Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

'Barış Pınarı Harekatı': Operasyonu belirleyecek parametreler

'Barış Pınarı Harekatı': Operasyonu belirleyecek parametreler
Telif hakkı
TURKISH PRESIDENTIAL PRESS SERVICE / AFP
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye, Suriye'nin kuzeyine yönelik 'Barış Pınarı Harekatı'nı Çarşamba öğleden sonra başlattı.Türk savaş uçaklarının Ceylanpınar'ın karşısında bulunan Resulayn'ı bombaladığı, Tel Abyad'ın da obüslerle vurulduğu bildirilirken, son olarak Milli Savunma Bakanlığı Fırat'ın doğusunda kara harekatının başladığını açıkladı.

Bu noktada merak edilen soru ise şu: Operasyonun seyrini belirleyecek ana faktörler neler?

Euronews Türkçe, Ankara’da güvenlik alanında çalışan belli başlı sivil toplum kuruluşlarının uzmanlarıyla konuyu etraflıca ele aldı.

Operasyonun sınırları nasıl belirlendi?

21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı emekli Kurmay Albay Cahit Armağan Dilek’e göre; Beyaz Saray’ın operasyon öncesinde askerlerini “Türkiye’nin operasyon sahasından çektiğini” söylemesi, Türkiye ile ABD’nin belli bir saha üzerinde anlaştığını gösteriyor ve Türkiye bu mutabakatın dışında sahayı genişletirse ABD’den daha sert bir tepki görebilir.

“Operasyonun başarısını etkileyecek tek faktör, Amerikalıların geri gelip Türkiye’nin operasyonunu sınırlaması. 21-29 Şubat 2018’de Türkiye Kuzey Irak’a Güneş Harekatı düzenlediğinde ABD ile mutabakat vardı, nerede operasyon olacağı biliniyordu. Ama ona rağmen Amerikalılar daha operasyonun üçüncü günde sonlandırmamızda ısrar ettiler. Operasyonun gidişatı, ABD’nin devreye girip artık ilerleme diyeceği ana göre değişecek,” diyor Dilek.

Dilek’e göre Türkiye’ye tahsis edilen operasyon alanı, Tal Abyad ve Resulayn arasındaki 150 kilometrelik alanı kapsayacak. Uzmanlar, operasyonun bundan sonraki aşamasının 13 Kasım’da ABD Başkanı Donald Trump ile Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan arasında Washington’da yapılacak görüşmede şekilleneceği kanısında.

Kamuoyunun tepkisi

Ancak, Dilek’e göre, Trump’ın askerlerini bölgeden çekerken Kürtleri yalnız bıraktığı yönünde yarattığı hava, uluslararası kamuoyunda sürecin Türkiye aleyhine çevrilmesine yol açtı.

“Türkiye operasyonu devam ettirip derinlere inmek isterse, Türkiye’ye yönelik yaptırımlar gündeme gelebilir,” tespitinde bulunuyor Dilek.

Ancak Dilek’e göre Türkiye alanını genişletmek isterse yerleşim alanlarına girmek zorunda kalacak ve bu noktada YPG militanlarının kılık değiştirerek sivil halkın arasına karışması ve zayiatı artırması, dolayısıyla uluslararası kamuoyunda tepkiyi artırması riski söz konusu.

“Hatta harekat genişlerse YPG elindeki IŞİD teröristlerini bırakmakla tehdit edebilir. Bizim sahadan aldığımız bilgiler, şu anda YPG’nin geri çekilmek yerine yığınaklarını artırdığı yönünde,” diyor Dilek.

Öte yandan uzmanlar harekatın çok geniş bir alanı kapsamasının şu anki koşullar altında mümkün olmadığı kanısında.

“Yaklaşık 15 bin kilometrelik bir alanı şehir şehir köy köy temizlemeleri kolay olmaz, sürdürülebilirliği çok zor. Avrupa Birliği de bu yönde bir adım atılırsa kaynaklarını keseceğini açıklamışken operasyonun kısa süreli olacağını düşünüyorum,” diyor Dilek.

"Hava desteği ilk aşamada çok zaruri değil"

Bölgede ABD’nin hava sahasını açtığına dair henüz bir açıklama yapılmadığı düşünüldüğünde ise, uzmanlar hava desteğinin ilk aşamada çok zaruri olmadığı düşüncesinde.

“Şu anda hava saldırıları Türkiye sınırından yapıldı. Burası düz bir alan; sınır geçmeden vurulabiliyor. Ancak daha güneye inildiğinde hava sahasına girme durumu olabilir. Ayrıca kara birlikleri daha güneye indiklerinde hava desteği gerekecektir. O zaman hava sahasının açık olması gerekir,” diyor Dilek.

Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Suriye Çalışmaları Koordinatörü Oytun Orhan, operasyonun birkaç aşamada gerçekleşeceğini düşünüyor.

“İlk aşamada Tel Abyad-Resulayn arasındaki 30-35 kilometre derinliğe inmesi şeklinde öngörüyor. Muhtemelen gelecek ay Trump ile Erdoğan’ın görüşmesine kadar operasyonun ilk aşaması bitecek. Bu görüşmede de sonraki safhalar belirlenecek,” diyor Orhan.

Orhan’a göre; YPG’nin önünde birkaç seçenek var: Ya zayıf direnç sergileyerek bölgenin kendisi için çok stratejik olmadığını ileri sürer ve Kobane ve Kamışlı’ya yoğunlaşabilir; ya da Rusya ve Esad güçleriyle anlaşarak onların girişini sağlamak ister.

YPG Rusları çağırır mı?

Orhan, ikinci seçeneğin Münbiç için uygulanabileceğini ve YPG’nin o bölgeye Rusların girmesini sağlayarak Türkiye’nin operasyon alanının genişlemesini engellemeye çalışacağını öngörüyor.

“YPG, Tel Abyad-Resulayn arasındaki bölgeyi ön savunma hattı olarak görüp bütün gücüyle direnirse, bu durum operasyonun seyrini belirleyecek,” diyor Orhan.

Orhan’a göre, şu anda ABD’den ve Kongre’den gelen sinyaller, kamuoyunun paralize olduğunu ve Türkiye’nin operasyonu karşısında ABD’nin elindeki seçeneklerin sınırlı kaldığını gösteriyor.

“Bu da Türkiye’yi bu operasyon konusunda daha rahat hareket etmek açısından iştahlandırabilir,” diyor Orhan ve ekliyor:

“Her ne kadar şu anda hava üstünlüğü Türkiye'de olsa da, Türkiye operasyonunun kapsamını çok sınırlı tutmayacak. Operasyon yerleşim merkezlerini içerecektir, ancak Kürt nüfusun yoğun olduğu Kobane gibi bölgeler operasyonun ikinci aşamasına, yani Trump-Erdoğan görüşmesinden sonraya kalabilir. Kobane ve Kürtler konusunda Batı kamuoyundaki hassasiyet düşünüldüğünde bu konuda ağır hareket edilecek. Trump da oradaki sivil nüfusun kaybı veya yoğun göçe maruz kalmaması konularında sınır çizmeye çalıştı.”

Orhan, operasyonun şehir merkezlerine inmesi durumunda YPG’nin gerilla taktiklerine ve vur-kaç yöntemlerine başvurabileceği düşüncesinde.

“Sivil kaybın olması, YPG’nin işine gelebilir. Kaçmak isteyen sivilleri engellemeye çalışabilirler ki sivil kayıp artsın. Böylelikle Türkiye üzerinde Batı kamuoyunun baskısını artırmak isteyebilirler,” diyen Orhan’a göre YPG’nin askeri kapasitesi hakkında da bazı soru işaretleri var:

“Amerika’dan YPG’ye son dönemde çok yoğun bir silah sevkiyatı gerçekleşti ve belki aralarında gelişmiş silahlar olabilir. Dolayısıyla operasyonu başarısız kılmak için Türk Silahlı Kuvvetleri’ne olabildiğince zarar vermek isteyeceklerdir.”

"Parametreleri belirli"

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bir dönem basın danışmanlığı görevini üstlenen, Ankara Enstitüsü araştırma direktörü Osman Sert, Suriye'ye yönelik olarak gerçekleştirilen üç operasyonun da 1974 yılındaki Kıbrıs harekatından sonra Türkiye’nin ilk ciddi sınır ötesi harekatları olduğunu belirtiyor.

“Sonu ve parametreleri belirsiz bir operasyondan söz etmiyoruz. Sınırları belli, haritaları oluşturulmuş, kaç kilometre derinliğe inileceği belirlenmiş bir operasyon. Ankara çok uzun zamandır kendi sınırlarında bir PKK varlığı istemiyordu ve her ne kadar PYD IŞİD’le mücadele ettiğini söylese de aslında 2012 yılında Suriye ordusu tüm bu bölgeleri PYD’ye bırakmıştı. PYD oraya rejimin onayıyla Türkiye’yi dengelemek, Suriye muhalefetini bölmek için gelmişti,” diyor Sert.

Sert’e göre ABD’nin düzgün bir Suriye politikası olmadı ve Türkiye ile müttefik olduğunu belirtmesine ve Esad’ın gitmesi gerektiğini söylemesine rağmen Esad’ın kalmasına ve Türkiye karşıtı aktörlerle işbirliği yapmasına odaklanan bir strateji izledi:

“ABD, IŞİD’le mücadelede kim olursa olsun onunla işbirliğine hazırız mesajı vererek bu kadar hayati bir konuda Türkiye ile ayrı düştü ve bu durum sürdürülebilir değildi."

Sert’e göre bu sürecin iç siyasete de yansımaları olacak; böylelikle iç siyasette yaşanan tartışmaların bir süre ötelenmesi ve gündemin sınırötesi harekat olması söz konusu olacak.

“Operasyon bölgesi Türkiye’nin kendi sınırlarına yakın ve 30 kilometre derinlikte. Türkiye, eski tecrübelerine dayanarak bu operasyonun risklerini daha iyi biliyor. YPG güçlerinin ciddi bir ABD desteği olmadan Türkiye ile uzun soluklu bir çatışmaya gireceklerini ise düşünmüyorum,” diyor Sert.

- Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusuna operasyonu karşısında YPG'nin seçenekleri

- Türk ordusu, Suriye'de 'Barış Pınarı Harekatı'na başladı, dakika dakika son gelişmeler

- NATO'dan 'Barış Pınarı Harekatı'na dair açıklama: IŞİD'e karşı kazandıklarımızı tehlikeye atmamalı