Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Brüksel'de yoksulluk: 'Gurbet elimizden her şeyimizi aldı, yardım için Kral'a mektup bile yazdım'

euronews_icons_loading
1968 yılında ailesi ile birlikte Belçika'ya yerleşen Yeter Yıldırım
1968 yılında ailesi ile birlikte Belçika'ya yerleşen Yeter Yıldırım   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

1968 yılında, iki yaşındayken kömür ocaklarında çalışmaya gelen ailesi ile birlikte Belçika'ya yerleşen Yeter Yıldırım bugün 'açlık sınırında' yaşıyor.

Hayatı boyunca Brüksel'de çalıştığını, 4 dil konuştuğunu ifade eden Yeter Yıldırım son iki yıldır geçirdiği kaza ve maruz kaldığı hastalıklar nedeniyle büyük zorluklarla mücadele ediyor. Çalışamaz durumda olduğu gerekçesi ile sağlık sigortasından aldığı asgari ücretin altında bulunan 850 euro ile yaşamak durumunda. Belçika Kralı'na bile mektup yazdığını ifade eden Yeter Yıldırım yardım taleplerinden sonuç alamadığını söylüyor.

Brüksel'de Türklerin yoğun olarak yaşadığı mahallede 11 yıldır kedisiyle birlikte tek başına hayatını sürdüren 54 yaşındaki Yıldırım ev sahibiyle de mahkemelik. Yıldırım "Oturulamaz raporu" verilen daireyi 27 Şubat'ta boşaltmak zorunda.

'Ben gurbeti seçmedim. Keşke köyümde kalsaydım'

Belçika'da büyük haksızlığa uğradığını, sistemin düzgün işlemediğini belirten Yeter Yıldırım, "Seçme şansı bırakmadılar, ben gurbeti seçmedim. Ben iki yaşındayken buraya gelmişim. O zaman ne söyleyebilirsiniz. Bana sorsalardı hayır gelmem derdim köyümde kalsaydım keşke, Denizli Babadağlıyım ben, işçi ailesi olarak ne kazandık acaba diye sorarsanız her şeyi kaybettik. Çocuk yaşta yani 8 yaşında başladım çalışmaya, elimde ne var hiç bir şey. 8 yaşında işe başlayan bir çocuk gördünüz mü siz? Yasak ama çalıştım. Aile dükkanında çalıştım. Şimdi sağlık sorunlarım var. O çocukluğumun ağır yükleri, o aile dediğimiz insanların daha rahat yaşayabilmeleri için yaptım bütün bunları, bizler onları buna hazırlamışız, ben kiracı olarak yaşıyorum oysa orada yüksek binalar var" diyor.

'Paran varsa güçlüsün'

İki odalı bir ev aradığını belirten Yeter Yıldırım, "Kadınların güçlü olduklarını biliyorum ancak güç nerededir? Paradadır. Paran varsa güçlüsün. Paran yoksa güçsüzsün. Cebinde paran varsa her yere gidersin, her evi tutabilirsin, paran olmazsa hiç bir şey yapamazsın. Ev bulmak için depozito lazım. Bir evin kirası 600-700 eurodan başlıyor. Ben 800-900 euro ile nasıl depozito hazırlayabilirim? Ben 850 euroyla 750 euroluk bir yer tuttuğumda nasıl geçineyim? Nasıl ödeyeyim yakıtımı, elektriğimi, suyumu? Ben daha yemek yemeliyim, bir tek aldığım erzaklar ile bitmiyor. Bir kedim de var. 11 yıldır evimde yaşıyorsa kedimin sağlığı da önemli. Kedi gözümün içine bakıyor ve ne oldu bizim evimize diyor. Çok duygusal. Ben onu nasıl terk edeyim?" şeklinde konuşuyor.

Devletin verdiği erzak yardımları ile karnını doyurmaya çalıştığını söyleyen Yıldırım, "Genelde tarihi geçmek üzere olan gıdalar dağıtılıyor. Ekmek çok sert, dişlerim kırılacak. Yumurta yağ ve tuz gibi bazı şeyleri vermiyorlar" diyor.

Qries