Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

'Yeşil feminen stereotip' olgusu nedir? İklim krizi 'erkek' eliyle gelen bir felaket mi?

Access to the comments Yorumlar
 euronews
İklim krizi erkek eliyle getirilen bir felaket mi?
İklim krizi erkek eliyle getirilen bir felaket mi?   -   ©  Getty via Canva
Metin boyutu Aa Aa

Araştırmalar, kadınların erkeklere göre yaşadığı çevreye daha duyarlı olduğunu ve çevre bilinci açısından yeşil bir cinsiyet uçurumu oluştuğunu gösteriyor.

Çevre dostu sürdürülebilir yaşam üzerine yapılan güncel bir araştırma, kadınların erkeklerden daha çevreci davranışlar sergileme eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Bilim insanlarının "Yeşil feminen stereotip" adını verdiği olguya göre, çevreye duyarlı olmak erkeklerden çok kadınlara atfedilen bir özellik.

Peki, sürdürülebilirlik sadece kadınlara özgü bir endişe mi? İklim krizi, erkek eliyle getirilen bir felaket mi?

Sürdürülebilirlik ve cinsiyet ilişkisi uzmanların uzun süredir üzerinde durduğu bir konu. Son yıllarda yapılan araştırmalar erkeklerin kadınlara göre çevreyi daha fazla kirlettiğini, daha az geri dönüşüm yaptığını ve daha büyük bir karbon ayak izi bıraktığını öne sürüyor.

Araştırmalara göre kadınlar iklim krizi konusunda daha bilinçli davranıyor, çevre dostu düzenlemeleri daha fazla destekliyor ve buzulların erişmesi, denizlerin yükselmesi gibi felaketlerin bilimsel arka planına daha hakim. Bunun yanında, kadınlar iklim değişikliğinin gelecek nesiller üzerindeki etkisine yönelik endişelerini daha çok dile getiriyor.

Toplumsal cinsiyet ve sürdürülebilirlik

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki beş farklı üniversiteden uzmanlar, çevre dostu eğilimin kadınsal bir davranış olmasına ilişkin yeni bir neden daha ortaya koydu.

"Çevre dostu olmak erkekliğe sığmıyor mu? Yeşil-Feminen Stereotip ve sürdürülebilir tüketime olan etkisi" başlığıyla yayımlanan araştırma, bu cinsiyet uçurumunun arkasında, feminenliğin algılanışı ve çevre dostu olmak arasındaki psikolojik bağlantının rol oynadığına işaret ediyor.

Araştırmacılara göre, çevrecilik kadınlar ve erkekler tarafından daha kadınsı bir davranış olarak görülüyor.

Çin ve Amerika Birleşik Devletleri'nden 2 bin katılımcıyla yapılan bir deneyde, denekler süpermarketlerde kadın yahut erkek olsun fark etmeden alışveriş torbası taşıyan kişinin plastik poşet kullanana göre daha kadınsı gözüktüğünü söyledi.

Diğer bir deneydeyse çevre için bir jest yaptığını düşünen denekler kendini daha kadınsı olarak tanımladı.

Deneylerde pembe bir hediye kartı verilerek sırt çantası, lamba ve şarj aleti alması istenen erkeklerin en az çevre dostu ürünü aldığı görüldü. Böylelikle, çevre dostu ürün ve pembe hediye kartı gibi "feminen" bir kombinasyona karşı daha "maskülen" davranma eğilimleri görüldü.

'Feminen yeşil stereotip' pazarlama stratejilerinin bir sonucu mu?

Uzmanlara göre, çevre dostu davranışın kadınsal algılanmasındaki sorun, pazarlamacıların ürünlerini erkekler için cazip hale getirmek için yeterince çaba sarf etmemesinden kaynaklanıyor.

Araştırmacılar, erkekleri çevre dostu seçimler yapmaya teşvik etmenin anahtarının yeşil ürünleri daha erkeksi hale getirmek olduğunu öne sürüyor.

"Erkekleri erkek gibi hissettirin, böylelikle daha çevreci olacaklar" diyor uzmanlar.

Öte yandan sürdürülebilir erkek giyim markası yaratan moda tasarımcısı ve vegan aktivist Joshua Katcher, deneyimlerinden yola çıkarak anaakım erkek imajının sürdürülebilirlik mücadelesine zarar vereceğini düşünüyor.

Getty via Canva
Vegan aktivist ve moda tasarımcısı Joshua KatcherGetty via Canva

Mesleğini icra ederken dayatılan erkeklik algısı üzerinden tacize maruz kaldığını belirten Katcher, "Ana akım erkekliği kültürel bir kriz olarak sürdürülebilirliğin önünde bir engel olarak görüyorum" şeklinde konuşuyor.

Erkeklere çevre dostu sürdürülebilir yaşamı, ana akım erkeklik tehdidi oluşturmayan bir şekilde "koruyucu, savunucu, kahraman" özellikleri öne çıkararak anlatma taraftarı olan Katcher, bununsa sadece geçici bir çözüm olduğunu söylüyor.

Katcher, yeni nesillerin sürdürülebilirlikle ilgili daha iyi bilinçlendirilmesi ve ana akım "erkeklik" algısı sonucu yapılan saldırılarından kurtulması gerektiğini düşünüyor.