Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

ABD, Mısır ile baraj krizini çözmediği için Etiyopya'ya yapılan yardımları askıya aldı

Etiyopya Barajı
Etiyopya Barajı   -   ©  AFP
Metin boyutu Aa Aa

Amerika Birleşik Devletleri, (ABD) Etiyopya'ya yapılan yardımların bir kısmının bu ülkenin Mısır ve Sudan ile yaptığı görüşmelerde ilerleme sağlamamış olmasından ötürü askıya alınacağını duyurdu.

Başkan Donald Trump'ın talimatıyla bu adımın atıldığını duyuran Dışişlerinden yapılan açıklamada Etiyopya'nın ülkeler arasında soruna yol açan büyük baraj projesinde çözüm oluşturmak konusunda ağırdan aldığı belirtildi.

Nil nehri üzerinde büyük bir barajı tamamlamak üzere olan Etiyopya, Mısır ve Sudan'ın itirazlarına karşın devam etmesi nedeniyle Washington tarafından cezalandırılması, Trump yönetiminin bir Afrika sorununa ilk kez direkt el atması açısından beklenmedik bir durum olarak görülüyor.

Askeri çatışma çıkabilir

Baraj ile ilgili yaşanan anlaşmazlığın kıtanın en kalabalık ve en güçlü iki ülkesi olan Mısır ve Etiyopya arasında askeri bir çatışmaya dönmesinden endişe ediliyor.

ABD Etiyopya'nın Mısır ile bir antlaşmaya varmadan ve barajla ilgili tüm gerekli güvenlik önlemleri aldığına ilişkin raporları sunmadan barajı doldurmaya başlamasını istenmiyor.

4,6 milyar dolara mal oldu

ABD'nin tam olarak kaç milyon dolarlık yardımı ne kadar süreliğine askıya aldığı ise bu aşamada bilinmiyor ancak en az 130 milyon dolar olduğu düşünülüyor. 4,6 milyar dolara mal olan barajı ulusal bir gurur sembolü olarak gören Etiyopya'nın ise bu miktardan ötürü geri adım atacağı sanılmıyor.

Washington'ın kararına Etiyopya'dan henüz bir karşılık gelmedi ancak son olarak geçtiğimiz hafta ülkenin ABD Büyükelçisi Fitsum Arega, barajın Etiyopya'yı karanlıktan çıkaracağını ileri sürerek projeyi tamamlama konusunda kararlı olduklarını kaydetmişti.

Afrika'nın en büyük hidroelektrik santrali olacak

Baraj faaliyete geçtiğinde Afrika'nın en büyük hidroelektrik santrali olacak. Mısır ise barajı kendine ve Nil'i paylaşan diğer ülkelere varoluşsal bir tehdit olarak görüyor ve nehrin suyunun azalacağını ileri sürüyor.