Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Akşener, Erdoğan'a mesajını yineledi: 14 günlük karantina ilan edilmeli

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener   -   ©  Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, meclis grup toplantısında yaptığı konuşmasında artan Covid-19 vakalarına dikkat çekerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a "karantina uygulansın" mesajını yineledi.

Akşener konuyla ilgili olarak, "En az iki hafta karantina ilan edin, bu iş kontrolden çıkıyor. Gelin en az 14 günlük bir karantina uygulayın. Aşı umuduna kadar Türkiye rahatlasın." diye konuştu.

Koronavirüs vaka ve can kayıpları rakamlarında nisan ayının dahi üstüne çıktıklarını ifade eden Akşener, Türkiye'nin parası olduğunu, 14 günlük karantina ilan edilmesi durumunda ekonomk olarak ayakta kalabileceğini söyledi.

Akşener, "İlk günden beri yaptığımız bir öneri var. En az iki hafta karantina ilan edin, bu iş kontrolden çıkıyor diyoruz. Diyoruz da ancak kendimiz duyuyoruz. Buradan Sayın Erdoğan'a bir kez daha sesleniyorum; Gelin en az 14 günlük bir karantina uygulayın. Aşı umuduna kadar Türkiye rahatlasın. Ama bunu yaparken işletmeleri ve çalışanları ayakta tutacak tedbirleri almayı ihmal etmeyin. İşletmelere nakit desteği verin. Çalışanlara nakit desteği verin. Türkiye’nin parası var. Türkiye’nin gerekli desteği verecek gücü var." ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın damat inadı Türkiye'ye 135 milyar dolara mal oldu

Türkiye ekonomisinin son iki sene büyük bir borç yükü altına girdiğini ifade eden Akşener, "Sayın Erdoğan'ın partili Cumhurbaşkanlığı sistemi ve damat inadı bize 135 milyar liraya mal oldu." dedi.

Akşener Türkiye ekonomisiyle ilgili şu sözleri sarf etti:

"Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin başladığı Temmuz 2018'den bu yana Türkiye ekonomisinin, ekonomik göstergelerine göz atmak yeterli. Temmuz 2018'de vergi gelirinin yüzde 10'u faiz ödemelerine gidiyordu. Bu bile o zaman yüksek bir orandı ama bugün milletin binbir zorlukla ödediği vergilerin yüzde 20'si bir avuç faiz lobisine gidiyor."

"Yine Temmuz 2018'de devletin iç ve dış borç toplamı 1 trilyon liraydı. Bugün 1.9 trilyon liraya ulaştı. Son iki yılda yanlış borçlanma stratejisinin bütçemize maliyeti 135 milyar lira oldu. Yani sayın Erdoğan'ın partili Cumhurbaşkanlığı sistemi ve damat inadı bize 135 milyar liraya mal oldu."

"Sağlıkta reform dedin, kamu hastanesi bırakmadın. Eğitimde reform dedin, öğretmenleri mevsimlik işçiye çevirdiniz. Bürokraside reform dedin, memurluğu ekabir partililere peşkeş çektiniz. Demokraside reform dedin, tek adam rejimini kurdunuz. Milletin derdi tencereyi kaynatmak, senin derdin sarayda sefa sürmek. Kendi koltuğunu kurtarmayı, bu millete reform diye pazarlamayı artık bırak Sayın Erdoğan."

"Alman fırkateyni olayı milli güvenlik meselesidir, üzerine gidilmeli"

Akşener, Alman fırkateyninin Akdeniz açıklarında Türk bandıralı gemide yaptığı aramanın hukuksuz olduğunu ifade ederek, bu durumun basit bir şeymiş gibi geçiştirilemeceğini ifade etti.

Akşener bu olayın Türkiye açısından bir milli güvenlik meselesi olduğunu ifade ederek, "Alman fırkateyninin Yunanlı bir komutanın yönetiminde Türk bandıralı gemimize yaptığı hukuksuz arama bir anlamda sınır ihlalidir. Çünkü uluslararası sulardaki bir gemi bayrağını taşıdığı ülkenin toprağı kabul edilir. Herhangi bir şüphe olması durumunda yapılması gereken Türkiye'ye bilgi verilmesi, Türk bakanlarının da gerekli prosedürü gerçekleştirir. Tam aksini yapıp baskın yapmayı tercih ettiler. Bunu basit bir işmiş gibi geçiştiremeyiz. Hükümetten, uluslararası hukuktan doğan haklarımızın, hukukumuzun korunması için atması gereken gerekli adımları bekliyorum." diye konuştu.

Akşener ayrıca Avrupa Türk Konfederasyonu’na bağlı derneklerin, Almanya ve Fransa’daki etkinliklerinin yasaklanmasını da kınadığnı söyledi.

"Çocuk politikalarında 41 ülke arasında sonuncuyuz"

Adli Sicil kayıtlarına göre, çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında, son 8 yılda yüzde 29 artış olduğunu ifade eden Akşener, "2019 yılında, tam 11 bin 446 çocuğumuz, aile mahkemesinin kararıyla, 16 yaşında evlendirildi. İşlerine geldi mi dillerinden düşürmüyorlar ama, bundan 100 yıl önce, Osmanlı’da evlenme yaşı kızlarda 17, erkeklerde 18’di. Böyle utanmazlık olur mu? Bir de onca kavganın, gürültünün arasında unutulan, kimsesiz çocuklarımız var. Her birinin hayatı, adeta bir trajedi. İnsanın söylerken boğazı düğümleniyor."

"Ankara, İzmir ve İstanbul’da, düşük ve orta gelirli ailelere mensup, yaklaşık 3000 çocukla yapılan araştırmaya göre, çocukların değiştirmeyi en çok istedikleri şey, adaletsizlik ve eşitsizlik. Ne kadar acı, değil mi?"