Son Dakika

Son Dakika

Yoksullukla yolsuzluk arasında sıkışan hayatlar: Belçikalı iki Türk'ün hikayesi

Okunan haber:

Yoksullukla yolsuzluk arasında sıkışan hayatlar: Belçikalı iki Türk'ün hikayesi

Yoksullukla yolsuzluk arasında sıkışan hayatlar: Belçikalı iki Türk'ün hikayesi
Metin boyutu Aa Aa

1960'lı yıllardan itibaren madenlerde çalışmak üzere Belçika'ya gelen Türk gurbetçiler, 50 yılı aşkın bir süre sonra ne durumda bulunuyor? Belçika'da yaşayan birçok Türk yoksullukla mücadele etmeye devam ediyor. Ayın sonunu getirmek için bazen yolsuzluğa da başvuruluyor ve Belçika'nın kanun boşluklarından faydalanılıyor. Yüzünün gösterilmesini istemeyen Ahmet ismini vereceğimiz bu kişi onlardan sadece biri. Euronews Brüksel stüdyolarına gelen Ahmet daha fazla sosyal yardım almak için neden eşinden boşandığını anlattı.

Eşinden boşandı ama birlikte yaşamaya devam ediyor

35 yaşında olan ve Belçika'nın en yoksul bölgelerinde bulunan bir köyde yaşamını elektrikçi olarak sürdüren Ahmet, Belçika hükümetinden daha fazla sosyal yardım almak için eşinden önce resmen boşandı daha sonra ise eşi ile birlikte yaşamaya devam etti. Şu anda çok daha iyi durumda olduğunu belirten Ahmet, pişman olmadığını, bunun bir ihtiyaç olduğunu söyledi:

"Çocuklar açtı, buzdolabı boştu, aileme yardımcı olmak için gerekeni yaptım. Komşunun evine girerek hırsızlık yapmadım, kimseye zarar vermedim. Isınmak için mazot gerekiyor, çocuklar üşüyor. Yıllar boyunca çalışıyorsun ancak birikim elde edemiyorsun. Daha sonra etrafıma bir baktım, birçok kişinin aynı şeyi yaptığını gördüm." dedi.

Belçika genelinde daha fazla gelir elde etmek amacıyla onlarca Türk çiftin boşandığı tahmin ediliyor.

"Gurur duymuyorum ama suçlu da hissetmiyorum"

"Gurur duymuyorum ama suçlu da hissetmiyorum çünkü bu bir ihtiyaçtı. Ben sadece benim için iyi olanı yaptım" diye konuşan Ahmet, ailesinin bu durumdan haberi olmadığını söyledi: "Kimilerinin bu paraya gerçekten ihtiyacı var, kimileri ise sistemdeki boşluktan faydalanıyor. Yaptıklarımdan gurur duymuyorum. Belçika'da hayat şartları oldukça zor, maaşımızla bütün ödemeleri yapamıyoruz, yetmiyor. Çok çalışmamıza rağmen hayatımızı idame ettiremiyoruz. Cezalar çok yüksek. Vergiler çok yüksek ve işin içinden çıkamıyoruz. Ev kredisini ödeyemiyoruz, borçlarımız var. Hayat zor gerçekten." dedi.

"İşsizlik maaşı kendimize zor yetiyor"

53 yaşındaki Halil 1988 yılında Belçika'ya geldiğini uzun yıllar çalıştığını ancak şu anda işsiz olduğunu ifade ediyor:

"Yaş ilerledi. Yurt dışından birçok kişi geldi. Polonyalılar, Bulgarlar, Romanyalılar geldi. Belçika yüzde 40 vergi kesiyor. Bu yüzden işe almıyorlar. Dışarıdan gelenler serbest çalışıyor. Patronların işine gelmiyoruz. Bir de yaş ilerledi. Gençlere öncelik tanıyorlar, mesleğim olduğu halde iş bulamıyorum."

Birkaç yıldır işsizlik maaşı alan Halil "İşsizlik maaşı kendimize zor yetiyor. Daha önce çalıştığım paralar ile Türkiye'de iki evim ve bir dairem var. Hepsi bu. Türkiye'de bir ev almak için gayrimeşru bir şey yapmak gerekmiyor. Euro yüksek olduğu için Türkiye'deki daire fiyatları ucuz, adam 10-15 senesini Avrupa'da geçirdiyse normal şartlarda rahatlıkla bir ev sahibi olabilir.Belçika'da 100 Türk varsa 90'ının evi var. Borçlanıyorlar, evlerini kiraya veriyorlar, bir şekilde geçiniyorlar. Herkesin Türkiye'de iyi kötü malı var. Oraya gidiyorsun 'gavurcu' diyorlar buraya geliyorsun 'yabancı' diyorlar biz de anlamadık ne olduğumuzu. Yuvarlanıp gidiyoruz. Borçlanıyorlar, evlerini kiraya veriyorlar, bir şekilde geçiniyorlar." dedi.

"İlk gelenler bir tarla, iki öküz ve ev almak için gelmiş. Daha dönecekler."

İlk gelenlerin mal varlığı edinmek için geldiğini söyleyen Halil çocuğunun "Uçağın altında" döndüğünü ifade etti. Halil "Belçika'da iyi kötü geçiniyorum, Türkiye'de ne yapacağım? Emekli olduktan sonra dönerim." dedi.

*Röportaj yapılan kişilerin sesleri kendi talepleri doğrultusunda değiştirilerek yayınlanmıştır.

Bu haberlerimizi de okuyabilirsiniz:

Belçika'nın köyünden İstanbul'a göç – Modacı Filiz Çamur'un hikayesi

Belçika’da Türklerin otoyoldaki düğün konvoyu davalık oldu