Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Çevreden sorumlu Avrupa Komiseri Sinkevicius, AB'nin iklim krizi ile mücadelesini anlattı

Access to the comments Yorumlar
 Shona Murray
euronews_icons_loading
Çevreden sorumlu Avrupa Komiseri Sinkevicius, AB'nin iklim krizi ile mücadelesini anlattı
©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Başta Avrupa Birliği olmak üzere birçok ülke iklim krizi ile mücadelede hava ve çevre kirliliğine karşı aktif bir şekilde politikalar yürütüyor.

Avrupa Birliği Çevre, Okyanuslar ve Balıkçılıktan Sorumlu Komisyon Üyesi Virginijus Sinkevicius, AB'nin bu alandaki faaliyetlerini anlatmak için Küresel Tartışmalar programına katıldı.

Shona Murray, euronews

Toprak, deniz ve hava kirliliğini sona erdirme konusunda çok iddialı hedefleriniz var. Peki bunları tam olarak nasıl hayata geçirmeyi düşünüyorsunuz?

'İlk hedefimiz, hava kirliliğini sıfıra indirmek'

AB Komiseri Virginijus Sinkevicius

Her şeyden önce, hava kirliliği ile mücadelede ilk etap hava kirliliğini sıfıra indirmek, yani olduğundan daha fazla kirlilik üretmemek gerekiyor, çünkü o zaman durum çok daha karmaşık hale gelebilir.
Hava kirliliğinden kaynaklanan erken ölümlerimiz var. Aynı şekilde buna bağlı birçok hastalıklar var. Ekosistemlerimiz şu an adeta sarsılıyor. Ve bu bahsettiklerim başka bir yerde olmuyor, burada yani Avrupa Birliği'nde yaşanıyor. Yani durum oldukça acil ve bu yüzden hızlı hareket etmeliyiz.

Avrupa Komisyonunun yakın zamanda Sıfır Kirlilik Eylem Planını kabul etmesi bu yönde sevindirici bir gelişme. Sıfır kirlilik derken de, öncelikle vatandaşlarımızın sağlığına zarar vermemesi, ve aynı zamanda ekosistemlere zarar vermemesi için kirlilik seviyelerini en az seviyeye düşürmekten bahsediyoruz.

Hedefimize ulaşmak elbette ki kolay olmayacak, biraz zaman alacak. Bunu 2050'ye kadar yapmayı planlıyoruz. Ama elbette 2030'a kadar da yapılacak birçok iş var. Örneğin deniz kirliliği, planımız mikro plastiklerden kaynaklanan kirliliği en az yüzde 30 seviyesinde azaltmak. Ayrıca pandeminin herkese iyi bir uyanma çağrısı ve gerçekten farklı bir şekilde iş yapabileceğimizi düşünmek için bir olanak olduğunu düşünüyorum.

Shona Murray

Pandeminin bizim için bir fırsat olduğunu söylüyorsunuz. Bu süreçte endüstriyel üretim, ve yollardaki araç sayısı ciddi anlamda düştü. Dünya genelinde de karbon emisyonlarının düştüğünü biliyoruz. Ama aynı zamanda hayatın normale dönmesi ile, mesela aşının yaygınlaşması ile eski alışkanlıklarımıza dönüyor gibiyiz.

Özellikle de Avrupa'nın bazı bölgelerinde eski hayata dönmeyeceğimizin garantisi var mı ? En azından endüstri alanında böyle bir garanti yok gibi görünüyor.

'Eğer bugün bir şey yapmazsak, pandemi öncesine döneriz'

Virginijus Sinkevicius

Bu konuda kesinlikle haklısınız. Eğer hiçbir şey yapmazsak, eski rakamlara döneceğiz, hatta artacak çünkü su anki eğilimin bu yönde olduğunu görüyoruz. İşte, dediğim gibi, biliyorsunuz, farklı alanlara değinen yatay sıfır kirlilik eylem planımızı hayata geçiriyoruz.

Ve elbette daha önce önerdiğimiz enerji, ulaşım ve kimyasallar gibi üç ana alanda önemli politikalar geliştirdik. Bu nedenle özellikle odaklandığımız sektörlerde, örneğin ulaşımda bence hayata geçirilebilecek çeşitli araçlar var.

Mesela her şeyden önce özellikle ulaşım alanında Avrupa hükümetleri ve belediyeler ile çok yakın bir şekilde çalışmamız lazım. Vatandaşlara kentlerdeki mikro mobilite, yani kısa mesafe seyehatları için çevre dostu araçları daha cazip hale getirmek için bu alanda yatırımların yapılması gerekiyor.

Ve AB Komisyonu elbette yardım etmeye hazır. Ama en önemlisi , benzersiz bir fırsat olan kamu finansmanı ve her bir üye devlete alt yapısını sağlamlaştırmak için ciddi bir fon tahsis edilmesi önemli bir konu. Bunun için de AB’nin İyileştirme ve Dayanıklılık Tesisi için bir fonu var.

Shona Murray

Kurtarma fonu konusuna geçmeden, bir dakika önce kimyasallardan bahsetmiştiniz, bu konuda bize temel unsurlardan, veya varsa somut örneklerden bahsedebilir misiniz?

Demek istediğim, kirlilikle mücadelede endüstrinin nasıl değişmesi gerektiğine dair bazı örnekler var mı? Zararlı kimyasallar ve pestisitler, veya otomobillerin nasıl üretileceği konusu ile ilgili daha fazla mevzuat veya yeni kurallar olacak mı?

'Çevreye ve canlılara zararlı kimyasalları pazarımızdan tamamen çıkaracağız'

Virginijus Sinkevicius

Öncelikle, somut olarak kimyasallardan bahsedecek olursak, tabii ki insan sağlığı için zararlı kimyasallardan kaçınmaktan, onları değiştirmekten bahsediyoruz. Fakat bilimsel olarak kanıtlanmadıkça kimyasalların değiştirilmesi söz konusu olamaz. Ancak diğer taraftan da her şeye rağmen, alternatiflerin bulunması için araştırma ve geliştirme alanında yapılan yatırımları teşvik ediyoruz.

Buna göre asıl amacımız, tabii ki, çevreye ve canlılara zararlı olan kimyasalları pazarımızdan, ve ürünlerden tamamen çıkarmaktır.

Ve aslında bu konuda yürürlükte olan yasalarımızın adil olmadığı kanaatindeyim. Bazı ürünler bir süredir çok net bir şekilde yasaklanmış, bazıları da yasaklanmamış. Ve bu ürünlere çocuklar, kadınlar ve yaşlılar kolayca erişilebilir. Dolayısıyla, elbette, öncelikli olarak korumamız gereken daha savunmasız gruplar var. Ve tabii ki, kimyasal mevzuatımıza baktığımız için önemli bir bölüm olacak. Ancak bu alandaki ortaklarla çok yakın temas halinde olduğumuzu söyleyebilirim. Değişimin kaçınılmaz olduğunu onlar da anlıyorlar, ancak aynı zamanda bu konuda ilk hareket edenlere, özellikle araştırma ve geliştirme için ciddi bir avantaj söz konusu.

Shona Murray

Brexit süreci ile Avrupa Birliği ve İngiltere'nin ticaret anlaşmaları için rekabet ettiği gerçeğiyle ilgili bir endişe vardı. Şimdi, özellikle kirlilikle mücadelede daha sert standartlar söz konusu ve adil olmayan bir rekabet endişesi var. İngiltere üretimini artırmak için standartlarını düşüreceğini söyledi. AB, daha az rekabetçi olma riskini alarak, söz konusu katı standartların sürdürülmesini konusunda lider olmaya devam edecek mı?

'AB, çevrecilik konusunda en katı standartları uyguluyor'

Virginijus Sinkevicius

Bu alandaki liderliğimizi sürdürdüğümüze ve hatta onu güçlendirdiğimize dair net kanıtların olduğunu da söyleyebilirim. Bugün sadece kimyasallardan bahsettik. Bizim de baktığımız birçok başka sektör var. Kısa bir süre sonra, yaz tatilinden sonra, Eylül’de, ormansızlaşma konusundaki en büyük girişimlerimizden birini tanıtacağız. Tedarik zincirlerinde ormansızlaştırmaya yol açan hiçbir etabın olmamasına özen göstereceğiz. Dolayısıyla bence bu, standartlarımızı bir çıta yükselten büyük bir ilerleme olacak.

Ülkelere aktarılan AB fonları nasıl denetlenecek?

Shona Murray

Kurtarma fonundan bahsettiniz. Açıkçası bugüne kadar AB’de görülmemiş miktarda para söz konusu. Ve yeşil anlaşma ile açıkça bu paranın nasıl harcanacağını biliyoruz. Ancak, üye devletlerin bu fonları, sürdürülebilir çiftçilik veya sürdürülebilir üretim ve endüstri alanına yatıracağından nasıl emin olabiliriz? Birçok STK, AB’de greenwashing olduğunu söylüyor, yani çevreci imajı veren ama aslında olmayan şirketlerin olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.

Virginijus Sinkevicius

Tabii ki, her şeyden önce, çevreci STK'lar ve daha genel olarak bütün STK'lar, üye devletlerin hala sunmakta olduğu iyileşme ve dayanıklılık planlarını yakından izliyor. Komisyonun da aynı zamanda üye devletlerle de çok yakın çalışmaları bulunuyor. Ve tabii ki hedefimiz, her şeyden önce, iklim alanındaki yüzde 37'lik hedefimize ulaşmak.

Ayrıca planda inceleyeceğimiz altı çok somut önlemimiz var. İkinci olarak, üye devletlerin plana zarar vermeme ilkesi var yani bir adım ileriye adım attığımızda, iki adım geriye gitmediğimizden emin olacağız. Bütün projeler bu kapsamda inceleniyor. Amacımız dijital ve yeşil ekonomiye geçişimizde tutarlı olmak.

Shona Murray

Komisyon Üyesi Sinkevicius, Euronews Global Conversation'da bize katıldığınız için çok teşekkür ederiz.