Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Thomas Piketty: AB, ırkçı ve yabancı karşıtı güçler tarafından ele geçiriliyor

Thomas Piketty: AB, ırkçı ve yabancı karşıtı güçler tarafından ele geçiriliyor
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Avrupa Birliği'nde sona mı yaklaşılıyor? Avrupa Birliği yükselen yabancı karşıtı ve ırkçı güçler tarafından ele mi geçiriliyor? İkinci bir Brexit rüzgarı esmeye başlayabilir mi? AB'yi bir arada tutmak için çözüm yolları neler? Fransız ekonomist Thomas Piketty euronews için değerlendirdi.

Thomas Piketty dünyanın en tanınmış Fransız ekonomistlerinden biri. 6 yıl önce "21. Yüzyılda Sermaye" isimli kitabı 2 buçuk milyon sattı ve 40 dile çevrildi. Piketty yeni kitabı "Sermaye ve İdeoloji" ile yeniden gündeme geldi ve 1.200 sayfa boyunca, karşılaştırmalı ve tarihsel bir yolculuğa çıkarak ekonomik eşitsizlikleri ele aldı.

"Avrupa Birliği ülkeleri arasında karşılıklı güvensizlik endişelendiriyor"

euronews: Avrupa'nın birçok ülkesinde yaşanan finansal kriz kızgınlığı ve sıkıntıları artırdı. Bugün özellikle eşitsizliklerle dolu bir dünyada mı yaşıyoruz?

Thomas Piketty: "Adil bir ekonomi ve zenginliğin daha iyi dağıtılmasına izin veren bir ekonomik sistem ihtimaline karşı, büyük bir hayal kırıklığı ile şekillenen bir dünyada yaşıyoruz. Ve bu büyük hayal kırıklığının kimlik fantezilerini beslediğine inanıyorum. Bu fanteziler, ülkeleri arasında büyük bir anlayışsızlığın olduğu Avrupa'da milliyetçi bir çizgide hüküm sürüyor. Buna Almanya, Fransa ve İtalya da dahil. Bu ülkelerden her biri suçun başkalarında olduğunu ve eğer onun gibi yaparlarsa her şeyin çok iyi gideceğini düşünüyor. Kesinlikle yanlış, çünkü birlikte inşa edeceğimiz şeyler var. Bu karşılıklı güvensizlik beni çok endişelendiriyor."

euronews: Gerçekten de popülist hareketler Avrupa Birliği ve dünyanın geri kalanında kaçınılmaz görünüyor. Bu hareketlerin başarılı yükselişlerini nasıl açıklayabiliriz? Geleneksel partilerle ilgili doğru sorular mı soruyorlar?

Thomas Piketty: "Bugün popülizm denen şey üzerine tartışmalar, içine bazen her şeyi ve herhangi bir şeyi koyduğumuz bir kutu. İçine yabancı karşıtı söylemleri koyabiliriz. Ancak bazen de içine kamu borcu üzerindeki kısıtlamalar gibi sınırlamalardan uzaklaştırıyormuş gibi görünen ekonomik söylemleri koyacağız. Ve bunların hepsini aynı kutuya koymak oldukça anlamsız. Çünkü örneğin kamu borcu durumunda, tarih bize ülkelerin çoğu zaman kendilerini kısıtlamalardan kurtardığını gösterdi. Mesela 50'li yıllarda Almanya ve Japonya, borçlarını en yüksek kişisel miraslar üzerine istisnai vergilerle kuvvetli bir şekilde azalttı. Bu büyük bir başarıydı. Amerika Birleşik Devletleri'nin, 30'lu yıllardan 80'lere kadar en yüksek gelirler, en yüksek kazançlar üzerine uyguladığı ilerici vergilendirme biçimleri de aynı şekilde. Dolayısıyla eğer bugün sorunları çözmek istiyorsak, tarihteki örneklere dönüp bakmamız gerek. Ve eğer şimdiki zamanda ve kesinlikler içinde sıkışıp kalırsak; mali, finansal ve ekonomik muhafazakarlığımız içinde kalırsak, o zaman hiçbir şeyi çözmeyi başaramayacağız. Bununla da kalmayıp kapıyı kimlik ve kabilecilik rüzgarına karşı açık bırakmış olacağız. Çünkü ekonomik sistemi değiştiremeyeceğimizi, sınıflar arası eşitsizliği azaltamayacağımızı ve devletlerin sınırlarını ve kimliklerini kontrol etmekten başka bir şey yapamayacağını anlattığınızda, sonuç olarak tartışmaların sınır güvenliği meselesine odaklanacak olması şaşırtıcı değil."

Piketty: Geleceği düşünmek için bir sonraki krizi beklemek zorunda değiliz

euronews: Alman kökenli Ursula Von der Leyen'in başkanlığında yeni bir Avrupa Komisyonu kurulacak. Kendisi Brüksel'de 5 yılını geçirmiş Lüksemburglu Jean-Claude Juncker'in yerine geçecek. Juncker'in 5 yılı hakkında değerlendirmeleriniz neler?

Thomas Piketty: "Ben çok harika şeyler beklemiyordum. Ve şu bir gerçek ki, Avrupa'da özellikle vergi ve sosyal adalet gibi meselelerle ilgili bir şey yapılmadı. Ve bu çok ciddi bir konu. Çünkü işçi sınıfı, orta sınıf ve Avrupa'nın inşası arasında, daha genel olarak küreselleşmeyle bir ayrılık yaşadık. Ve mesafe çok genişledi. Kitabımda bunu gösterdim. Avrupa Birliği'nde oy kullanma yapısını ele aldım. Brexit oylamasını düşünün, gelir düzeyi, eğitim ve mülkiyet açısından en üstte olan yüzde 30, Avrupa Birliği'nde kalmak için oy kullandı. Diğer yüzde 70 ayrılmak için oy verdi. Fransa'da 1992'deki Maastricht Anlaşması üzerine referandumu düşünün, aynı şey oldu. 2005'deki Avrupa Anayasa Anlaşması oylamasını düşünün, yine aynı şeyi görürsünüz. Dolayısıyla çeyrek asırda, Avrupa'ya karşı tutumlarının birbirinden farklı olduğu bilinen iki ülke varken, böylesine belirgin bir sosyal bölünmeye sahipken, kendinize sormanız gereken sorular olduğunu düşünüyorum."

euronews: Öyleyse, benzer bir 5 yıl için yola çıktık.

Thomas Piketty: "Hayır. Hayır çünkü her zaman ortak akla inanıyorum. Bence sonrasını düşünmek için bir sonraki finansal ya da politik krizi, bir sonraki Brexit tarzı referandumları beklemek zorunda değiliz. Avrupa Birliği üye ülke sayısı 28'in yakında 27, belki 26 ve 25 olması beklenmemeli, her şeyin parçalanması beklenmemeli."

euronews: Brexit'in Pandora'nın kutusu olabileceğini ve mevcut bütün zorluklara rağmen Avrupa Birliği'nden diğer çıkışlara yol açacağını düşünüyor musunuz?

Thomas Piketty: "Bence, Brexit'in sadece İngilizlerin ve onların dar milliyetçiliğinin sorumluluğunda olduğunu düşünmek çok büyük bir hata olur. Brexit aynı zamanda işlemeyen bir Avrupa modelini de yansıtıyor, özellikle de 2008 krizi sonrası. 2012 ve 2013'te dünyanın geri kalanı ayağa kalkarken ve ABD 2008 krizinden zaten çıkmışken Euro bölgesinin yeniden duraksamaya düştüğünü biliyorsunuz. Bütün bunlar İngiltere'nin Avrupa Birliği'ni içinde bulunmak istemediği bir oluşum olarak görmesinde rol oynadı. Böyle bir kontekste referandum projesi gelişti ve yine bu kontekste Katalunya İspanya'dan ayrılmak için referandum hazırlığı yaptı. Dolayısıyla sürekli olarak "Bütün bunlar bir yanlış anlamadan ibaret, işçi sınıfı ve orta sınıf sonunda anlayacak!" demeye devam eden söylem terk edilmeli.

Bugünlerde Fransa’da zemin kazandığını duyduğum ve gördüğüm bir başka söylem, işçi sınıfının “iflah olmaz milliyetçiler”, “iflah olmaz ırkçılar” olarak tanımlanması. Ulusal cephe ya da Front National’e mi oy veriyorlar, gerisi umrumuzda değil. Biz imtiyazlı olanlar, politikalara karar veriyoruz çünkü neyin iyi olduğunu biliyoruz. Bu, bugün Fransa’da gördüğüm şey ve bu tutum gelecekte yaşanabilecek korkunç gelişmelere ortam hazırlıyor. Bundan uzaklaşmamız lazım."

"Avrupa Birliği yabancı karşıtı güçler tarafından ele geçiriliyor"

euronews: Geleneksel sağ ve sol partiler işçi sınıfının isteklerine cevap vermezse, bu bugün bildiğimiz anlamdaki Avrupa Birliği'nin sonu mu olur?

Thomas Piketty: "Ya Avrupa Birliği bir dizi ayrılıkla sona ulaşacak, ya da AB ırkçı ve yabancı karşıtı güçler tarafından ele geçirilecek, ki bu zaten şu an gerçekleşiyor. Çünkü Avrupalı yaşam tarzını korumaktan sorumlu bir komiserin olduğunda, Avrupa’nın daha misafirperver olmak için yolları varken Akdeniz’de son on yılda on binlerce kişi öldüğünde, 520 milyon nüfusunla dünyanın en zengin kısımlarından biriyken yılda bir milyon göçmeni almanın imkansız olduğunu anlatıyorken, artık rasyonellik içinde değiliz. Ve dolayısıyla halihazırda Avrupa Birliği’nin yabancı karşıtı söylem tarafından ele geçirildiğine şahit olduk. Bu Avrupa Birliği’nin dağılmasından neredeyse daha kötü, çünkü en azından kırılmış bir şeyi tamir edebilirsin. Ben bu iki seçenek arasında seçim yapmak zorunda kalmak istemem, o yüzden olumlu olalım. İşlemeyen şeyler için endişelenmektense çözümler bulmakla ilgileniyorum. Fransız-Alman Meclisi ya da Fransız-Alman-İtalyan veya Belçika Meclisi gibi çözümler mesela.

Ortak bir sosyal yatırım, ekolojik yatırım ve vergi adaleti politikasına sahip olmak ve böyle bir projeyi katılmak isteyen bütün ülkelere açmak gibi bir çözüm. Bunu, projeyi mevcut Avrupa Birliği’ni tamamlayıcı şekilde tasarlayarak yapmak, kesinlikle geri alarak değil, üzerine ekleyerek. Bu mümkün."