Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

TCMB Başkanı Kavcıoğlu: Rezervler varlık ve yükümlülük olarak yer değiştirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu,
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu,   -   ©  Ali Balıkçı/Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 'Merkez Bankasının rezervleri varlık ve yükümlülük olarak yer değiştirdi." açıklamasında bulundu.

TCMB Başkanı, cuma günü televizyon yayınında yaptığı değerlendirmede, "Rezervler tartışması konusunda iş dünyasının taraf olması gerekiyor. TCMB'yi yıpratmamak lazım. Bugün rezerv konusu tartışılırken, o günkü şartları göz önüne getirmemiz ve o günkü şartlara bakmamız gerekir." ifadelerini kullandı.

Kavcıoğlu, "TCMB'nin rezervlerinden çıkarak bankaların DTH'larına döviz olarak giden parayı, bankaların TL ihtiyaçlarını karşılamak için TCMB dövizleri hesaplarına alıyoruz ve piyasaya TL veriyoruz." dedi.

Türkiye'de rezervlerin yapısının değiştiğini söyleyen TCMB Başkanı, "Türkiye'nin yıllardır 120 ton olan altını bugün 720 tondur." şeklinde konuştu.

Şahap Kavcıoğlu, rezervleri kalıcı hale getireceklerini ve aynı zamanda üretimi, ihracatı finanse eden bir sistemi daha iyi bir şekilde uygulanacağını ifade etti.

'Sıkı para politikasına devam edeceğiz'

Kavcıoğlu, "Döviz işlemlerinin sonucunda vatandaşın, yurt dışı yatırımcısının, reel sektörün burnu kanamadan 2020 pandemi krizi atlatılmıştır." açıklamasında bulundu.

TCMB Başkanı, "2020'deki kriz birden ortaya çıkan bir kriz, bir hastalığın birden ortalığı kasıp kavurduğu, ülkelerin kapandığı, en önemli gelirlerinin tamamen bittiği bir dönemi yaşadık. Bu ortamda Türkiye'ye baktığımız zaman biz biraz iyi daha ayrışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Sıkı para politikası uygulamasına devam edileceğini aktaran TCMB Başkanı, kripto para düzenlemesi hakkında, "Bu ödemeleri yasaklamadık. Ödeme kuruluşlarının aracılık etmesini yasakladık." açıklamasında bulundu.

'2020'yi anlamamız için 2018 sürecinin hatırlanması çok önemli'

Dönem dönem Türkiye'nin geçmişte yaşadığı bir sürü sıkıntılar olduğunu söyleyen Kavcıoğlu, 2018'de Başkanlık krizi ile birlikte oluşan ve 2018'in ağustos ayında başlayan kur ataklarına vurgu yaptı

Kavcıoğlu, "Bu sürecin hatırlanması, 2020'yi ve yapılanların neler olduğunu anlamamız için çok önemli. O günlerde hatırlayın, 'IMF'ye gidilecek' mesajları verildi, IMF'ye gitmek zorunda olduğumuz haberleri hep yapıldı ama Türkiye diğer ülkelerden farklı olarak, bu süreci hem sağlık açısından çok iyi yönetti, hem de para ve mali politikalar açısından çok iyi şekilde yönetti. Şimdi kur baskılaması için neler yapıldığı, kredi imkanları gibi konularda eleştirildiği noktalar var ama bunların hepsini kendi şartları, kendi dönemi içinde değerlendirmemiz lazım. 2020 yılında dünyanın yaşadıklarını hatırlayın. Türkiye'ye dönün, bu dönemde yapılanları göz ardı edemeyiz." sözleriyle değerlendirdi.

'Reel sektörün döviz pozisyon açığı 208 milyar dolardan 157 milyar dolara indi'

Kavcıoğlu, "2020 sonu itibarıyla reel sektörün döviz pozisyon açığı 208 milyar dolardan 157 milyar dolara indi. Bu, rezervlerden ya da Merkez Bankası'nın yaptığı bu işlemlerden karşılandı. Sizin bu talepleri bir şekilde karşılamanız lazım. Karşılamazsanız, o zaman oluşacak şeylerle Türkiye yüzleşecektir, karşı karşıya kalacaktır." ifadelerini kullandı.

Rezervin nasıl kullanıldığının anlaşılması için, bu kısımların iyi anlaşılması gerektiğini dile getiren Kavcıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu sürecin sağlıklı işlediğini şuradan görebiliriz, daha sonra faiz yükseldiğinde yabancılar yine gelmiştir. Başkan değişikliğinden sonra alıp geri gitmiştir. Türkiye'de bazı şeyleri tartışabiliriz ama insanlar Türkiye'ye istediği zaman parasını getirip istediği zaman parasını alıp gideceği bir ortamın olduğunu çok net biliyorlar ve yaşıyorlar.

Döviz talebi karşılanmasaydı ne olurdu? Merkez Bankası piyasaya bırakabilirdi. Hatırlayın 2000'de Merkez Bankası, 'Piyasaya para vermiyorum.' dedi, sonuçlarını hepimiz hatırlıyoruz. Merkez Bankası piyasaya bıraksaydı o gün, bu kadar döviz talebini, piyasadaki faiz ve kuru... Televizyonlardan arkadaşları dinliyorum, söyledikleri şu; 'kur bir yere giderdi, oradan gelirdi.' O iş öyle değil. Pandemi şartlarını dünyada göz ardı etmememiz gerekir. Bu taleplerin karşılanması için Merkez Bankası, Hazine ile beraber oluşturulan protokoller dahilinde yapılan işlemler var."

Rezervlerin Türkiye'de 1980'lerden sonra oluştuğunu ve o dönemlerde hiçbir şeyi karşılayamayacak seviyelerde bulunduğunu anlatan Kavcıoğlu, "Daha sonra sermaye hareketlerinin, döviz girişlerinin artmasıyla, Türkiye'de kurun da baskılanması döneminde, ona rağmen düşük kurdan oluşturulan rezerv var, 130 milyara kadar oluşan rezerv var." dedi.

IMF'nin yaptığı tanımdan rezervi tanımlayan Kavcıoğlu, bu içeriğin rezervi anlamak için önemli olduğunu dile getirdi.

Ek kaynaklar • AA