Roket, çarpma anında saatte yaklaşık 8 bin 690 kilometre hızla, yani ses hızının yaklaşık yedi katı hızla ilerliyordu. Bu da saniyede yaklaşık 2,4 kilometrelik bir hıza karşılık geliyor.
SpaceX'e ait kullanılmayan bir Falcon 9 roketinin üst kademesi, yaklaşık 18 ay boyunca uzayda sürüklendikten sonra çarşamba günü Ay yüzeyine çarptı.
Bilim insanlarına göre çarpışma, insanlığın Ay'la kurduğu ilişkinin değişmeye başladığını gösteren önemli bir dönüm noktası.
Ses hızının 7 katıyla Ay'a çarptı
Falcon 9'un yaklaşık 12-14 metre uzunluğundaki ve 4-4,5 ton ağırlığındaki üst kademesi, Firefly Aerospace'in Blue Ghost Ay aracını uzaya taşıdıktan sonra görevini tamamlamış ve Dünya yörüngesinde bırakılmıştı. Ancak Güneş ve Ay'ın kütle çekimi, Güneş rüzgârları ve diğer yörüngesel etkiler zaman içinde roketi Ay'a doğru sürükledi.
Roket, çarpma anında saatte yaklaşık 8 bin 690 kilometre hızla, yani ses hızının yaklaşık yedi katı hızla ilerliyordu. Bu da saniyede yaklaşık 2,4 kilometrelik bir hıza karşılık geliyor.
Bilim insanlarının hesaplamalarına göre çarpışmanın enerjisi yaklaşık 3 ton TNT'ye eşdeğerdi.
Çarpmanın Ay'ın batı kenarındaki Einstein Krateri yakınlarında gerçekleştiği değerlendiriliyor. Oluşan yeni kraterin 20-30 metre genişliğinde, yaklaşık 4-5 metre derinliğinde olduğu düşünülüyor. Bu boyutlar Ay ölçeğinde küçük olsa da, NASA'nın Lunar Reconnaissance Orbiter (LRO) uydusunun önümüzdeki günlerde krateri görüntüleyebileceği tahmin ediliyor.
Çarpma anı neden görülemedi?
Çarpışmanın oluşturduğu ışık parlamasının bir saniyeden bile kısa sürdüğü ve çıplak gözle görülemeyecek kadar sönük olduğu düşünülüyor.
Buna karşılık bilim insanlarının asıl ilgisini çeken, çarpmanın ardından oluşan dev toz bulutu. Ay'da atmosfer ve rüzgâr bulunmadığı için fırlayan toz ve kaya parçalarının onlarca dakika boyunca uzayda asılı kalabileceği, hatta kilometrelerce yüksekliğe ulaşabileceği öngörüldü.
Yer teleskopları ile NASA'nın Lunar Reconnaissance Orbiter'ı ve Güney Kore'nin Danuri (Korea Pathfinder Lunar Orbiter) uydusu olay öncesinde bölgeyi görüntülemek üzere görevlendirildi. Ancak çarpışma anında hiçbir uzay aracı uygun konumda değildi. Bilim insanları şimdi çarpışma öncesi ve sonrasına ait görüntüleri karşılaştırarak yeni oluşan krateri incelemeyi planlıyor.
Ay'a çarpan insan yapımı ilk cisim değil
Aslında insanlık 65 yılı aşkın süredir Ay'a kasıtlı olarak uzay aracı çarpıştırıyor.
1959 yılında Sovyetler Birliği'nin Luna 2 aracı, başka bir gök cismine ulaşan ilk insan yapımı araç olurken bunu kontrollü bir çarpışmayla başardı. Ardından NASA'nın Ranger görevleri de yumuşak iniş teknolojisi henüz gelişmediği için son ana kadar fotoğraf gönderip Ay'a çarptı.
Apollo programında NASA, astronotların Ay'a yerleştirdiği sismometrelerin Ay'ın iç yapısını inceleyebilmesi amacıyla birkaç Saturn V roketinin üst kademesini de bilinçli olarak Ay'a düşürdü. Yaklaşık 13-14 tonluk bu roket parçaları, bugünkü Falcon 9 üst kademesinden yaklaşık üç kat daha ağırdı.
2009'daki LCROSS görevinde de Cabeus Krateri'ne kasıtlı olarak bir Centaur roket kademesi çarptı. Ardından geçen uzay aracı, oluşan toz bulutunu analiz ederek Ay toprağında su buzu bulunduğunu doğruladı.
Sonraki yıllarda ESA'nın SMART-1, NASA'nın GRAIL ve LADEE görevleri de kontrollü biçimde Ay yüzeyine indirildi.
Falcon 9'un çarpması ise planlanmış değildi. Ancak bilim insanları bunun aylar öncesinden farkındaydı ve çarpışmanın nerede gerçekleşeceğini büyük ölçüde hesaplayabiliyordu.
Benzer bir olay 2022 yılında da yaşanmış, eski bir Çin roketinin üst kademesi Ay'ın uzak yüzüne çarparak iki krater oluşturmuştu.
Ay sürekli bombardıman altında
Ay'ın milyarlarca yıldır gördüğümüz bütün kraterleri göktaşı çarpışmalarıyla oluştu. Atmosfer bulunmadığı için küçük taşlar bile kozmik hızlarla yüzeye ulaşabiliyor ve düzenli olarak yeni kraterler meydana getiriyor.
Astronomlar bu küçük çarpışmaların oluşturduğu kısa süreli ışık parlamalarını rutin olarak gözlemliyor. Hatta son aylarda Ay çevresinde görev yapan Artemis astronotları da Ay'ın gece tarafında birkaç olası meteor çarpmasını gözlemlediklerini bildirmişti.
Asıl mesele Ay'ın değişen geleceği
Falcon 9 çarpmasını önemli kılan şey ise Ay'ın artık ıssız bir gök cismi olmaktan çıkmaya başlaması.
Bugüne kadar Ay yüzeyi büyük ölçüde ıssızdı. Oluşan her yeni krater, milyarlarcasının arasına bir yenisini ekliyordu. Ancak önümüzdeki yıllarda bu durum değişecek.
ABD, Çin ve birçok ülke Ay'ın özellikle güney kutbu çevresinde uzun süreli görevler planlıyor. Ticari şirketler bilimsel ekipman taşımaya hazırlanıyor. Kalıcı araştırma üsleri, radyo teleskopları ve gelecekte insanlı yaşam alanları gündemde.
Bu nedenle gelecekte meydana gelecek kontrolsüz çarpışmalar yalnızca yeni bir krater anlamına gelmeyecek.
Bunlar bilimsel açıdan değerli bölgeleri tahrip edebilir, hassas teleskopların üzerine aşındırıcı Ay tozu saçabilir, araştırma istasyonlarına zarar verebilir veya astronotlar için güvenlik riski oluşturabilir.
Bilim insanları gelecekte Ay'da uzay trafiğinin yönetilmesi, görevini tamamlayan araçlar için özel "bertaraf bölgeleri" oluşturulması ve bilimsel açıdan önemli alanların uluslararası anlaşmalarla korunması gerekebileceğini düşünüyor.
Uzay çöpleri tartışmasını yeniden gündeme getirdi
Falcon 9 kazası aynı zamanda uzay çöpleri konusunu da yeniden tartışmaya açtı.
Dünya'nın alçak yörüngesi son yıllarda artan roket fırlatmalarıyla giderek kalabalıklaşıyor.
Uzmanlar, görevini tamamlayan büyük roket parçalarının rastlantısal biçimde Ay'a veya başka gök cisimlerine yönelmesinin gelecekte daha ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtiyor.