Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 43 ülkeden Çin'e Doğu Türkistan tepkisi

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de devriye gezen Çinli polisler (arşiv)
Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de devriye gezen Çinli polisler (arşiv)   -   ©  AP

Çoğunluğunu Batılı ülkelerin oluşturduğu ve aralarında ABD ile Türkiye'nin de bulunduğu BM üyesi 43 ülke, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Üçüncü Komite Toplantısı'nda yaptıkları ortak açıklamada, Çin'i Doğu Türkistan'da 1 milyondan fazla kişinin yeniden eğitim merkezi adı verilen toplama kamplarında alıkoyduğu, işkence, kötü muamele, insanlık dışı ve aşağılayıcı cezalandırma, zorla kısırlaştırma, cinsel şiddet ve çocukları ailelerinden ayırma gibi yaygın ve sistematik insan hakları ihlallerine maruz bıraktığı gerekçesiyle eleştirdi.

Türkiye, Çin yönetimini eleştiren ve Doğu Türkistanlıların tutulduğu toplama kamplarının kapatılmasını isteyen ortak bir çağrıda ilk kez yer aldı.

Açıklamada, bölgede din ve inanç özgürlüğü ile seyahat, toplantı ve ifade özgürlükleri üzerinde kısıtlamalar bulunduğu ve yaygın olarak kullanılan elektronik izleme teknolojilerinin orantısız şekilde Uygurları ve diğer azınlık mensuplarını hedef aldığı belirtildi.

"BM ve bağımsız gözlemcilere Doğu Türkistan'a erişim imkanı verilsin"

Fransa'nın BM Büyükelçisi Nicolas De Riviere tarafından Genel Kurul'un insan hakları komitesi toplantısında okunan ve Çin'e sert eleştiriler yönelten bildiriye imza atan 43 ülkenin ortak açıklamasında, Pekin yönetiminin hukukun üstünlüğü ilkesine ve insan haklarını koruma konusundaki ulusal ve uluslararası yükümlülüklerine uyması gerektiği vurgulanırken, "Çin'e BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri ve ofisinin de dahil bağımsız gözlemcilere Doğu Türkistan'a hızlı, anlamlı ve serbest erişim sağlama çağrısı yapıyoruz." ifadelerine yer verildi.

Çin: BM ülkelerinin Sincan açıklaması "siyasal amaçlı dezenformasyon"

Çin, Birleşmiş Milletler'deki açıklamayı "siyasal amaçlı dezenformasyon" olarak niteledi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vang Vınbin düzenlediği basın toplantısında, açıklamaya ilişkin "Az sayıdaki Batılı ülke Sincan (Doğu Türkistan) ve diğer meselelerle ilgili Çin’i karalamayı amaçlayan dezenformasyona dayalı dedikodu ve yalanlarla saldırmayı, insan hakları bahanesiyle Çin’in iç işlerine müdahale etmeyi sürdürdü." dedi.

Aynı toplantıda Küba’nın 62 ülke adına yaptığı karşı açıklamayı hatırlatan Sözcü Vang, "62 ülke insan haklarının siyasallaştırılmasına ve bu konudaki çifte standartlara karşı çıktıklarını vurguladı, Çin hakkında siyasal amaçlarla ortaya atılan dezenformasyona dayalı iddiaları reddetti. Ülkeler insan hakları bahanesiyle Çin'in iç işlerine müdahale edilmesine karşı çıktı." şeklinde konuştu.

Vang, Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını savunmaya kararlı olduğunu belirterek, "Söz konusu ülkeleri kendi içlerindeki insan hakları sorunlarını samimiyetle ele almaya, BM Sözleşmesine ve uluslararası ilişkileri yöneten temel prensiplere bağlı kalmaya davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Küba öncülüğündeki 62 ülkeden karşı açıklama

Öte yandan, 43 ülkenin açıklamasına, Küba'nın öncülük ettiği 62 ülke ortak açıklamayla karşılık verdi.

Açıklamada, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde (Doğu Türkistan) olanların "Çin’in iç meselesi olduğu", "iddiaların siyasi motivasyon taşıdığı ve dezenformasyon olduğu" iddia edilmişti.

Çin’in BM Büyükelçisinden tepki

Çin’in BM Büyükelçisi Cang Cun da 43 ülkenin açıklamasında bahsi geçen iddiaları "temelsiz suçlamalar ve yalanlar" olarak niteleyerek, ABD ve diğer imzacı ülkeleri "insan haklarını bahane olarak kullanarak cepheleşme yaratmakla" suçlamıştı.

Sincan'ın kalkınmasının bölge halkı için her geçen gün daha iyi yaşam şartları sağladığını savunan Büyükelçi Cang, "Çin'in kalkınmasını engellemeye yönelik hamleler başarısızlığa mahkumdur.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Konu üçüncü kez komitenin gündemine geliyor

Doğu Türkistan'daki durum daha önce Konsey'in 2019 ve 2020’deki toplantılarında da gündeme getirilmişti.

2019’da 23 ülke, 2020'de ise 39 ülke Doğu Türkistan'daki ihlalleri kınayan açıklamalara imza atmıştı.

Komünizmle yönetilen Küba, geçen yıl da 45 ülkenin imzacı olduğu karşı açıklamaya öncülük etmişti.

Ek kaynaklar • AP, AA