Son Dakika

#AhmetKaya62Yaşında etiketiyle sosyal medya sanatçının doğum gününü kutluyor

#AhmetKaya62Yaşında etiketiyle sosyal medya sanatçının doğum gününü kutluyor
Telif hakkı
www.ahmetkaya.com
Metin boyutu Aa Aa

Fransa'nın başkenti Paris'te sürgün hayatı yaşarken hayatını kaybeden Kürt kökenli halk müziği ve özgün müzik sanatçısı Ahmet Kaya 62. doğum gününde anılıyor.

Ölümünün üzerinden geçen 19 yılın ardından hayranları Ahmet Kaya'yı unutmadı. Sosyal medyada binlerce kullanıcı Kaya'nın doğum gününü paylaştıkları mesajlar ile kutladı.

Sanatçının şarkıları, fotoğrafları ve hayatında bıraktığı izleri içeren paylaşımlar, #AhmetKaya ve #AhmetKaya62yaşında etiketleri etrafında toplandı.

16 Kasım 2000 günü hayatını kaybeden sanatçının doğum günü akşamı ayrıca bir de tiyatro oyunu sergilenecek. Kaya'nın eserleri ve hayatından kesitlerin yer aldığı eser "Hep Sonradan" akşam saatlerinde UNIQ Hall İstanbul'da sergilenecek.

Hayranlarının yanı sıra sanat ve siyaset dünyasından isimler de sosyal medyada Ahmet Kaya'nın doğum gününü kutladı.

Ahmet Kaya kimdir?

Ahmet Kaya'nın adına açılan resmi web sitesinde yer alan biyografisi aşağıdaki satırlarla başlıyor.

"1957 sonbaharında doğdu, ömrünün çoğunu sonbaharlarla geçireceğini bilmiyordu"

"Ahmet Kaya’nın 1957 sonbaharında doğduğu şartlar düşünüldüğünde, ömrünün çoğunu sonbaharlarla geçireceğini tahmin etmek pek de güç değildi aslında. Ne kumaş fabrikasında işçi olarak çalışan babasının dünyayı değiştirmek gibi bir iddiası vardı ne de doğduğu şehir Malatya’nın ve ailenin kırk metrekarelik evinin dünyanın güzelliklerini rahatça görebilecekleri bir penceresi. Belki doğanın her türlü nimetiyle onurlandırdığı topraklardı doğduğu topraklar; ama dünyanın o yöresinde görülebilecek pek bir güzellik yoktu o yıllarda."

"İkinci Dünya Savaşı’nın iyiden iyiye yoksullaştırdığı Türkiye, küçük Ahmet’in doğumundan üç yıl sonra Cumhuriyetin ilk büyük askerî darbesine şahit olacak, idam sehpalarında başbakanlarını, bakanlarını görecekti. Otuz dört yıllık genç Cumhuriyet, çok büyük acılara gebeydi. Binlerce yıldır din uğruna, altın uğruna ve hatta bazen bir kadın uğruna onlarca ırktan milyonlarca insanın kanının döküldüğü Anadolu topraklarının acısı dinmeyecekti kim bilir kaç yıl daha."

Ahmet Kaya adına açılan resmi sitedeki biyografisinde ayrıca 10 Şubat 1999 gecesi sanatçıya yönelik bazı ünlüler tarafından yapılan linç girişimi ve sonrasında yaşananlar da şu ifadelerle yer alıyor.

"10 Şubat 1999 gecesi Türkiye’nin en ünlü sanatçılarının ve simalarının bulunduğu bir salonda yapılıyordu ödül töreni ve Show TV’den canlı yayımlanıyordu tüm Türkiye’ye. Herkes sırasıyla çıkıp ödülünü alıyordu sahnede. Sıra Ahmet Kaya’ya geldi, yılın sanatçısıydı Ahmet Kaya. Bir kez daha sahneye alkışlarla çıktı, ödülünü aldı ve “Giderim” isimli şarkısını söylemek için mikrofonu eline alıp şu konuşmayı yaptı:

"Kürtçe şarkı söyleyeceğim, klibi yayınlayacak yürekli televizyoncular var" demişti

'Ben bu ödül için İnsan Hakları Derneği’ne, Cumartesi Anneleri’ne, tüm basın emekçileri ve tüm Türkiye halkına teşekkür ediyorum. Bir de bir açıklamam var: Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayımlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum.'

"Salonda derin bir sessizlik oldu…

10 Şubat gecesi, o açıklamadan hemen sonra başladı daha önce hiç rastlanmamış ve hiçbir sanatçının yaşamaması gereken senaryo. Yaptığı konuşmaya karşı çeşitli protesto sesleri yükselirken Ahmet Kaya, elinde ödülü, her zamanki tavrıyla, gülümseyerek şarkısını söyledi."

"Magazin dünyasının ünlüleri yuhalamaya başladı, çatal bıçak attılar"

Biyografi şu sözlerle devam ediyor:

"Şarkısını bitirince mikrofonu bırakıp yerine doğru yönlenmesiyle bazı sanatçıların(!), gazetecilerin, magazin dünyasının bilinen isimlerinin masalarından önce yuhalamalar yükseldi ve hemen ardından sağdan soldan Ahmet’e çatal bıçak fırlatmaya başladılar. Ahmet, en dipte eşi Gülten ve birkaç arkadaşının oturduğu masaya güçlükle varabildi. Ortalık fena halde karışmıştı. Tüm Türkiye’nin gözleri önünde, canlı yayında kameraların ve ayaklanmış insanların arasından Ahmet’in acı gülümsemesi görünüyordu. Birkaç garson ve sanatçı Ahmet ve Gülten’e atılan çatalların, yemek artıklarının arasında durmaya çalıştılar. Tam bir arbede yaşanıyordu. Ahmet “Kürtçe” demişti çünkü."

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.