Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Covid-19 salgınının en acı sorusu: İki hasta bir solunum cihazı, hangisi öncelikli?

Covid-19 salgınında ölenlerin sayısı 38 bini geçti / Arşiv
Covid-19 salgınında ölenlerin sayısı 38 bini geçti / Arşiv   -   ©  Vincent Thian / AP
Metin boyutu Aa Aa

Astım hastası bir hemşire, kanser tedavisi gören bir büyükbaba veya kimsesi olmayan bir evsiz... Üçü de Covid-19'a yakalanmış, nefes almakta zorlanıyor ve solunum cihazına bağlanmaları gerekiyor. Peki, yeterli sayıda cihazın olmaması halinde tedavi önceliği kime verilecek?

Kimi sağlık çalışanı bu korkunç senaryo ile yüzleşmekten endişe ederken, kimileri ise kendini çoktan bu durumun ortasında buldu. Virüsün en fazla can aldığı İtalya'da, yoğun bakım ünitelerinin yetersizliğinden dolayı hasta seçmek zorunda kaldıklarını gözyaşı akıta akıta anlatan doktorları tüm dünya dinledi. İspanya'da bakımevi çalışanlarının hastalığa yakalanmaktan korkup yaşlıları ölüme terk etmesi tüyleri ürpertti.

Gezegende neredeyse varmadık ülke bırakmayan yeni tip koronavirüs, sağlık çalışanlarının "Din, milliyet, cinsiyet, ırk ve parti farklarının görevimle vicdanım arasına girmesine izin vermeyeceğime" diyerek ettiği Hipokrat Yemini'ni askıya aldıran durumlar doğurdu.

'Bir hastayı yaşatmak için bir diğerinden vazgeçmek'

Fransa ve İspanya'da, bakımevlerindeki bazı yaşlıların Covid-19 semptomları göstermelerine rağmen hastanelere sevk edilmediği biliniyor. Fransa Hastaneler Federasyonundan Maec Bourquin, salgının en yoğun olduğu bölgelerde sadece yaşama şansı olanların hastanelere gönderildiğini ifade etmişti.

Bir hastanın hayatta kalma ihtimalinin istatistiklere göre hesaplanıp, "tedaviye devam edilsin mi edilmesin mi" sorusunun doktorlar ve aile yakınları arasında mevzu olması yeni bir şey değil. Yeni olan bir hastayı yaşatmak için bir diğerinden vazgeçilmesi.

Daha önce böyle bir çıkmazla, bu yoğunlukta karşılaşmamış olan sağlık personeli şimdi sınırlı imkanları adil bir şekilde hastalar arasında nasıl pay edeceğinin hesaplarını yapıyor.

Avrupa'dan sonra ABD'de de, Covid-19 hastalarının en ihtiyaç duyduğu solunum cihazlarının yetersiz kalacağı tahmin ediliyor. Yoğun Bakım Tıp Derneği'nin (SCCM) öngörülerine göre ülkede 900 bin civarında kişinin hayatta kalabilmesi için solumun cihazına ihtiyaç olacak. ABD'deki mevcut cihaz sayısı ise tahmini 200 bin ve çoğu halihazırda hastalar için kullanılmakta.

Stefan Rousseau / AP

Salgının Amerika'daki merkez üssü haline gelen New York'ta sadece bir hastanede 24 saat içinde 13 kişi Covid-19'dan dolayı hayatını kaybetti. Kentteki vaka sayısı 30 bini bulurken, kongre merkezlerinin hastanelere dönüştürülmesi için ABD'nin yanı sıra çok sayıda Avrupa ülkesinde de zamanla yarışılıyor.

Sağlık çalışanları triyajla tanıştı

Hazırlıklar fiziki alanla sınırlı değil. Bu süreçte sağlık personeli de ellerindeki kısıtlı kaynakları acil bir durumda pay etme ile ilgili hükümetin ve tıp otoritelerinin tavsiyelerini gözden geçiriyor.

Tedavide öncelik sırası ile ilgili uluslararası çapta öne çıkan genel prensip: "Çoğunluğun çıkarını gözetmek ve iyileşme ihtimali daha yüksek olanlara öncelik vermek."

Savaş döneminde uygulanan, kimin kurtarılıp kimin kurtarılamayacağına dair 'triyaj'ın hangi esaslara göre belirlendiği ucu açık tartışmalara da zemin hazırlıyor.

Uzmanların hazırladığı tavsiye metinleri ne diyor?

Son haftalarda ABD'deki çok sayıda sağlık kurumu, öncelik verilmesi gereken hastalarla ilgili, Pittsburg Üniversitesi'nden Dr. Douglas White'ın hazırladığı rehberi referans aldı. "Belli grupların tedavi edilmesini doğrudan engellemek etik tartışmaları da beraberinde getiriyor" diyor Dr. Douglas White.

New York eyaletinin Sağlık Bakanlığının yönetmeliğinde, acil durumlarda solunum cihazlarının sınırlı sayıda olması halinde, kritik hastaların tedavi dışında tutulabileceği yazıyor. Aynı yönetmelikte, bu kararın 'yaş'a göre alınmasının ise ayrımcılık olacağı belirtiliyor. Çocuklar söz konusu olduğunda ise "toplumsal tercihin çocukların kurtarılmasından yana" olması gerekçe gösterilerek ancak bir çocuğun hayatı söz konusu olduğunda "yaş" kıstasının devreye girebileceği ifade ediliyor.

'Makinaya bağlı kalacağı bilinen hastaların tedavisinden vazgeçilebilir'

Alman tıp derneklerinin, Covid-19 ile ilgili sağlık kurumlarına hitaben bu hafta yayınladığı tavsiyelerde de bir hastanın yaşının tek başına belirleyici kriter olmamasının altı çizildi. Cihaz sıkıntısı yaşanılan durumlarda ise geri kalan hayatlarını makinaya bağlı olarak geçirecek hastaların solunum cihazına bağlanmamaları tavsiye edildi.

Claudio Furlan / AP

Bu metinde ayrıca, ölüm-kalım ile ilgili bu büyük sorumluluğu doktorlara yüklememek için kararı vermek üzere, doktorlardan bağımsız bir triyaj ekibinin kurulması da önerildi. Hasta sınıflandırmasında son sözü söyleyecek olan ayrı bir ekibin oluşmasıyla ırk, cinsiyet ve sosyal statü gibi farklılıklara bakılmaksızın herkese adil davranılması hedefleniyor.

Biyoetik araştırma enstitüsü Hasting Center'den Nancy Berlinger, "Bu korkunç karar alma noktasında, doktor ve hemşireleri yalnız bırakmamak gerek" diyor.

Ancak Berlinger, sosyal eşitsizliğin salgında da ayrımcılığa davetiye çıkardığını hatırlatıyor. Örneğin, sağlıklı yaşam imkanı olmayan yoksulların salgın hastalığı daha ağır geçiriyor olması, bu kişilerin hasta tercihinde son sıralarda yer alması anlamına da geliyor.

'Cihaza bağlı kalma süresi kriter olabilir'

Bazı uzmanlar, kimin tedavi edileceği ile ilgili kararlarda, bir hastanın solunum cihazına ne kadar bağlı kalacağının da bir kriter olabileceği görüşünde.

Bu tezi savunan uzmanlara göre, belirli bir zaman zarfında, bir cihazla kaç kişinin iyileşeceği ihtimali, yapılan hesaplamalarda göz önünde bulundurulabilir.

Söz konusu senaryo, yaşına veya iyileşme ihtimaline bakılmaksızın, bazı hastaların sadece hastanede kaldığı vakitten dolayı yaşamlarının sonlandırılması riskini de beraberinde getiriyor. Daha fazla hastaya müdahale edebilmek için doktorların diğer hastaların tedavisine son vermesinden korkuluyor.

Pandemide ilkeler devre dışı, hasta ve yakınları uyarılmalı

Tıp dergisi New England Journal of Medicine'de geçen hafta yayınlanan bir makalede şu anki kriz ortamında mevcut ilkelerin geçerli olmadığı ifade edildi. Makalede, hayati önem taşıyan bir imkanın, rızası olmaksızın bir hastadan diğerine aktarılmasının da insan öldürme sayılmayacağı" yazıldı.

Gözden çıkarılan hastalar için de morfin stoğu arttırılmalı

Makaleyi kaleme alan uzmanlar, hasta ve yakınlarının bu gerçekle yüzleşmesi gerektiği gibi, tedaviye son verilme ihtimaline karşı ilgili kişilerin uyarılması gerektiği görüşünde.

Duke Üniversitesi Biyoetik Bölümü'nden Philip Rosoff, sağlık kurumlarının envanterinde hayatta kalabilecekler için malzeme ve cihaz sayısı arttırılırken, aynı zamanda gözden çıkarılan hastalar için de morfin stoğunun arttırılmasının elzem olduğunu söylüyor.

İtalya'da pandeminin merkez üssü Bergamo'daki bir hastanede görev yapan Dr.Luca Lorini, salgında uygulanan triyajı organ nakli sıralamasına benzetiyor: "Bir kalp ve organ nakli bekleyen 10 hasta var, kim öncelikli? Yaşama şansı daha fazla ve daha uzun olan".