Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İçişleri Bakanlığı, İmamoğlu'nun tepkisinin ardından kurban bağışı yapılmasına izin verdi

Access to the comments Yorumlar
 euronews
IBB Başkanı Ekrem Başkanı
IBB Başkanı Ekrem Başkanı   -   ©  AA
Metin boyutu Aa Aa

İçişleri Bakanlığı, İstanbul Vakfının kurban yardımı toplama talebine izin verildiğini bildirdi.

Bakanlığa bağlı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada "Merkezi İstanbul ilinde faaliyet gösteren İstanbul Vakfının Kurban Bayramı Yardım Toplama Kampanyası kapsamındaki izin talebi İstanbul Valiliğince tarafımıza iletilmiş olup, yapılan değerlendirmeler neticesinde uygunluk derecesinde söz konusu vakfın talebine izin verilmiştir." denildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı İstanbul Vakfı, 27 Nisan'da kurban bağışı izni için başvurmuştu.

O tarihten bu yana izin çıkmaması nedeniyle İBB Başkanı İmamoğlu sosyal medyadan bir video yayımlayarak duruma tepki gösterdi. İçişleri Bakanlığı, İmamoğlu'nun tepkisinin hemen ardından izin verildiğini duyurdu.

İmamoğlu'dan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya tepki

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Vakfı'nın kurban bağışı toplamak için devletten izin talep ettiğini, ancak hiçbir gerekçe sunulmadan talebin reddedildiğini açıkladı.

Ekrem İmamoğlu, "İhtiyaç sahibi 132 bin 50 ailenin evine 1 kilogram kavurma girmesine gönlü razı olmayan, onların bayramda yüzlerinin gülmesini istemeyen bir kişi var; o da İçişleri Bakanı" diyerek karara tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen İmamoğlu, "Gelin inancımızın ve insanlığın yanında durun. Her şeyi siyasete bir şekilde karıştırmaktan vazgeçin" dedi.

Kararı sosyal medya hesabından bir video paylaşarak duyuran İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "132 bin aileye bu kötülüğü neden yapıyorsunuz? Aklını, vicdanını, insanlığını yitirmemiş devlet görevlilerine sesleniyorum; bu yanlıştan bir an önce dönmelisiniz" mesajı ile tepki gösterdi.

İmamoğlu'nun açıklamasından satır başlıkları:

"Kıymetli vatandaşlarımız, bugün size üzülerek vicdanımı sızlatan bir konudan bahsedeceğim. Son derece hassas ve ulvi bu konuda bile kişisel ihtirasların devlet aklının nasıl önüne geçtiğini inanın anlayamıyorum. Birkaç gündür çok düşündüm ama sizlerle paylaşmayı değerli buldum."

"Anlatayım ve lütfen beni dikkatle dinleyiniz. 90 yılında kurulan İstanbul Vakfı'nın amacı şudur; İstanbul'un ve İstanbulluların ortak ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak. İşte bu amaçla vakfımız geçen yıl kurban bağışı toplamak için devletimizden izin istemiş ve bu izin verilmiştir. Yüzlerce hayırsever kurban ibadetini belediyemizin güvencesi ile bu şekilde yapmış ve bağışlar neticesinde İstanbul'da 132 bin 50 ihtiyaç sahibi ailemizin evine bir kilogramlık kavurma ve kıyma girmiştir."

'132 bin aileye bu kötülüğü yapıyorsunuz'

"İhtiyaç sahibi 132 bin ailenin evine bir kilo kıyma girmesine gönlü razı olmayan, onların bayramda yüzünün gülmesini istemeyen bir kişi var o da İçişleri Bakanı. Şimdi bu tavrı anlamak mümkün mü? Geçen yıl izin verilen vakfın kusuru yok. Geçen yıl neyse bu yıl da aynısı uygulanacak. Neden? Allah aşkına neden? Bir cümle bile gerekçe yok. Ne var? Sadece bir kişinin kişisel ihtirası var. Ne yazık ki kini mi var, öfkesi mi var ya da başka bir hesabı mı var çözemiyorum. Onun için birkaç gündür bu haberi alır almaz ne yapayım diye düşünüyorum. Bu kişinin kötülük ettiği ne benim, ne de Büyükşehir Belediyesi. Ne benim siyasi geçmişim, ne de partim ne de başka bir şey. 132 bin aileye bu kötülüğü yapıyorsunuz."

'Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, gelin inancımızın ve insanlığın yanında durun'

Çok ama çok düşündürücü. Bu engellemeye rağmen ben yola çıkmayı istedim ama endişe duydum. Bu endişe ya da korku kimseden değil. Bağış almaya başlayınca daha önce olduğu gibi hesapların bloke edilebilecek olması. Onunla da mücadele ederiz ama bu sefer durum farklı. Bağışçı vatandaşlarımızın kurban ibadetlerini yerine getirememiş olması beni çok derinden düşündürdü. Biz inançlı insanlarız. Tam da böyle bir engele vesile olmaktan elbette çok korkarız. Kimseyle kavga etme, dirsek savaşı yapmak bir derdimiz yok. Hala umutlu olmak istiyorum. Bu bir kişinin kararının gözden geçirilmesini ve devletimizin doğruyu bulmasını arzu ediyorum. Gelin, İçişleri Bakanı'nın 132 bin 50 ailemizi üzecek kararını ortadan kaldırtın. Devletimizin tüm birimlerine, kurumlarına, vicdan sahibi yöneticilerine sesleniyorum. Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, gelin inancımızın ve insanlığın yanında durun. Her şeyi siyasete bir şekilde karıştırmaktan vazgeçin."

Bakan Soylu'dan gazetecilere: Siyasete alet olmayın

Bir program çıkışında gazetecilerin konuyla ilgili sorularıyla karşılaşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu "Katıldığı bir programın çıkışında basın mensuplarının sorularını dinleyen Soylu, "Dünyadaki bütün kötülüklerin sahibi benim. Ben dünyanın en kötü adamıyım. Ne olursunuz siyasete alet olmayın. Siz basın mensuplarısınız. Yapmanız gereken en önemli şeylerden birisi fotoğraf çekmek" dedi.