Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Müzikalin Türk yıldızı Lori Şen, İngiliz prensesi için yazılan eserde Lady Di'yi canlandıracak

euronews_icons_loading
Lori Şen
Lori Şen   -   ©  Erika Arias
Metin boyutu Aa Aa

Mezzo soprano Lori Şen, ABD'de pandemi sonrasında prömiyeri yapılması beklenen ve Lady Diana'nın hayatı üzerine yazılan 'Queen Of The People's Hearts' müzikalinde Lady Diana'yı canlandıracak.

Sağlık önlemleri sebebiyle müzikalin ya eylül ayında, ya da 2021’in ilk aylarında gerçekleşmesi öngörülüyor.

Şen, İtalyanlar tarafından 'La Diva Turca' olarak anılan ve sesiyle sınırları aşan opera sanatçısı Leyla Gencer'in ardından yurtdışında alanında isminden en çok söz ettirmeye aday mezzo sopranolardan biri.

Lori Şen, Frostburg State University ve Peabody Preparatory of The Johns Hopkins University’de öğretim görevlisi olarak şan dersleri verirken, bir yandan da performans kariyerini sürdürüyor ve ABD’nin birçok eyaletinde resitaller veriyor. Birlikte sahne aldığı ünlü sanatçılar arasında piyanistler Milena Gligic, Philip Everingham, Alex Chan, Ying-Shan Su ve Alexei Ulitin, violist Kimia Hesabi, gitarist Jeremy Lyons, ve besteciler William Kenlon ve Brian Field bulunuyor.

Fizik eğitiminden mezzosopranoluk kariyerine

Şen, aslında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde fizik okurken vaktinin büyük kısmını fizikten ziyade müzikle geçirince ve üniversitenin ilk yılından beri müzikal tiyatro temsilleri yapmaya başlayınca geleceğe dair kararını net bir şekilde vermiş.

O dönemde Yıldız İbrahimova’dan seçmeli caz vokal, Durul Gence’den de seçmeli caz tarihi dersleri almış, kendi ifadesiyle “fiziğin içinde bile müziği bulmuş.”

ODTÜ’nün ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na şan öğrencisi olarak kabul edilmesiyle birlikte klasik şan eğitimi başlamış. 2012 yılında Fulbright bursiyeri olarak Princeton, New Jersey’de Westminster Choir College adlı müzik okuluna “Vokal Pedagoji ve Performans” üzerine yüksek lisans yapmak üzere kabul edilen Şen’in, daha sonra Maryland Üniversitesi’nde şan üzerine doktora eğitimiyle devam eden Amerika macerası öğrenci vizesiyle başladı.

Lady Diana ile tanışma

Lady Diana’nin ünlendiği yıllarda henüz çocuk yaşta olan Şen’in Prenses Diana'nın kişiliğine ilgi duyması yakın bir tarihe, Pavarotti ile Diana’nın tanışmasının da konu edildiği bir belgesel filmi izlemesine denk geliyor.

euronews Türkçe’ye konuşan Şen, “İlk defa o zaman Lady Diana’nın aslında biraz isyankar bir kişiliği olduğunu, saygı çerçevesindeki inatçılığını, insana verdiği değeri, yardımseverliğini ve biraz da bu nedenlerle kraliyette dışlandığını öğrendim. Birkaç ay sonrasında da müzikalin söz yazarı ve bestecilerinden Angela Knight ile tanıştım ve bana Queen of the People’s Hearts müzikalinden bahsetti. Beklenmedik bir sürpriz ile zevkle ve heyecanla araştırdığım Lady Diana’yi canlandıracaktım” diyor.

Şen, “Sınırlara başkaldırarak kalbinin sesini dinleyen ve içinde bulunduğu koşullara rağmen hayatta hayranlık uyandırıcı bir duruş sergileyen biri” olarak tanımladığı Diana’ya müzikalde duru sesiyle hayat verecek.

Şen'in Lady Diana rolü icin seçilmesi ise tesadüfler zincirinin ve kendisinin elde ettiği başarıların bir sonucu: Maryland Lyric Opera'nın gecen Eylül'deki Cavalleria Rusticana temsilinin provalarında yıllardır Washington National Opera ile çalışan Angela Knight adlı bir soprano ile tanışmış. Knight, Şen'in hem klasik müzik, hem de caz ve müzikal söylediğini duymuş.

Besteci Randal Dewey ile beraber Prenses Diana ile ilgili farklı müzik stillerini birleştiren yeni bir müzikal yazdıklarını ve Nisan ayında da müzikalin prömiyerinin gerçekleseceğini anlatan Knight, Şen'e, "Bütün rolleri verdik, fakat hala Lady Diana'yi arıyoruz. Seni bir dinlemek istiyorum." dedi.

Şen sonraki süreci adeta yeniden yaşayarak anlatıyor: "Birkaç gün sonra bu vesile ile görüştük ve kendisine kendimi dinlettim. "On gün sonra bütün kast ile bir araya gelip müzikali baştan sona küçük bir seyirci kitlesine sergileyeceğiz. Tepki ölçmek istiyoruz. On günde bu rolü öğrenebilir misin?" dedi. Bu kadar yıl icinde bu kariyer ile ilgili öğrendim ki önünüze gelen bütün performans fırsatlarına, ne kadar zor veya imkansız görünmesine bakmaksızın "Evet! Tabii ki yaparım!" diyeceksiniz, ondan sonra da yemeyip, icmeyip, uyumayip hazırlanacaksınız ve yetiştireceksiniz. On gün içinde bütün şarkıları ve replikleri öğrendim. Bu performanstan sonra rolu bana verdiklerini belirttiler ve kontratı imzaladık."

Yeni bir öğrenme sürecinden geçen Şen replikleri İngiliz aksanıyla telaffuz etmek zorunda olacağı için İngiliz aksanı çalışıyor.

Opera Nova
Opera NovaOpera Nova

Türkiye'de sergilenecek mi?

Peki müzikal Türkiye’de sergilenecek mi? Şen, bütçe ve sponsorluk sağlanırsa bunun mümkün olacağı müjdesini veriyor.

Şen, “Parçası olduğum projelerle en büyük dileğim Türkiye’nin zengin kültürünü tanıtmak ve en iyi şekilde temsil etmek. Nerede olursam olayım, bulunduğum yer ile Türkiye arasında bir köprü oluşturmak istiyorum. Bu yaklaşımla birkaç ay önce müzikalin besteci ve yapımcıları Angela Knight ve Randal Dewey ile yaptığım bir görüşmede bunu onlara sordum. Gözleri parlayarak, “Türkiye’de bu müzikali sergilemek harika olur!” dediler” diyor.

Şen’in Amerika’daki müzisyen arkadaşlarıyla üzerinde calıştığı, Türk eserlerinin de sergileneceği birkaç proje var. Örneğin, Eylül ayinda Washington D.C. Yunus Emre Enstitüsü sponsorluğuyla Koreli soprano Lilly Ahn ve piyanist Ieseul Yoen ile bir projesi hayat bulacak ve Kore ile Türkiye’nin 6. yüzyıla dayanan dostluğunun anlatılacağı, Kore ve Türk eserlerinin seslendirileceği sunumlu bir dinleti verecek.

Şen’in heyecanla beklediği bir diğer proje ise, bandoneoncu Heyni Solera ile tango projesi. 2021 yılında sergilenmek üzere hazırlanan, tangoyu ve tangonun Türkiye’deki yerinden bahsedilecek bu dinletide Arjantin ve Türk tango eserleri seslendirilecek. Şen’in yakın tarihli bir diğer projesi de Amerikan-Mısırlı soprano Fairouz Foty ile Orta Doğu müziği ile Klasik Batı müziğinin etkileşimini anlatacağı, Klasik Batı müziği eserlerinin yanı sıra Türkçe ve Arapça eserler de seslendirecekleri bir sunumlu dinleti olacak.

Westminster Opera Theater
Westminster Opera TheaterWestminster Opera Theater

Genç sanatçılara tavsiyeler

Peki Şen Türkiye'de opera ve müzikallere olan ilgiyi nasıl değerlendiriyor ve bu alanda kendisini geliştirmek isteyen genç sanatçılara nasıl bir yol haritası çiziyor?

"Sanat ve müziğin gunümüzde hem maddi hem manevi anlamda hakettikleri değeri görmedikleri malum. Bunu sadece Türkiye icin söylemiyorum. Birçok ülkede, akademik veya diğer enstitülerde bütçe kaygısı olduğu zaman ilk kurban edilen alanlar sanat ve müzik oluyor. Buna ek olarak opera ve genel olarak klasik müziğe olan ilginin, sayılı ülkeler dışında, eskiye kıyasla azalması, bu alanlarda sanatını icra eden müzisyenler icin işi daha da zorlaştırıyor" diyor Şen ve ekliyor:

"Türkiye’de bir opera temsili bileti ücreti ile bir gece mekanında popüler bir şarkıcıyı dinlemek için ayrılan bütçeyi karşılaştırınca durum ortada. Sanırım operaya olan ilginin azalmasının bir sebebi de, özellikle seçeneklerin bol olduğu gunümüzde, insanların kendinden bir şey bulabileceği veya kendi kimliği ile ilişkilendirebileceği konulara ve aktivitelere yönelmesi. Fakat son zamanlarda Turk operasının zenginleşmesi ve yeni Turk eserlerinin yazılıp sahnelenmesi ile operanın gittikçe daha çok ilgi göreceğine inanıyorum."

Şen ayrıca gerek eğitim gerekse iş imkanları peşinden koşmak üzere yurtdışında kariyer yapmak isteyen Türk müzisyenlerinin burslarla desteklenmesi gerektiğine işaret ediyor.

"Türk müzisyenlerin sahip olduğu çok onemli bir avantaj var. Türkiye’nin zengin tarihi, kültürü ve dünyanın az yerinde görülen kültürel çeşitliliği ister istemez kişinin sanatına yansıyor. Böyle bir zenginliğe sahip kaç ülke var? Bunu, sanatını icra ederken ifadesinde kullanan müzisyenler, dünyanın neresinde olurlarsa olsun, özgünlükleriyle fark yaratıyorlar."

Türkiye'de 2018-2019 sezonunda, bir önceki sezona göre opera ve bale seyirci sayısı yüzde 10 artarak 322 bin 189 düzeyine ulaştı. Ancak opera ve bale salonlarında oynanan eser sayısı, önceki sezona göre yüzde 11,4 azalarak 179'a geriledi ve bunların 84'ünü yerli, 95'ini ise yabancı eserler oluşturdu. Opera ve Bale Genel Müdürlüğü'ne bağlı opera ve balelerde, söz konusu dönemde, 2 bin 416 kişi görev yaptı ve bunların yüzde 44,1'ini kadın çalışanlar oluşturdu.