Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Dağlık Karabağ'da varılan anlaşma sonrası kim ne kazandı ne kaybetti?

Ermeni Başbakan Paşinyan ve Azeri Devlet Başkanı Aliyev
Ermeni Başbakan Paşinyan ve Azeri Devlet Başkanı Aliyev   -   ©  AP Photo
Metin boyutu Aa Aa

Ermenistan ile Azerbaycan arasında bir aydan fazla süren savaşın ardından Rusya'nın arabuluculuğunda 'kalıcı' ateşkes anlaşması imzalandı.

Uzmanlar, Dağlık Karabağ krizinde Rusya'nın Kafkas topraklarındaki belirleyici rolünü ortaya koyduğunu, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırdığını ve Batılı ülkelerin "oyun dışında" kaldığını söylüyor. Azerbaycan ise bölgesel ve askeri düzeyde "tartışmasız galip" olarak görülüyor.

Azerbaycan için kazanım

Bakü, Dağlık Karabağ çatışmaları sonunda birçok kasabanın yanında 'ayrılıkçı başkent' Stepanakert'e 15 kilometre uzaklıktaki Şuşa şehrini aldı.

AFP'ye konuşan Paris'teki askeri okulun (IRSEM) stratejik araştırma enstitüsünden Emmanuel Dreyfus, anlaşmaya göre, yerinden edilen nüfusun geri dönmeyeceğini hatırlatarak, "Bu önemli bir sembolik ve stratejik kazançtır" dedi.

Çatışmanın tekrar başlama olasılığının bulunduğunu söyleyen Dreyfus, "Azeriler istedikleri her şeye sahip olamadı, nadiren bir savaşta durum böyledir, ancak ülkenin ikinci şehrini aldılar" değerlendirmesinde bulundu.

Kafkaslardaki Rus rolü

Dağlık Karabağ krizinde Moskova, "Kafkasya'da güç olmaya devam ettiğini" gösterdi.

Moskova yönetiminin altı hafta boyunca çatışmalara müdahale etmekten kaçındığını belirten Emmanuel Dreyfus, "Sovyet sonrası alanda her yerde olduğu gibi, krizin yönetiminde üstünlük sağlayan Rusya'ydı." diyor.

Anlaşmaya göre, Rusya bölgede en az beş yıl süreyle 2 bin barış gücü görevlendirecek.

Ermenistan'da üssü bulunan Rusya, 2008 savaşının ardından bağımsızlığını tanıdığı Gürcü toprakları olan Abhazya ve Güney Osetya'da da varlığını koruyor.

Rus barışı koruma güçleri, 1991'den beri eski SSCB toprağı Moldova'nın Transdniestria kentinde konuşlanmış durumda.

Türkiye'nin nüfuzu arttı

AFP'nin analizine göre, Ankara, Libya ve Suriye'de olduğu gibi Kafkasya'da da Moskova'ya itiraz ediyor; ancak "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu krizde yine de güçlenmiş olarak" çıktı.

Siyasi analisti Ali Bakeer, Ankara'nın krizin başlamasından bu yana ikili bir mekanizma önerdiğini ancak Moskova'nın bunu reddettiğini söylüyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Dmitry Peskov, imzalanan anlaşmanın" Moskova tarafından yönetildiğini" vurguladı.

Ali Bakeer, "Çatışmanın sonucu ve Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği destekteki kararlılığı, Ankara'nın ürettiği insansız hava araçlarının rolü bir yana dursun, Türkiye'nin Kafkasya'da güçlenmekte olduğu gerçeğini pekiştiriyor." diyor.

Çatışma sonrası Türk barış gücü konuşlanacak mı?

Dağlık Karabağ'daki anlaşma sonrası Türk barış gücünün bölgeye konuşlandırılması da gündeme geldi.

Dmitry Peskov, "Dağlık Karabağ’da Türk askerleri konusunda bir anlaşma yok." diyerek Rusya'nın görüşünü ortaya koydu.

Ancak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ateşkesi kontrol etme görüşmelerine atıfta bulunarak "Bununla ilgili görüşmelerimiz devam ediyor" dedi.

Azerbaycan cumhurbaşkanlığına göre, İlham Aliyev ile Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan telefon görüşmesinde, iki lider ateşkesi kontrol etmek için "bir Türk-Rus barış merkezi kurulabileceğini" kaydetti.

Fransa ve ABD dışlandı

Rusya, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri, Kafkas krizlerinde teorik olarak Minsk Grubu eşbaşkanları sıfatıyla hareket ediyor. Ancak son krizde ne Washington ne de Paris belirleyici oldu.

Başkanlık seçimlerine odaklanan ABD'nin altı hafta boyunca konudan uzak kaldığını söyleyen Alexander Gabuev, "Kremlin için önemli olan, Batı'nın azalan rolüdür" diyor.

Büyük bir Ermeni toplumunun yaşadığı Fransa ise, Bakü tarafından Erivan yanlısı olmakla suçlanıyor. Bu noktada Fransa'nın arabulucuğu Baku tarafından kabul edilmedi.