Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Pasaport alma koşulları nedir? Nasıl değişti?

Pasaport alma koşulları nedir? Nasıl değişti?
Telif hakkı
AFP / OZAN KÖSE
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye'de pasaport alma koşullarına dair son dönem uygulamaları, avukat Hüseyin Ersöz’ün sosyal medyada birkaç gün önce dile getirdiği bir olaya dair iddia ile yeniden gündeme geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz sene sözünü ettiği, ardından da iki yüz bini aşkın kişinin faydalandığı belirtilen pasaport tahdidinin kaldırılması kararı dışında kalanlarda ise, mağduriyet vakaları devam ediyor.

Ersöz, kişisel Twitter hesabında, “Savcılığın adli kontrol tedbirlerini kaldırdığı bir kişinin küçük kızı yurt dışına çıkmak isterken kapıda durdurulup, pasaport zayi işlemi uygulanıyor ve karakola götürülüyor. O yaştaki bir çocukta oluşacak travma bir yana olayın hukuksuzluğu diğer tarafa,” diye yazmıştı.

Re'sen uygulanan idari bir karar

Diyarbakır Barosu eski başkanı avukat Ahmet Özmen; söz konusu meselenin herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın İçişleri Bakanlığı’nın Kanun Hükmünde Kararnamelerle re’sen uyguladığı idari bir yaptırımından kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Normal şartlar altında, adli kontrol tedbirleri ve akabinde yurtdışına çıkış yasağı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109 ila 115. maddeleri arasında belirtilen tedbirleri içeriyor. Ancak uzmanlar, son yaşanan olaylar ve daha önce yaşanan benzeri yurtdışı çıkış önlemlerinin bu maddeleri temel almayıp, Bakanlığın idari ve tekil kararlarından kaynaklandığını vurguluyor.

“Uygulamada bir karışıklık var ve aileleri de kapsayan bir mağduriyet ortamı doğuyor,” diyen Özmen, euronews Türkçe’ye verdiği demeçte, kişinin yargılama süreci sona erse bile İçişleri Bakanlığı’nın söz konusu kararlarıyla kişilere ve aile fertlerine yönelik idari tedbir kararları alabildiğini, pasaportlarına keyfi tahdit konabildiğini belirtiyor.

Pasaport iadeleri başlamıştı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında 181 bin 500 kişiyle ilgili pasaport tahdidinin kısa süre içerisinde kaldırılacağını belirterek, “Böylece yakınlarının suçlarından dolayı pasaport alamayan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini gidermiş oluyoruz.” demişti.

Bu yıl Mart ayında da İçişleri Bakanlığı 57 bin 191 kişinin daha idari pasaport tahdidini kaldırmış, ancak KHK ile ihraç edilenlerin pasaportlarındaki şerhlerin kalması, sadece yakınlarının pasaportundaki tahditlerin kalkması tartışma yaratmıştı.

"Ancak bu iadeler de çok cüzi sayıda kaldı ve idari kararlar sonucu çocuklara dek uzanan mağduriyetler devam ediyor." diyor Özmen.

Av. Dr. Hakan Öncel ise, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen başarısız darbe girişiminden sonra, Anayasanın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması” başlıklı 15. maddesi kapsamında, pasaport tahdidi de dahil olmak üzere, birçok hukuki ve idari tedbir uygulanmak zorunda kalındığına dikkat çekiyor:

"Bu kapsamda pasaport tahdidi hakkındaki ilk hukuki düzenleme, darbe girişiminden 9 gün sonra 26 Temmuz günü 667 sayılı KHK'nin 5. maddesi ile birlikte getirildi ve milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatlı olanların pasaportlarının iptal edileceği düzenlemesi yürürlüğe girdi."

Akabinde ise 1 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan 673 sayılı KHK'nin 10/2. maddesi ile, söz konusu kişilerin eşlerine ait pasaportların da iptal edilme yetkisi İçişleri Bakanlığına verildi ve bu düzenlemeler, TBMM'nin kabul ettiği 6749 sayılı kanun ile aynen kabul edilerek kanunlaştı.

Ayrıca yine 1 Eylül 2016 tarihinde kabul edilen 674 sayılı KHK ile Pasaport Kanunu'nun "Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan hallere" dair 22. maddesinde değişikliğe gidildi:

“İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez.”

Avukat Öncel'e göre; pasaport tahdidi birçok mağduriyete de yol açıyor:

"Nitekim, bu mağduriyetler idare tarafından da kabul edilerek, giderilmesi için sürdürülen, inceleme ve araştırma sonunda iki yüz binin üzerinde kişinin pasaportundaki tahdit kaldırıldı."

Yeni yargı paketinde ele alınması bekleniyor

Öncel, idarenin bu çalışmalarına rağmen, OHAL’in kaldırılması ile Anayasanın 23/5. maddesinde düzenlenmiş olan “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.” hükmünün hukuken uygulanması gereği doğduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor:

"Yeni yasama yılının başında Meclis'e gelmesi beklenen yargı paketinde, Anayasamız ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi dikkate alınarak, olağanüstü koşullar altında uygulanan pasaport tahdidinin, normal koşullara göre, sadece hakim kararına bağlı olarak sınırlanması yönünde, yeniden düzenlenmesi beklenmektedir."