Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

DEVA Partisi'nden Türk Lirası'nın değer kazanması için hükümete 10 tavsiye

İstanbul'da bir döviz bürosu tabelası
İstanbul'da bir döviz bürosu tabelası   -   ©  Emrah Gurel/AP
Metin boyutu Aa Aa

Türk Lirası'nın yabancı para birimleri karşısında son haftada hızla değer kaybetmesinin üzerine Ali Babacan önderliğindeki Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) hükümete tavsiyelerde bulundu.

Parti tarafından yapılan açıklamada liradaki değer kaybının yatırımcıları uzaklaştırdığı ve ekonomiyi yavaşlattığı belirtilirken, "Türk Lirası’ndaki değer kaybı toplumun satın alım gücünü azaltmaktadır. Özellikle ücretli kesimin geliri enflasyon karşısında erimekte ve yoksulluk yaygınlaşmaktadır" ifadelerine yer verildi.

Yazıda mali problemlerin temel sebebi olarak 'kötü yönetim' gösterilirken, "Ekonomideki sorunların sebebinin sadece ekonomi politikalarıyla ilgili olmadığının altını çizmekte fayda görüyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi yaşanmakta olan sorunları daha da ağırlaştırmıştır. Hukukun üstünlüğü ilkesinin yok sayılması başta olmak üzere, kurum ve kuralların zayıflaması, kişisel yaklaşımların baskın hale gelmesi yatırımcıların ve iş dünyasının geleceğe güvenle bakmasını engellemektedir" denildi.

Türk Lirası'nın değerini artırmak için 10 tavsiye

Bu kapsamda DEVA Partisi, Türk Lirası'nın yeniden güçlendirilmesi ve ekonomin düzeltilmesi için hükümete 10 tavsiyede bulundu.

Tavsiyeler şöyle sıralandı:

"1. DEVA Partisi olarak 17 Mart ve 18 Nisan’da açıkladığımız önerileri içeren, içsel tutarlılığa sahip, teknik kalitesi yüksek ve güven veren orta vadeli bir program katılımcı bir anlayışla hazırlanmalı ve kararlılıkla uygulanmalıdır. Bu planda iç ve dış finansman dengelerine ilişkin gerçekçi ve tutarlı bir çerçeve ortaya konulmalıdır. Planda alınan olağanüstü mali ve parasal önlemlerin orta vadede nasıl normalleştirileceğine ilişkin yol haritasına da yer verilmelidir.

2. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, elindeki tüm araçları enflasyon hedeflemesi, dalgalı kur ve serbest sermaye hareketleri anlayışına uygun, bağımsız ve etkin bir biçimde kullanmalıdır.

3. Merkez Bankası rezervlerini güçlendirecek her türlü dış finansman imkanını değerlendirme konusunda azami çaba gösterilmelidir.

4. Kamu bankaları vasıtasıyla şeffaflıktan uzak ve hedeflenen etkileri sağlamakta başarısız olan döviz müdahaleleri ivedilikle sonlandırılmalıdır

5. Başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankaları, fayda ve risk analizlerine dayanmadan ucuz ve kolay kredi vermeye zorlamaktan vazgeçilmelidir. Bu doğrultuda aktif rasyosu uygulamasına son verilmelidir.

6. Bütçe disiplinini sağlayacak mali kural hayata geçirilmelidir. Bütçe birliği, bütünlüğü ve disiplini yeniden tesis edilmelidir. Varlık Fonu gibi şeffaflıktan uzak uygulamalara son verilmelidir. Bunun yanında, bütçe açığının kontrolünde verimsiz kamu harcamalarının ve israfın kontrol altına alınması öncelikli olmalıdır.

7. TCMB bilançosunda yıllardır biriktirilen ihtiyati yedek akçe kalemi bütçe açığının finansmanında şeffaflıktan uzak bir biçimde kullanılmıştır. COVİD-19 gibi ortaya çıkabilecek ani risklere kalkan olabilecek bu tarz tasarruflara yönelik keyfi uygulamalara bir daha başvurulmamalıdır.

8. Kamu yatırımları ve Kamu Özel Sektör İşbirliği uygulamaları şeffaflığı, katılımcılığı, yerindeliği ve etkinliği esas alan bir anlayışla yürütülmelidir.

9. TÜİK’e güçlü bir bağımsızlık kazandırılmalı ve yayınladığı istatistiklerin kalite ve güvenilirliği en üst düzeye çıkartılmalıdır.

10. Şahıs ve parti bazlı dar politik çıkarlar uğruna izlenen popülist politikalar bir kenara bırakılarak, kural ve kurum bazlı ekonomi yönetimine geçişi sağlayacak ve ekonomi yönetiminin kurumsal kapasitesini güçlendirecek düzenlemeler süratle hayata geçirilmelidir."