Son Dakika

NATO'nun 'beyin ölümü' tartışmasını ABD ve Türkiye ilişkileri mi tetikledi?

NATO'nun 'beyin ölümü' tartışmasını ABD ve Türkiye ilişkileri mi tetikledi?
NATO'nun 'beyin ölümü' tartışmasını ABD ve Türkiye ilişkileri mi tetikledi? -
Telif hakkı
Reuters
Metin boyutu Aa Aa

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron'un NATO Zirvesi öncesi yaptığı "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" açıklaması, ABD-Avrupa ilişkilerinin geleceği tartışmasını alevlendirdi.

Alman Şansölye Angela Merkel, Macron'un NATO'nun "beyin ölümü" yaşadığına dair "sert sözlerinin" görüşünü yansıtmadığını söyleyerek, "NATO güvenliğimizin temel taşı olmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise NATO'nun tarihteki en önemli ittifaklardan biri olduğunu dile getirdi.

Ne olmuştu? ABD'nin Suriye'den çekilmesi ve Türkiye’nin operasyonu

Macron'un sözleri, NATO müttefiki olan Türkiye ve ABD’nin Suriye’deki son faaliyetlerinin ardından geldi. Öyle ki ABD Başkanı Donald Trump'ın birliklerini Suriye'nin kuzeyinden çıkarmaya yönelik kararını "ani ve müttefiklerine danışılmadan alınan bir karar" olarak değerlendiren Macron, bunun ABD'nin müttefiklerine sırtını döndüğünün işareti olduğunu belitti.

Yani Macron aslında sadece Kürtlerin değil, Trump’ın fikirlerini almadığı, Fransa, Almanya ve İngiltere'nin de terk edilmiş hissettiğini söyledi.

Reuters
Kamışlı'da ABD askerlerine patates atan SuriyelilerReuters

ABD’nin çekilmesi, bazı NATO ülkelerince IŞİD’in güçleneceği yorumlarına yol açarken Türkiye için ise PKK’nın Suriye kolu olarak gördüğü ve sınırlarına yaklaştırmak istemediği YPG güçlerine karşı operasyon başlatma nedeni oldu.

Türkiye, operasyonla birlikte YPG güçlerinin çıkarıldığı bu alanda, Türkiye'de bulunan milyonlarca Suriyeli sığınmacıyı yerleştirebileceği bir "güvenli bölge" yaratmak istiyor.

Bu amaçla hareket eden hükümet de ABD'nin Kuzey Suriye'den çekilmesinin kısa bir süre sonrasında operasyonu başlattı.

"Toplu savunma": NATO'nun 5. Maddesi

Macron, İngiliz The Economist dergisinin, NATO'nun kurucu anlaşmasında koşulan şartlardan "ortak savunma" maddesine hâlâ inanıp inanmadığı sorusunaysa "Bilmiyorum" yanıtı verdi.

Ortak savunma maddesi yani Madde 5, "bir müttefiğe yapılan saldırının tüm müttefiklere yönelik bir saldırı olarak kabul edildiğini" ve diğer üyelerden "kolektif savunma" çağrısında bulunulduğunu belirtiyor.

Ancak Türkiye, bu maddeyi kullanmaya çalışır mı? ABD ve Türkiye arasında, yaptırım tehdidi de dahil olmak üzere, “bir ileri bir geri” adımların ardından, ABD sonunda Kürtlerin sınır bölgesinden geri hareket etmesine izin vermek için beş günlük ateşkese aracılık etti.

Ancak ateşkes henüz bitmeden, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Batı'nın ortak düşmanı olan Rusya ile bağlantıya geçti.

Reuters
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rus mevkidaşı ile Soçi'deReuters

"Türkiye, Rusya'nın yörüngesine yaklaşıyor"

Türkiye ile Rusya 22 Ekim tarihinde Soçi'de yaklaşık altı saat süren bir görüşme sonuda, 10 maddelik bir muhtıraya imza attı. Muhtırada her iki tarafın da "Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ettikleri" vurgulandı.

Mutabakat kapsamında ayrıca Menbiç ve Tel Rıfat bölgelerinden "tüm YPG unsurlarının 150 saat içinde silahlarıyla birlikte çıkarılacağı" kaydedildi. Iki ülke bu süre sonunda da Barış Pınarı Harekatı alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 kilometre derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyelere başladı.

Euronews’e konuşan ortadoğu uzmanı Ghoncheh Tazmini açıklamasında, Suriye'nin kuzeyindeki jeopolitik manzaranın ABD askerlerinin bölgeden çekilmesi ve Türkiye ile Rusya’nın ortak devriyeye çıkması ile değiştiğini dile getirdi.

“Türkiye açıkça Rus yörüngesine yaklaşıyor" diyen Tazmini ayrıca, “Türkiye için Rusya ile birlikte hareket etmek bölgedeki stratejik önceliklerini elde etmek adına daha iyi bir seçenekti. Ayrıca Rusya’ya da ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde askeri bir varlık kurmasını engellemede yardımcı oldu” şeklinde konuştu.

Avrupa'nın NATO müttefikleri neden endişeli?

Tazmini’ye göre, "Avrupalıların aklında, Rusya, Türkiye ve İran’ın gerçekten de (bazı meşru bölgesel kaygılar) nedeniyle mi bölgede kalacağı yoksa Suriye'nin siyasi geleceğine ilişkin bir pazarlık mı açacağı sorusu var”.

Ortadoğu uzmanı ayrıca Türkiye'nin ittifakının, Moskova'nın bölgedeki itibarını artırmaya yardımcı olabileceğini düşünüyor; "Kuzeydoğu Suriye'deki kaos, ya da genel olarak çatışmalar, Rusya'nın kendisini bir istikrar gücü, sorumlu bir küresel oyuncu ve hatta oyunkurucu olarak sunabileceği bir başka arena sunduğu için Moskova'nın avantajına işliyor." "Ve sonuçta, ABD'nin Kuzey Suriye'den çekilmesi, ardından da Rusya -Türkiye ortak operasyonları bu amaca hizmet ediyor".

"NATO'nun ölümü" kaçınılmaz mı?

Suriye'deki olaylar zaten kırılgan bir ilişkide derinleşen çatlakları belirginleştirmiş olabilir. Fakat sorunun ilk işaretleri değil. Uluslararası İlişkiler uzmanı ve Hudson Enstitüsü çalışanı Walter Russell Mead, bu yılın başlarında Wall Street Journal için kaleme aldığı yazısında, diğer NATO üyelerinin "kendi kendine hizmet eden" eylemlerinden bahsetti.

"NATO'nun ölümü" fikri bir zamanlar düşünülemezdi, ancak Alman kabinesi önümüzdeki beş yıl boyunca savunma harcamalarını gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 1, 25'i kadar düşük tutmaya karar verdikten sonra kaçınılmaz hale geldi." diyen Walter Russell Mead, bu kesintinin Almanya için zorunlu olmadığını fakat artık "NATO ve ABD'nin kendileri için eskisi kadar önemli olmadığı" anlamına geldiğini söylüyor.

Bu arada Almanya ve Rusya’nın, Kuzey akım 2 boru hattı projesinde işbirliği içinde olması Polonya gibi diğer Baltık ülkelerini endişelendiriyor.

Russell Mead, İtalya’nın da "Bir Kuşak, Bir Yol" adlı dev ticaret ve altyapı projesinde Çin ile ortaklık kurduğunu hatırlatıyor.

Reuters
Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel MacronReuters

Uzmana göre, Macron'un yorumları da biraz "kendi kendine hizmet" olarak yorumlanabilir. Fransa Cumhurbaşkanı, NATO'ya paralel bir örgüt olacağı bir düşünülen Avrupa ordusu kavramına sadık biri olarak tanınıyor.

Ancak NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, yaptığı açıklamada, "Avrupa'yı, Kuzey Amerika'dan uzaklaştırmaya yönelik herhangi bir girişim, sadece ittifakı zayıflatmak adına değil, aynı zamanda Avrupa'yı bölmek adına da bir risk teşkil ediyor” dedi.

NATO’nun asıl ve öncelikli ihtiyaçları değişti diyen Mead ise "Hala değerli bir kurum, ama en önemli üyeleri eğer niyetlerini değiştirmezse, NATO’nun görünümü zayıf kalacaktır. ifadelerini kullandı.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.