Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Erdoğan: Faizi ve sömürüyü reddeden yapısıyla İslam iktisadı, krizden çıkışın anahtarıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan   -   ©  Murat Çetinmühürdar / TCCB/Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İnsani, ahlaki ve çevreci karakteri faizi ve sömürüyü reddeden yapısıyla İslam iktisadı krizden çıkışın anahtarıdır.” dedi. Erdoğan, ikinci çeyrekte salgın tedbirleri nedeniyle bir gerileme olsa da yılın tamamı için çok ümitvar bir tablo beklediklerini söyledi.

Erdoğan, Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Konferansı'na (IIEFC) telekonferansla katıldı.

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bu salgın dönemini en az hasarla atlatan ülkelerin başında yer aldığını belirterek, güçlü sağlık alt yapısının yanında vatandaşlara sundukları kapsamlı ekonomik ve sosyal destek paketleriyle zor bir sınavı başarıyla verdiklerini söyledi.

Gelir durumu ne olursa olsun, hiçbir insanı sahipsiz bırakmadıklarını dile getiren Erdoğan, "Kendi insanımızın ihtiyaçlarını karşılamanın yanında dünyanın 125 ülkesine sağlık yardımında bulunduk. 'İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır' tavsiyesine uygun şekilde elimizdeki imkanları hiçbir ayrım yapmadan tüm insanların istifadesine sunduk." dedi.

“İslam iktisadı krizden çıkışın anahtarıdır”

Türkiye ve dünyadaki son ekonomik gelişmelere değinen Erdoğan, “İslam iktisadı krizden çıkışın anahtarıdır.” ifadesini kullandı.

“Bu çarpık yapının alternatifinin insanı merkeze alan, emeği yücelten, haksız kazanca müsaade etmeyen İslami ekonomi ve finans modeli olduğunu" söyleyen Erdoğan şunları söyledi: "İnsani, ahlaki ve çevreci karakteri faizi ve sömürüyü reddeden yapısıyla İslam iktisadı krizden çıkışın anahtarıdır. Geleceğin dünyasında faize ve sömürüye dayalı mevcut ekonomik sistemin yerini risk paylaşımının esas olduğu katılımcılığa bırakacağına inanıyorum. Nitekim gelişen teknoloji ve fintek uygulamalarının İslami finans araçlarını dünya genelinde yaygınlaştırdığını görüyoruz."

Erdoğan, kar, zarar ortaklığına göre çalışan İslami finans kurumlarının, faize bulaşmak istemeyen yüz milyonlarca insanın da önemli bir ihtiyacını giderdiğini ifade ederek, bu kurumların son yıllarda özellikle yaşanan ekonomik şokları başarıyla atlatarak, geniş kitlelerin de dikkatini çektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'na göre, gelişmekte olan ülkelerdeki toplam yatırım ihtiyacının yılda yaklaşık 3,9 trilyon dolar olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Mevcut yatırım seviyelerinin 2,5 trilyon dolar civarında olduğu göz önüne alındığında ortada büyük bir finansman açığı vardır. Bu açığın giderilmesinde katılım finans kurumları inisiyatif alabilir, öncü bir rol üstlenebilir. Uzun vadeli büyük altyapı yatırımlarının finansmanı için sukuk gibi ürünlerin kullanımının yaygınlaştırılması gerekiyor. Elbette tüm bunların hayata geçirilmesi noktasında siyasetçiler kadar siz değerli akademisyenlere, üniversitelerimize de önemli görevler düşüyor. Hep birlikte bu sorumluluğu yerine getirdiğimizde önümüzde yeni fırsat pencerelerinin açılacağına inanıyorum."

İslami finans kurumlarının sektörden aldığı pay üç kat arttı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de son 18 yılda katılım ortaklığına dayalı alternatif modellerin finans sistemine entegre edilmesi için pek çok önemli adım atıldığını vurgulayarak, "İslami finans kurumlarımızın sektörden aldığı pay 2002 yılında yüzde 2 bile değilken, biz bunu 3 kattan fazla artışla yüzde 6,3'e yükselttik. Ülkemizde katılım finansının potansiyelinin yüzde 20'ye yakın olduğunu gösteren araştırmalar bulunuyor. İnşallah 2025'e kadar bu oranları yakalamayı planlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Devletin sahiplenmesiyle katılım esasına göre faaliyet gösteren ortaklıkların sayısının 6'ya çıktığını ifade eden Erdoğan, katılım finans kuruluşlarının 2005 yılında 10 milyar lira olan aktif büyüklüğünün 2020 yılı mart ayı itibarıyla 319 milyar liraya ulaştığını söyledi.

Albayrak: Hedefimiz Türkiye'yi faizsiz finansın merkezi haline getirmek

Toplantıya yine telekonferansla katılan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ise "Hedefimiz Türkiye'yi, gelişmiş finansal altyapısı, genç, dinamik nüfusu ve nitelikli iş gücünün yanında jeostratejik konumuyla İstanbul Finans Merkezi'nin sağlayacağı avantajlarla dünyada faizsiz finansın merkezi haline getirmek." dedi.

Albayrak, "Türkiye'de katılım finans kuruluşları 2005'te yasal olarak banka statüsü kazanmış, o tarihten bu yana yıllık yüzde 23'lük büyüme hızıyla konvansiyonel bankaları geride bırakmış, aktif büyüklük olarak pazar payı ise yüzde 2,4'ten yüzde 6,5'e yükselmiştir." diye konuştu.

"Ülke kaynaklarının yurt dışına akışının önüne geçilmesi için Katılım Reasürans Fonu kurma sürecini başlattık" ifadesini kullanan Bakan Albayrak, "Başta kitle fonlaması olmak üzere alternatif finans alanında da katılım finansmanının yaygınlaşması ile ilgili destekleyici adımlar atıyoruz." dedi.