Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Medyaya yabancı fon tartışması: Muhalif yayıncılar kriminalize mi ediliyor?

 euronews
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı   -   ©  AA
Metin boyutu Aa Aa

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli bir vakıf olan Chrest Foundation’ın Türkiye'deki bazı medya ve sivil toplum kuruluşlarına yaptığı hibe yardımlarını açıklamasının yankıları Türkiye'de devam ediyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun konuyu yakından takip ettiklerini ve basın özgürlüğü ya da başka bir nedenle demokrasinin kimseye "yedirilmeyeceğini" söyledi.

Odatv'nin konu ile ilgili haberinde bağış alan kurumların hangileri olduğu ve toplam ne kadar yardım aldıklarına yer verilmişti. Haber sitesi, vakfın yayınladığı son bilgilere göre en fazla hibeyi toplam 476 bin 720 dolarla Ruşen Çakır'ın kurucusu olduğu Medyascope olduğunu duyurmuştu. 2021 yılında vakıftan hibe yardımı alan kurumlar arasında Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği, Hrant Dink Vakfı, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV), Mezopotamya Vakfı ve Serbestiyet bulunuyor.

1999 yılında gazeteci ve yazar Jeff Jensen ve Lou Anne King Jensen tarafından kurulan vakıf, sadece Türkiye'deki kurumlara mali yardım yaptığını ifade ediyor. Bu bağlamda hibe desteklerinin Türkiye'de hangi medya kuruluşları ve derneklere de verildiğini de şeffaf biçimde açıklayan kurumun, "hükümet partizancılığı yapan" oluşumlar yerine daha çok muhalif ya da tarafsız görünen yayıncılara para yardımı yaptığı savunuluyor.

Sosyal medyada tepki: "Zamanlama manidar"

Vakfın resmi internet sayfasında hangi kuruma ne miktarda fon verildiği net şekilde her sene açıklanmasına rağmen bu kurumların bir anda gündeme getirildiği görüşünü paylaşan gazeteci Nevşin Mengü, "en büyük fonu devletin aldığını, her bakanlığın Avrupa Birliği'nden fon aldığını" söyleyerek bazı yayıncıların kriminalize edilmesine tepki gösterdi. Fon olmazsa reklam alındığının da altını çizen Mengü, bu konunun gündeme "bilinçli" şekilde taşındığını düşünüyor.

"Reklam vetoları" nedeniyle hükümet yanlısı olmayan kurumların gelir bulmakta zorlandığının altını çizen Kadri Gürsel de bu tür bir olayın neden şu anda gündeme taşındığının sorgulanması gerektiğini vurguluyor.

Sabah Gazetesi yazarlarından Hilal Kaplan ise bu kurumların aldığı fonların sadece bu vakıfla sınırlı kalmadığını belirterek diğer kurumların da açıklanmasını istedi.

"Beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyeceğiz"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada konuyu yakından takip ettiklerini belirtirken, "yeni kisveler altında beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyeceklerini" ve basın özgürlüğü ya da bir başka bahaneyle demokrasinin "kimsenin masasına meze yaptırmayacaklarını" ifade etti.

Türkiye'de de doğrudan yabancı devletler tarafından fonlanan çeşitli medya kuruluşları bulunduğunu da söyleyen İletişim Başkanı, "Bunlarla ilgili kamu düzeninin korunması ve halkımızın doğru haber hakkının teminat altına alınması amacıyla, ihtiyacımız olan düzenlemeleri en kısa sürede tamamlayacağız" dedi.

Ek kaynaklar • AA