleyen ise kendisine müziğin yolunu açan büyükbabasıydı. Ünlü şarkıcı, "Bu şarkıların çoğu aşk, özlem, kalp kırıklıkları ve cinsellik hakkında. Bunlar hepimizin anlayabileceği şeyler ve işte bu nedenle yüz yıl da geçse güncelliklerini yitirmiyorlar. Bu yüzden bir şarkıyı ele alarak yeniden hayal etmeyi çok seviyorum." diyor.

Çok yönlü sanatçı aynı zamanda kendi şarkılarını da yazıyor. Buble, "'Home', 'Haven't met you yet', 'Everything' ya da 'Lost' şarkılarını dinlediğimde garip hissediyorum. Bu şarkıları duyduğumda onları yazdığım zamana dönüyorum ve sanki o kişi ben değilim; başka biri, başka bir hayat gibi." şeklinde konuşuyor.