Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Diyarbakır'da vatandaş belediye başkanlarının görevden alınmasına ne diyor?

Diyarbakır'da vatandaş belediye başkanlarının görevden alınmasına ne diyor?
Telif hakkı
AA/ Osman Akça
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Diyarbakır’ın Halkların Demokratik Parti’li (HDP) Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Selçuk Mızraklı’nın İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak yerine Vali Hasan Basri Güzeloğlu'nun kayyum olarak atanmasını Diyarbakırlılara sorduk.

31 Mart Yerel seçimlerinde yüzde 62.93 oranla oy alan ve en yakın rakibi Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) adayına yaklaşık 250 bin fark atarak seçilen Ahmet Selçuk Mızraklı İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınmasına Diyarbakır sokakları tepkili.

Polisin, kararın açıklanmasıyla birlikte olası protestolara karşı bariyerlerle çevirdiği Büyükşehir Belediyesi önünde yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekiyor. Sokaklarda yüz yüze konuşurken tepkilerini açıkça dile getiren Diyarbakırlıların çok azı kameraya konuşmayı kabul ediyor.

İçişleri Bakanlığı'nın belediye başkanlarını görevden alma kararı hakkında fikirlerini almak için kentin en kalabalık bölgelerinden biri olan Ulucami civarında halka mikrofon uzattık.

"Halk korkudan bir şey söyleyemiyor"

Bölge esnafından Şeref Yaşar, halkın dışarıdan konu hakkında tepkisiz olarak algılandığını ancak bu görüntünün altında korku nedeniyle konuşamamanın yattığını belirtiyor. “Demokrasinin ayaklar altına alındığı bir süreçten geçiyoruz. Seçilmişlerin üzerine doğrudan atanmışları getiriyorlar. Kendi yöneticilerimizi seçmek için sandığa gidiyoruz fakat bir sabah uyandığımızda kayyum atanmış" ifadesinde bulunan Yaşar, Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder gibi liderlerin cezaevlerinde olduğununun altını çiziyor.

"5 milyona yakın insanın hür iradesine ipotek koymaya kimsenin hakkı var mıdır?"

Emekli bir çiftçi olan Seyfettin Aras, görevden alınmaların yaşandığı 3 kentin toplam nüfusunun 5 milyon civarında olduğunu hatırlatarak tepkisini "Bu kadar insanın hür iradesine ipotek koymaya kimsenin hakkı var mıdır? Bu uygulama hangi demokraside, hangi insan hakları metninde yazıyor? Bugün artık AK Parti diye bir parti yok, küçük ve büyük MHP var. Yüz binlerce insanın oyunu almış belediye başkanlarını kulağından tut at bir kenara, çocuk oyuncağı mı bu nereye kadar bu insanlar bunu sineye çekecek?" sözleriyle ifade ediyor.

"Oyumu HDP’ye vermediğim halde bu zulmü kabul etmiyorum"

Nakliyecilik yapan Salih Kızıl, seçimlerde HDP'ye oy vermediğini vurgulayarak karara itiraz ediyor:

“Diyarbakır halkı bu kararı kabul etmiyor. Bu mevcut iktidarın kan kaybettiğini siyaset üretmediğini gösteriyor. Ben oyumu HDP’ye vermediğim halde bu zulmü kabul etmiyorum. Gidin belediyenin önüne bakın emniyet müdürlüğü gibi bariyer kurmuş, yüzlerce polis koymuşlar. Görevden alınan başkanların hepsi barışçıl insanlardı. Bunu kabul etmiyoruz.”.

"Eğer suçları hataları varsa alınmaları normal"

Emekli işçi Mehmet Kılıç ise sabah gördüğü tablodan yaşadığı şaşkınlığı dile getiriyor:

“Sabah kalktık ki polisler belediyeleri basmış ve bizim başkanları görevden almışlar. Ne bileyim suçları nedir? Hataları nedir? Eğer suçları hataları varsa almaları normal."

“Bu bir halkın iradesinin gaspıdır" diyen lokanta işletmecisi Hüseyin Taşkın ise kararı kabul etmeyeceklerini vurguluyor. Taşkın, "Burada tepki olmazsa sıra diğer belediyelere gelecek. Kendilerinin daha önce yaşadıklarını bu sefer güneydoğu halkına yaşatıyorlar. Bu karar kabul edilemez.” diyor.

"Madem terörist neden aday yaptınız?"

Görevden alma kararını "Böyle bir şeyi nasıl doğru bulabilirim? Bu yapılanlar hiçbir kitaba sığmaz. Bu kitapsızlıktır" sözleriyle karşılayan bölge esnafı Hulusi Kara, tepkisini “Madem bu adam teröre destek veriyordu neden aday olmasına izin verdiniz. Bu kadar insanı neden sandıklara götürdünüz? Görevden alacağınız adama neden bu kadar masraf yaptırdınız? Engel olsaydınız ya!” sözleriyle dile getiriyor.

İşçilik yapan Ahmet Harputlu, iktidarın bu tarz kararlarla kendi değerini düşürdüğünü ifade ederek, "Ne kadar yaparsa yapsın kendisi zarar edecek. İstanbul’da nasıl kaybetti burada da kaybedecek. Baskı yaptıkça halk tiksiniyor onlardan.” diyor.

Serbest meslek sahibi Murtaza Araklı ise hayatı boyunca hiç oy kullanmadığını belirterek "Ne siyasetçileri ne de başkalarını dinlemedim. Ben Allah’tan başkasını dinlemedim. Namaz kılıyorum, Kur’an okuyorum benimki budur. Kim ne yapıyorsa yapsın ilgilenmiyorum." şeklinde konuşuyor.