Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Taliban yönetimi altına giren Afganistan'da bundan sonra ne olacak?

Access to the comments Yorumlar
 Mustafa Bag
Katar'ın başkenti Doha'ya gelen Taliban liderleri
Katar'ın başkenti Doha'ya gelen Taliban liderleri   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

Taliban, başkent Kabil dahil Afganistan'ın neredeyse tamamında kontrolü tahminlerin ötesinde çok kısa bir sürede ele geçirdi. Cumhurbaşkanı Eşref Gani'nin ülkeden kaçtığı, yabancı güçlerin personellerini tahliye ettiği Afganistan'da bundan sonra ne olacak?

Afganistan'da bir 'ulus inşa etme' çabası başarısız oldu. Bunun sadece Afganistan için değil, aynı zamanda Amerikan dış politikası için de sonuçları olacağı yorumları yapılıyor.

Atlantic Council Güney Asya Merkezi Direktörü İrfan Nooruddin'e göre, kendisinden önceki 3 başkanın hatalarından dolayı Biden yönetimini suçlamak haksızlık olur ve işlerin nasıl bu kadar hızlı bir şekilde ters gittiğinin tam olarak açıklanmasını engeller.

"Tam bir fiyasko"

Kendisinin de geri çekilme kararını savunduğunu belirten ve Orta Doğu konularında yaptığı çalışmalarla bilinen araştırmacı Andrew L. Peek, Afganistan'da sahadaki durumla, inşa edilen kurumların 'çürüklüğü' arasında büyük bir uçurumun olduğunu söylüyor.

Geri çekilme sürecindeki sahneleri değerlendiren Peek, "Kararın uygulanması dehşet verici. Profesyonel ve uzmanlığı nedeniyle övülen bir yönetim için daha fazla dehşet verici. Bu kötü planlamanın birçok kurbanı var; tercümanlar, saklanmaya çalışan Afgan askerler ve artık geleceği olmayan kadın ve çocuklar." diyor.

"Afganistan'ı, Afganlara göre değil kendi imajımıza göre inşa ettik"

Washington'ın daha önce Afganistan tarihinde hiç var olmayan bir işe giriştiğini ifade eden araştırmacı, "En büyük başarısızlığımız, tüm ülkeyi kontrol eden güçlü, çok etnik unsurlu bir merkezi hükümet yaratma girişimimizle geldi. Karamsar ama daha gerçekçi strateji, güçlü bir Kabil'in yanı sıra kuzeyde etnik milislerin güçlendirilmesi, ardından Taliban'ı şehirlerden uzak tutmak için yerel müttefiklere ve geleneksel liderlere güvenilmesi ile olurdu." değerlendirmesinde bulundu.

"Taliban zaman kazanmaya çalışıyor"

'Stratejik düşünceyi öncelikli hedefi olarak gösteren bir adımla Taliban'ın Afganistan'da barışçıl bir güç transferini üstlenmeye istekli olduğunu' belirten Atlantic Council Scowcroft Orta Doğu Güvenlik Girişimi Direktörü ve eski ABD ulusal güvenlik yetkilisi Kirsten Fontenrose, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu, uluslararası toplum tarafından derin bir iç çekişle karşılanıyor. Ancak gardlar düşmemeli. Bu inandırıcı bir yükümlülük değil. Bu, Taliban'a elde ettiği kazanımları pekiştirmek için zaman kazandıran bir taktik. Uluslararası kınamalardan kaçınmak, BM Güvenlik Konseyi'nde acil bir kararı bertaraf etmek ve yapılan yardımların devam etmesi ile örgütün bir insani krizden sorumlu tutulmamasını sağlayan bir taktik."

En büyük kazanan el Kaide mi?

ABD'li eski büyükelçi ve kıdemli araştırmacı Nathan Sales, Biden yönetiminin Afganistan'dan çekilme kararını, 'el Kaide'nin on yıllardır aldığı en iyi haber' olarak nitelendiriyor.

"Taliban ülkede yeniden yönetime geçerken, el Kaide'nin Afganistan'da yeniden güvenli bir sığınak kuracağı ve onu ABD'ye saldırı planlamak için kullanacağı neredeyse kesin." öngörüsünde bulundu ve ekledi:

"11 Eylül'den sorumlu terör örgütü yakında kendisini Afganistan'ın Merkez Bankası'ndan yağmalanan nakit para, mağlup edilen Afgan ordusundan ele geçirilen silahlar ve hapishaneden serbest bırakılan savaşçılarla dolu bulacak. Tüm bunlar, ABD'nin Afganistan'daki istihbarat yeteneklerinin ciddi şekilde bozulması nedeniyle ortaya çıkacak. Sahada hiçbir askeri veya diplomatik varlık olmadan, kendisini yeniden toparlayan ve saldırılar planlayan el Kaide'yi izlemek çok daha zor olacak."

"Rusya ve Çin'in süreci kullanmasına izin verilmemeli"

ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi şeklini sert şekilde eleştiren Scowcroft Strateji ve Güvenlik Merkezi araştırmacılarından Arun Iyer de el Kaide lideri Üsame bin Ladin'in Pakistan'da öldürülmesinin üzerinden 10, ABD'nin terör saldırısına maruz kalmasının üzerinden de 20 yıl geçtiğini belirtti. Ancak mevcut perspektiften bakınca 10 yıl önce ya da 10 yıl sonra, durumun değişmeyeceğini dile getirdi.

Çin'le uzun vadeli stratejik rekabetin bir süredir geciktiğine inandığını belirten Arun Iyer, Afganistan'da harcanan zamanın, Trump ve Biden yönetimlerini bu rekabetten uzak tuttuğunu söyledi. Iyer, "Bununla birlikte, bu durumun Çin ve Rusya tarafından ABD'nin dünyadaki konumuna zarar vermek ve serbest piyasa dünya düzeni liderliğini baltalamak için stratejik olarak kullanılacağını bekleyebiliriz." diyor.

Afganistan'da bundan sonra ne olacak?

Afganistan'da neler yaşanacağı, Taliban'ın geçmiş uygulamalarına bakılarak tahmin edilebiliyor ancak yine de öngörülemeyen belirsiz bir gelecek söz konusu.

Taliban, yönetimi ele geçirdikten sonra farklı mesajlar vermeye çalışıyor.

Özellikle, 'kapsayıcı bir hükümet' kurulacağından bahsediliyor. Taliban'ın halihazırda eski hükümetten bazı siyasi liderlerle görüşmeler yaptığı belirtiliyor.

Şeriat hukukunun uygulayacağı ancak aynı zamanda tüm kesimler için 'güvenli' bir ortam oluşturulacağı yönünde açıklamalar yapılıyor.

Taliban'ın verdiği mesajlara güvenmeyen ve Taliban yönetimi altında baskıcı uygulamaların devam edeceğine inanan geniş kesimler de mevcut.