Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

CHP'li Tanal: İşkencedere'de aslında maden araması yapıldığı iddia ediliyor

Access to the comments Yorumlar
 euronews
euronews_icons_loading
Rize İkizdere'de taş ocağına karşı eylem
Rize İkizdere'de taş ocağına karşı eylem   -   ©  Euronews
Metin boyutu Aa Aa

Rize'nin İkizdere ilçesine bağlı İşkencedere Vadisi'nde yapılması planlanan taş ocağına karşı özellikle bölge halkının mücadelesi sürerken, iş makinesinin üzerine çıkarak çalışmalar durdurmaya çalışan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal euronews'e konuştu.

Sosyal medya paylaşımlarıyla da taş ocağına karşı tepkisini dile getiren Tanal, İkizdere'nin Dünyada korunması gereken 254 vadiden biri olduğunu söylüyor.

"Doğaya tahribat yok" gerekçesiyle İşkencedere Vadisi için ÇED raporu alınmadığını söyleyen Tanal, "Burada maden ruhsatı yok, niçin taş ocağı için yapılıyor" diyor;

"Taş ocağının arkasına sığınarak burada aslında maden araması yapılıyor deniliyor"

"İkizdere, Dünyada böyle korunması gereken 254 vadiden biri. Bu bizim aslında çocuklarımıza bırakağımız en güzel kültürel miras. Bu ormanda bile anayasa ile dolaşıyoruz. Bu ormanın bile bir anayasası var. Bu anayasadaki hüküm ne, bu kardeşlerimizin, anayasanın 56. maddesi uyarınca, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı var. Bu değnekleri niçin ellerine alıyorlar? Bu doğada yürümek içn, önlerine yabani hayvanlar çıkıyor, bir de destek için ellerinde. Yoksa herhangi bir mukavemet için değil. Burası aslında yabani hayvanın en yoğun olduğu yer. Burası, Tabiat alanı koruma alanı. Tabiat alanı koruma alına olan bir yere, Stockholm Sözlemesi uyarınca biz bunu koruma sözü vermişiz devlet olarak. biz bunu taahhüt etmişiz. ama bir şekilde ihlal ediliyor. niçin ihlal ediyor, gerekçesi ne, yani burada maden ruhsatı yok. Niçin taş ocağı için yapılıyor.

Bu kayaları taşları alacaklar güya liman yapılıyormuş, o limana taş yığını götürecekler, bunu sadece taşların olduğu yerde niçin bunu yapmıyorsunuz, burda 5 km aşağıda bir taş ocağı var, o ocağı kullanın. O taş ocağını kullandıktan sonra kapasitesi yetmiyorsa ondan sonra buraya bakın. Tabiat alanı koruma alanı içinde bulunan her yer mutlaka ÇED raporu alır. Burada ÇED raporuna gerek yok diyor, niye, doğaya tahribat yokmuş, ya Allah aşkına. Aslında işin perde arkasındaki püf noktası şu, iddia deniliyorki "burası maden sahası". Ancak maden ocağının arkasına sığınarak "burada aslında maden araması yapılıyor" deniliyor. Çünkü eğer maden ruhsatı alınırsa devlete, hazineye belli bir bedel veriliyor. Bunları kaçırmak için böyle bir taş ocağı ruhsatının arkasına sığınarak aslında devletin madenleri kaçırıldığı iddia ediliyor. Çok vahim bir olay bu. bakanlık kamuoyuna açıklasın bunu. Gün gelecek herkes bunun hesabını verecek."

"Yargının acele etmesi gerekiyor"

Tanal ayrıca, taş ocağı ile ilgili köylülerin kaçtığı davayı kazandığını ancak buna rağmen çalışmaların sürdüğünü dile getirdi;

"Burada bir taş ocağı kararı verilmiş. Bu karar anayasanın 125. maddesi uyarınca, idarenin her türlü eylem ve işlem kararına karşı yargı yolu açıktır deniliyor. Bu hüküm uyarınca bu taş ocağı ile ilgili köylü kardeşlerimiz dava açmıştı, o davayı kazanmıştı. Hatta Danıştay'dan da onay almıştı. Bu karar yasama yürütme yargıyı bağlar. Aslında o karardan sonra burada ikinci bir işlem yapılmaması gerekirken, kanunu dolanmak amacıyla bu sefer ÇED raporuna gerek yoktur diye taş ocağı adı altında ikinci bir işleme başladılar. O işlemle ilgili de köylü kardeşlerimizin avukatları dava açtılar. O mahkeme gören dava yürütmeyi durdurmayı istiyor. Burada yargının da biraz acele etmesi gerekiyor. Mahkeme her ne kadar tatil denilse de mahkemeler açık."