Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

CHP'li Tanal: Hiçbir dönemde iktidar gibi düşünmeyen belediye başkanları görevden alınmadı

CHP'li Tanal: Hiçbir dönemde iktidar gibi düşünmeyen belediye başkanları görevden alınmadı
Telif hakkı
Anadolu Ajansı
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanları görevlerinden uzaklaştırarak, üç ile de kayyum atadı.

Konu hakkında euronews Türkçe’ye konuşan Diyarbakır Barosu eski başkanı avukat Ahmet Özmen, “Demokrasi açısından kabul edilebilir bir durum değil. Demokrasinin varlık sebebi, olmazsa olmazı seçimlerdir. Seçimlerin anlamsızlaştıran, önemini ortadan kaldıran, halkı bir daha sandığa ve seçime güven duymamasına sebep duyacak hukuk dışı uygulamalar bunlar,” diyor ve ekliyor:

“Demokrasiden yana olan tüm güçlerde, acaba bu atamaların devamı gelir mi diye bir endişe var. Umut ederiz ki öyle bir şey olmaz. Yapılan üç kayyum atamasından geri dönüş olur umarım.”

Kararın ardından Diyarbakır halkı belediye binası önünden yürüyüş yapmak istediğinde çıkan tartışma ve akabinde müdahale sırasında Özmen ile polisler arasında tartışma yaşanmıştı.

Özmen, “operasyonun devamlılığı konusunda bir öngörüde bulunmamız mümkün değil, ama üç büyükşehir belediyesine kayyum atanması endişe uyandıran bir durum. Bugün Diyarbakır’daki atmosferi soracak olursak bir kabullenemezlik hali var. Hangi partinin seçmeni olursa olsun bu işin doğru olmadığı kanaatindeler. Güvensizlik had safhaya çıktı, neden seçim yapılıyor ki diye bir söylem içine girdi,” diyor.

"Bu süreç otoriter rejimin güçlenmesine hizmet eder"

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyesi Mahmut Tanal ise, “sorunlar ancak demokrasi içerisinde çözülür. Demokrasinin kurallarını askıya alarak, otoriterleşmeyi konsolide eden işlemler, demokrasimizi dünya ölçeğinde eleştiriye maruz bırakır,” diyor.

Euronews Türkçe’ye konuşan Tanal, “Seçimlerden önce Erdoğan oy vermezseniz biz gerekeni yaparız demişti. Bu olayın mesajı seçim öncesinde verilmişti. Seçim sonuçlarından memnun olmazlarsa görevden alabileceklerinin sinyalini zaten vermişlerdi,” diyor.

“Bu insanlar seçimlere girerken belirli koşullar aranıyor. Adli sicil kaydı, sabıka olmaması gerekiyor. Eğer bu koşullara uygun değilseniz de talebiniz reddedilir. Bunlar o zaman kabul edilmişti, şimdiyse terörle ilişkilendiriyorlar. Sizinle aynı görüşte olmayan herkesi terörist yapan söylem, kardeşlik, barış, demokrasi duygusuna zarar verir,” diye ekliyor Tanal.

Tanal’a göre, bu süreç otoriter rejimin güçlenmesine hizmet eder, demokrasiyi zayıflatır.

“Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana çok siyasi iktidar geldi, ama hiçbir dönemde iktidar gibi düşünmeyen belediye başkanları görevden alınmadı. Ancak mahkeme kararlarıyla alınırlar,” diyen Tanal, “Kim suç işlemişse mutlaka cezalandırılmalı, yargılanmalı. Ama siz idari işlemle görevden alırsanız, bu yargısız bir infazdır. Diyarbakır, Mardin, Van gibi konjonktürel anlamda belli çizgideki yerlerin belediye başkanlarını görevden alırsanız kamplaşmaya hizmet eder,” diyor.

Tanal’a göre ise, bu sürecin devamı gelebilir, Ankara, İstanbul gibi son seçimlerde AK Parti’den CHP’ye geçen belediyelere de el konabilir.

“Anayasanın 38.maddesine göre masumiyet karinesi geçerlidir, ama yargısız infazla aynı şeydir bu. Bu, seçilmişler ile atanmışlar arasında atanmışların daha düzgün yönettiği iddiasını getirir ve ileride seçimlerin de iptal edilmesine, yönetimin teknokratlarına verilmesine yol açar. Bu, milli iradeye vurulmuş bir darbedir. Seçimle gelen seçimle gider, bakanlık kararıyla görevden alınacaksa demokrasinin anlamı kalmaz.”