Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

Ataması yapılmayan öğretmen on binlerce çocuğun yüzünü güldürdü

Ataması yapılmayan öğretmen on binlerce çocuğun yüzünü güldürdü
Copyright
Yilmaz Yigitler
Metin boyutu Aa Aa

Iğdırlı fotoğraf sanatçısı ve ataması yapılmayan coğrafya öğretmeni Mehmet Özcan, sosyal medya üzerinde başlattığı kampanyalarla yaklaşık 80 bin çocuğa mont, ayakkabı ve oyuncak dağıttı. Özcan, Türkiye’de gelirlerin düşük olduğu ve hava koşullarının en sert geçtiği Iğdır başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesinde on binlerce çocuğa yardım ulaştırdı.

Fotoğraf sanatçısı Özcan, kısıtlı imkanlara rağmen binlerce çocuğun mutluluğuna ortak olduğunu ve bölgedeki çocuklar için daha çok şey yapacağını söylüyor.

Doğu Anadolu Bölgesinde yaşayan insanlar kısıtlı imkanlarla yaşamlarını sürdürüyor. Dolayısıyla bu durumdan en çok da çocuklar etkileniyor. Başta köy okullarındakiler olmak üzere birçok çocuk, kış aylarında yırtık ayakkabılarla ve montları olmadan okula gidiyor. Bu durum karşısında harekete geçmek isteyen fotoğraf sanatçısı Mehmet Özcan, sosyal medya üzerinde başlattığı kampanyalarla çocukların mutlu olmasını sağlıyor.

Çocukların hayaline göre her şeyi gerçekleştirdiğini dile getiren Özcan, “Köylerde bazen çocuklara soruyordum, 'Pizza yediniz mi?', 'Çilek yediniz mi?'... 'Onlar da olursa iyi olur tadını unuttuk' diyorlardı... Biz de elimizden geldiğince çocukların hayalini gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar 13 tane kütüphane kurduk. Yüzlerce oyuncak dağıttık ve hala dağıtmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın ayakkabı ve mont dağıttık”

Hikayesini euronews'e anlatan Özcan, çocuklarla iç içe olmanın eşsiz bir duygu olduğunu söyleyerek, “Bu çok güzel bir duygu, anlatılmaz sadece yaşanılması gerekir. Bunu anlatabilmek çok zor, yani o anda sizin de o oyuncağı dağıtmanız lazım. Başka türlü bunu anlayamazsınız.” diyor.

“Çocukların aynı durumu yaşamalarını istemiyorum”

Üniversite yıllarında maddi imkansızlıklardan dolayı yaşadığı zorlukların yardım projesinde büyük bir payının olduğunu vurgulayan Özcan, hafızasından silinmeyen olumsuz bir anısını ise şöyle anlatıyor: “Üniversitede ayakkabım yırtıktı. Üniversiteyi yeni kazanmıştım, maddi durumdan dolayı hemen ayakkabı alamadım. O zamanlarda yağmur yağıyordu. Ayaklarım hep ıslaktı, kütüphanede yürüyordum. Ayaklarım ıslandığı için ayakkabıdan garip sesler çıkıyordu. Sesi duyan herkes bana bakıyordu ve ben de bu durumdan hayli rahatsızlık duyuyordum.”

Çocukların hiçbir zaman kendisini unutmayacağını da söyleyen Özcan, çocuklarla ilgili birden fazla projesinin olduğunu ve bu projeleri gerçekleştirmek için şimdiden çalışmalara başladığını dile getiriyor:

“Denizi, şelaleleri görmeleri, bu köyden çıkıp farklı bir noktayı görmeleri... Şimdi düşünsenize 10 çocukla Paris’te Eyfel Kulesine gitmişiz... Bir sürü şey var tabii ama imkan önemli. Şimdiki imkanlarımız sınırlı fakat ilerleyen zamanlara bakmak lazım.”