Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü: Türkiye'de polis ve bekçiler kötü muamelede bulunuyor

Ankara'da gözaltına alınan bir gösterici (arşiv)
Ankara'da gözaltına alınan bir gösterici (arşiv)   -   ©  Burhan Ozbilici/AP
Metin boyutu Aa Aa

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), polis ve gece bekçilerinin son iki ayda Diyarbakır ve İstanbul'da gerçekleşen 6 farklı olayda en az 14 kişiye yönelik ciddi hak ihlallerinde bulunduklarına dair güvenilir kanıtlar olduğunu açıkladı.

"Vakalar, kaygı verici şekilde, yakalama esnasındaki şiddet, dayak ve diğer kötü muamelelerin genel olarak alıkoyma süreci boyunca artan şiddetin bir parçası olduğunu göstermektedir. İlgili hadiselerin kapsamlı şekilde soruşturulması gerekmektedir" denilen HRW'nin açıklamasında, vakaların dördünde, yetkililerin istismar iddialarını soruşturmak için taahhütte bulunmak yerine, bunu açıkça reddettiklerini kaydetti.

HRW Program Direktörü Yardımcısı Tom Porteous, konuyla ilgili açıklamasında, "Özellikle Diyarbakır'daki son olaylarda, polis şiddeti, işkence ve kötü muameleye ilişkin vakalarla karşı karşıya kalındığında, polis kabahatlerini neredeyse refleksvari bir şekilde inkar etmek ne yazık ki tanıdık ancak kabul edilemez bir durum." sözleriyle eleştirdi.

Porteous, "Türk makamları bu ciddi kötü muamele iddialarını derhal soruşturmalı ve sorumluların hesap vermesini sağlamalıdır." ifadelerini kullandı.

"Darbe girişiminden bu yana polis işkencesi belirgin şekilde arttı"

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün açıklamasında ayrıca şu ifadeler yer aldı:

"Son beş yılda, özellikle 2016 yılındaki Türkiye'deki başarısız darbe girişiminden bu yana, gözaltında polis tarafından yapılan işkence ve kötü muamele belirgin bir şekilde artmıştır. Üst düzey yetkililerin vakaları kınamaması ve iddiaları soruşturmak yerine örtbas etmeye hazır olmaları, güvenlik güçleri için yaygın bir cezasızlığa sebebiyet vermiştir. İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından son yıllarda belgelenen diğer kötü muamele ve işkence vakalarında mağdurlar adalete ulaşamamıştır. Türkiye, işkenceye tahammül etme, işkence iddialarını yüzeysel şekilde reddetme ve gözaltındaki şüphelilerin yaralanma ve ölümlerinin ne şekilde gerçekleştiğine dair ikna edici olmayan açıklamalar yapma konusunda uzun ve kötü bir geçmişe sahiptir.

Muhalefet milletvekilleri işkence veya kötü muameleyle ilgili olarak sıklıkla Meclis'e yazılı soru önergeleri sundular. Meclis kuralları uyarınca 15 gün içinde sorulara cevap verme yükümlülükleri bulunmasına rağmen, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları çoğu soruya cevap vermedi. İçişleri Bakanlığı, Mayıs 2019'da ülkenin güneydoğusundaki Şanlıurfa'da 55 erkek ve kadına işkence edilmesi iddialarına ilişkin bir soruyu 'güvenlik güçlerine karşı asılsız ifadeler ve karalama kampanyaları' olarak niteleyerek reddetti. İlgili şikayetler soruşturulmadı"

"Geçmiş olayları soruşturmadaki başarısızlık"

Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni en fazla ihlal ettiği tespit edilen Avrupa Konseyi üyesi devlet olma rekorunu koruduğu' belirtilen HRW'nin açıklamasının devamında, "İhlal kararlarının yüzlercesinde insanlık dışı, aşağılayıcı muamele ve işkence ihlalleri ile bu ihlallerin soruşturulmadığı tespit ediliyor. Türk makamları, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 2017 yılında yayınlanan bir raporda belgelediği vakalara ilişkin etkili soruşturma yürütmekte de başarısız oldu. Van'ın Gevaş ilçesinde gözaltına alınan dört kişinin 2017 yılının Haziran ayında yedi polis memuru tarafından işkence gördüğü olaya ilişkin soruşturma, sadece bir memurun yargılanması ile sonuçlandı" değerlendirmesi yer aldı.