Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Erdoğan: KKTC ve Libya süreçlerinden vazgeçersek denize girecek kıyı bırakmayacaklar

Pirireis adlı yeni denizaltı 2022'de hizmete girecek
Pirireis adlı yeni denizaltı 2022'de hizmete girecek   -   ©  AA
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şayet KKTC ve Libya ile başlattığımız süreçlerden vazgeçersek bırakınız ekonomik faaliyetleri, bize denize girecek kıyı, olta atacak sahil bile bırakmayacaklar." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gölcük Tersane Komutanlığında Yeni Tip Denizaltı Projesi'nin ilk deniz altısı Pirireis'i havuza çekme ve beşinci Gemisi Seydialireis'in ilk kaynak töreninde yaptığı konuşmada, gelecek yıl bitmeden serinin son gemisi olan Selmanreis'in inşasına da başlanacağını belirtti. Erdoğan, 2022 yılından itibaren her yıl bir denizaltının daha hizmete gireceğini, böylece 2027 yılında 6 denizaltının tamamının da Deniz Kuvvetleri'nin emrinde hizmet vermeye başlayacağını aktardı.

"Önce geçmişten geleceğe güçlü bir köprü kurulması gerekli"

Hedeflerinin bu süreçte elde edilen tecrübe ve birikimle, milli denizaltı projesini süratle hayata geçirmek olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye olarak geleceğe güvenle bakabilmek için önce geçmişten geleceğe güçlü bir köprü kurulması gerektiğini vurguladı:

"Anadolu'yu merkez aldığınızda, en kuzeydeki Baltık ülkelerine, en doğudaki Çin'e, en güneydeki Hindistan'a, en batıdaki Kuzey Afrika topraklarına ve Cebelitarık Boğazı'na kadar her yerde izimiz vardır. Bu ülkenin ve bu milletin tarihini bilmeyenler, attığımız her adımda bize 'Burada ne işimiz var?' diye soruyorlar. Halbuki asıl sorulması gereken soru, 'Biz bunca zamandır niye oralarda yokmuşuz?' olmalıdır." dedi.

"Geldiğimiz noktada artık bu suskun ve çekingen politikayı sürdürme lüksümüz yoktur"

Erdoğan, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Libya meselesiyle ilgili politikalarına da şu sözlerle değindi:

"Yunanistan ve onu destekleyen kimi ülkeler, uzunca bir süredir Türkiye'yi adeta denize adım atamaz hale getirmenin hazırlıkları içindeydi. Akdeniz'e komşu kimi Arap ülkeleri ile İsrail'in de benzer çabalar içinde olduğunu biliyoruz. Bizim, durduk yere kimseyle maraza çıkarmak, kimsenin hakkını, hukukunu gasp etmek gibi bir niyetimiz yoktur. Bıçak gırtlağa dayanana kadar da sükunetimizden asla taviz vermedik ancak geldiğimiz noktada artık bu suskun ve çekingen politikayı sürdürme lüksümüz yoktur.

Şayet KKTC ve Libya ile başlattığımız süreçlerden vazgeçersek bırakınız ekonomik faaliyetleri, bize denize girecek kıyı, olta atacak sahil bile bırakmayacaklar. Karşımızdakilerin hak, hukuk, adalet, ahlak, insaf diye bir dertleri kesinlikle bulunmuyor. Türkiye'ye ve Türk milletine karşı öyle bir kinleri var ki ellerinden gelse bizi sadece Anadolu'dan söküp atmakla kalmayacak, dünyadan kökümüzü kazıyacaklar. Hamdolsun ülkemiz artık bu tür niyetlere, bu tür sinsi veya açık saldırılara karşı kendi hakkını, hukukunu, çıkarlarını koruyabilecek güce, iradeye, imkana sahiptir. Ülkemizin KKTC ve Libya ile yaptığı anlaşmalar, uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler sözleşmelerine ve diğer yerlerdeki benzer örneklere tamamen uygundur."

Diğer yandan Trablus merkezli hükümetin Türkiye ile imzaladığı anlaşmayı yok sayan Tobruk merkezli hükümet yetkilisi Talal El Mihoub, AP haber ajansına verdiği demeçte Türkiye'nin Suriye'deki silahları ve savaşçıları Libya'ya çekmeyi hedeflediğini iddia etti.

Qries