Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

2 Haziran’da seçimlerin yenileneceği Yusufeli’de baraj ve HES projesinin sonuçlara etkisi oldu mu?

Barajın yapılmasıyla sular altında kalacak Yusufeli ilçesi
Barajın yapılmasıyla sular altında kalacak Yusufeli ilçesi -
Copyright
Ayhan Saraç
Metin boyutu Aa Aa

Artvin'in Yusufeli ilçesi 2 Haziran’da yeniden sandığa gidiyor. 31 Mart yerel seçimlerinde başa baş çıkan seçim sonuçlarına göre AK Parti’nin adayı Eyüp Aytekin üç oyla seçimleri kazanmış, fakat CHP’nin itirazı üzerine iki kısıtlı seçmenin oy kullandığı tespit edildiği için fark bire inmişti. Sonrasında da YSK kararıyla Artvin Yusufeli'de pazar günü yerel seçimler tekrarlanıyor.

Seçim yenileme kararının ardından, MHP adayını geri çekti. Yusufeli’de bir oy farkla seçimleri kazanan AK Parti adayı Eyüp Aytekin bu kez Cumhur İttifakı adına yarışacak. Öte yandan AK Parti-MHP'nin Yusufeli'de ittifak açıklaması başvuru süreci bittikten sonra geldiği için seçim pusulalarında MHP’nin logosu da bulunacak.

Yusufeli’de seçim sonuçlarını MHP oylarının belirleyeceği yorumları yapılırken bu ilçede 2014 yerel seçimlerinde yüzde 11 oy alan CHP, İYİ Parti ile 'zımni ittifak' içinde girdiği 31 Mart seçiminde oy oranını yüzde 43’e çıkardı. Peki 7. kez yeri değiştirilecek ilçede CHP oylarının artışında veya AK Parti'nin oylarının düşüşünde Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesinin bir etkisi oldu mu?

274 metrelik gövdesiyle dünyanın üçüncü, Türkiye’nin ise en yüksek barajının yapıldığı Yusufeli ilçesinin 6 kez yeri değiştirildi. Barajın tamamlanmasıyla sular altında kalacak ilçe, yeni yerleşim yerinin yapılmasıyla 7. kez taşınmış olacak.

Yusufeli Barajı’nın yapım süreci

2000’li yıllarda yapımına başlanan Yusufeli Barajı’nın inşaatına bölgedeki halkın tepkileri nedeniyle ara verildi. Yeşil Artvin Derneği’nden avukat Bedrettin Kalın barajın yapım sürecini euronews’a şöyle aktardı: “1960’lı yıllardan itibaren Çoruh Vadisi projeleri geliştiriliyor, uzun çalışmalara dayandırılıyor. 2000’li yılların başlarında inşaat aşamasına gelen baraja, Yusufeli’deki mücadele nedeniyle uluslararası finans kuruluşları kredi vermekten kaçındı. Hükümet daha sonra biz kendi öz kaynaklarımızla yaparız o zaman diyerek durumu gurur meselesi haline getirdi. Bunun ardından hazinenin garantörlüğünde Limak, Cengiz ve Kolin grubunun ihaleyi almasıyla baraj inşaatına 2013’te yeniden başlandı.”

Üç şirketin ihaleyi ortak aldığı Yusufeli Barajı ve HES projesinin yapımını şu an Limak sürdürüyor. Başlangıçta 2019’da tamamlanması planlanan barajın daha sonra yetkililer tarafından 2021’de biteceği açıklandı.

CHP ve AKP’nin Yusufeli Barajı ile ilgili duruşu ne?

CHP’den Yusufeli belediye başkan adayı Barış Demirci, parti olarak projeye karşı bir duruşlarının olmadığını euronews’a şöyle aktarıyor: “Biz burada devlet projelerini sorgulayacak ya da devlet projelerine karşı sürekli tepki gösterecek bir toplum yapısına sahip değiliz. [...] Yeşil Artvin Derneği’nin baraj ve HES projesinin kamu yararından çok kamu zararı doğuracağı üzerine bir çalışması olmuştu. Biz de şöyle bir duruş sergilemiştik; eğer kamu zararı mevcut ise biz bu barajın tamamen karşısında her faaliyette yer alırız. Eğer kamu yararı söz konusu ise biz yerimizi yurdumuzu en az mağduriyetle devlete teslim etmeye hazırız.”

Ayhan Saraç
Yusufeli barajı ve HES projesiAyhan Saraç

AKP’li belediye başkan adayı Eyüp Aytekin ise milli ekonomiye 450 milyon TL katkı sağlayacağı belirtilen baraj sürecini euronews’a şöyle anlatıyor; “Çoruh Havzası ulusal anlamda önemli enerji projelerinin merkezinde kalan bir yer. Bir ilçenin ve 4 köyün tamamen, 16 köyün ise kısmen etkilendiği bir sürecin içinden geçiyoruz. [...] İdariler, Yusufeli Barajı’nı bitirme sürecini 2019 olarak öngördüler ancak bu öngörülerinde yanıldılar. Dolayısıyla barajın bugünkü ilerleyişine baktığımızda 2020’ler gibi bitebileceğini düşünüyoruz. Çoruh Havzası Türkiye’nin en zorlu havzalarından bir tanesi, zor bir coğrafya... O sürecin durdurulma şansı yok. Baraj tamamlandığında ülkenin enerji ihtiyacını karşılayacak ve ülkeyi kalkındıracak bir projeden bahsediyoruz.”

Yusufeli Barajı’nın bölge halkına ve seçim sonuçlarına etkisi

Yusufeli’de esnaf olan Ayhan Saraç’a göre baraj yapım sürecinin halk üzerinde ‘olumsuz etkileri’ oldu ve bu durum sandıktaki sonuçları da etkiledi: “CHP Yusufeli genelinde 600’ü geçemiyor iken 31 Mart yerel seçimlerinde 1816 oy aldı. Demek ki etkiliyor. [...] Şu an sanki bombalar atılıyor çarşıda. 10 dakikada bir dinamit patlıyor. Camlar bile kırılıyor, yeni yerleşim yerinin inşaatı devam ediyor bu süreçte ve iş makineleri her yerde... Tekel bayi işletiyorum, günde 2-3 defa rafları temizlemek zorundayım çünkü hep tozlanıyor.”

Euronews’a konuşan Saraç, işletmesinde kiracı ve bekar olduğu için yeni yerleşim yerinde kendisine ev ya da dükkan verilmeyeceğini söylüyor: “Ben Yusufeli’de 12-13 yıllık bir esnafım. Fakat dükkanımın mülkiyeti bana ait olmadığı ve evli olmadığım için bana ev veya dükkan hakkı verilmiyor.”

CHP’li Barış Demirci'ye göre, yeni yerleşim yerinin gecikmesi ve sular altında kalacak ilçedeki düşük kamulaştırma bedelleri Yusufeliler için 'büyük mağduriyet’ler yaratıyor: “Baraj ve HES projesinin yapım sürecinde kamulaştırma bedellerinin Yusufelilere çok düşük miktarlarda sunulduğunu gördük. Özellikle insanlar Devlet Su İşleri’ne (DSİ) gönüllü satışlara zorlandılar.”

"Çoruh yaşayan bir vadiyken ölü bir vadi haline getirildi"

Yeşil Artvin Derneği’nden Bedrettin Kalın’a göre ise, 2008 sonrası Artvin’de yoğun olarak başlatılan dere tipi HES’ler çok büyük çevre sorunlarına neden oluyor: “Akdeniz ikliminin hakim olduğu Çoruh Havzası’nda araziler çok verimliydi, pirinç, zeytin, envai sebze ve meyve yetişirdi. Fakat Çoruh Vadisi bütün ekolojik ve ekonomik değerleriyle birlikte yok edilmiş durumda. Peş peşe, arka arkaya dizilmiş olan ve arada hiç boşluk da olmayan barajlar silsilesiyle yaşayan bir vadi tümüyle ölü bir vadi haline getirildi.”

Kalın’a göre baraj ve HES projeleri ayrıca göçe neden oluyor: “Bütün bu yatırımlar yapıldığında, 2000’li yılların başında, Artvin’in nüfusu 198 bin iken, 1990’larda 230 ila 240 bin iken, ülkenin en büyük yatırımlarının yapıldığı dönemde nüfus 164 bine düşmüş. Peki nasıl oluyor da en büyük yatırımların yapıldığı ilde insanlar buradan kaçıyor? Demek ki projelerin istihdam yaratacağı ve bölgeyi kalkındıracağı söylemleri doğru değil.”

Bedrettin Kalın, Yusufeli yeni yerleşim yerinin de heyelanlı ve maden sahaları bölgesinde yapıldığını savunuyor.

Ayhan Saraç
Yusufeli yeni yerleşim yeriAyhan Saraç

Yusufeli’de 10 yıldır belediye başkanlığını yürüten ve 2 Haziran seçimlerinde Cumhur İttifakı adayı Eyüp Aytekin’e göre ise seçim sonuçlarındaki büyük değişiklik barajdan dolayı değil, daha çok projenin yapım sürecindeki bazı eksikliklerden kaynaklanıyor: “Görünen o ki sosyal psikolojiyi yönetirken bazı eksiklikler yapmışız. Projeyi, projenin etkilerini ve gelecek vizyonumuzu insanların içselleştirmesi konusunda gerekli çabayı gösterememişiz. O hissiyatı tam insanlara aktaramamışız veya insanların hissiyatlarını anladığımızı, onlarla ilgili oluşturduğumuz çözümleri onlarla yeteri derecede paylaşamamışız. Bu tamamıyla bizim sosyal psikolojiyi yönetemememizle ilgili bir sorun. Yoksa projenin kendisinin seçim sonuçlarını etkilediğini düşünmüyorum.”

“Seçim sonuçlarını sadece baraj üzerinden okumak doğru değil”

Öte yandan çevre ve yerel yönetim politikaları uzmanı Prof. Aykut Çoban’a göre Yusufeli’deki seçim sonuçlarını sadece baraj üzerinden okumak doğru değil.

Aykut Çoban, ekolojik mücadelenin tek başına sandık sonucu doğuramayacağını şöyle anlatıyor; “Konjonktüre bağlı olarak iktisadi sorunlar, istihdam problemleri, ülkedeki iç çatışmalar, dış siyasi ilişkiler gibi birçok etkeni birlikte düşünmek gerekir. Yani sandıkla çevre mücadeleleri arasında doğrudan bir ilişkiyi çok belirgin biçimde ortaya çıkarmak çok mümkün olmuyor. Bazı yerlerde gerçekten sandıkta çevre mücadelesi bakımından da tepkisini ortaya koymuş örnekler var. Ama genellikle, Türkiye seçmeninin yüzde 60-65’inin, bazı yerlerde ise yüzde 80’inin muhafazakar seçmen olduğunu hesaba katarsak kırsalda ortaya çıkmış çok güçlü mücadeleler seçimde yine gidip kendi partisine oy verme şeklinde cereyan ediyor. Ben bunu saydığım konjonktürel nedenlere ek olarak ekoloji mücadelesinin kendisini, mücadele aktörlerinin mücadele sırasında siyasallaştırmamasıyla da ilgili görüyorum.”

CHP’nin, muhalefet partilerinin ya da ittifak oylarının artıyor olması sadece Yusufeli’ne özgü bir şey de değil
Prof. Aykut Çoban
Siyaset bilimci

Prof. Çoban’a göre, 31 Mart seçimlerine partiler ittifaklar halinde girdiği için hangi partinin gerçekte ne kadar oy aldığı tam olarak tespit edilemiyor: “CHP’nin, muhalefet partilerinin ya da ittifak oylarının artıyor olması sadece Yusufeli’ne özgü bir şey de değil. Genel olarak Türkiye’de zaten iktidar uygulamalarından günlük hayatta muzdarip birçok insan var; patatesin fiyatı, işsizliğin 8 milyon gayri resmi rakamlara ulaşması ve benzeri nedenlerle...”

AKP’nin Türkiye genelinde önemli ölçüde oy kaybettiğini belirten Çoban'a göre Yusufeli’deki sonuçlar da bu genel siyasi durumun bir yansıması: "Baraj seçim sonuçlarını etkileyen etmenlerden sadece bir tanesini oluşturabilir."

Nitekim AKP’li Eyüp Aytekin’e göre de ilçedeki seçim sonuçları sadece Yusufeli Barajı üzerinden değil, ülkenin genel siyasi durumu üzerinden okunmalı: “Ülkedeki politikanın başkanlık sistemiyle birlikte aldığı şekil ve siyasi bloklaşmalar göz ardı edilmemeli. Yusufeli yerel seçim sonuçlarını yeni siyasi yapılaşmanın bir sonucu olarak görebiliriz.”

Aytekin’e göre ayrıca CHP’nin kullandığı ‘yeni dil’in de seçim sonuçlarına etkisi söz konusu: “CHP’nin 2019’da ülke genelinde kullanmış olduğu ortak dil, bu partinin genetiğinde karşılaşmadığımız yeni bir şey. Ulusal bazda gördüğümüz zaman başka bir takım ittifakların oluşturduğu yeni bir dil olduğunu görüyoruz. Yusufeli’de de CHP’den ziyade Millet İttifakı var. Yoksa burada her ne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin ambleminin altına oylar basılmış olsa da sokağa çıktığınızda ve birebir vatandaşla görüştüğünüzde CHP’yi görme şansınız hala yok.”