Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türk Eczacıları Birliği uyardı: İlaç yokluğu var, fiyatlar güncellenmeli

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Eczanelerde yaşanan ilaç sıkıntısına dair Türk Eczacıları Birliği basın açıklaması yaptı
Eczanelerde yaşanan ilaç sıkıntısına dair Türk Eczacıları Birliği basın açıklaması yaptı   -   ©  AA

Türkiye'de ilaç yokluğunun yaşandığını belirten ve ilaç fiyatlarının güncellenmesini talep eden Türk Eczacıları Birliği internet sitesinde bir basın duyurusu yayımladı ve duyuruyu gazete ilanıyla kamuoyuyla paylaştı.

Ülkenin ciddi bir ilaç yokluğu içerisinde olduğunu ve bu tablonun gün geçtikçe derinleştiğini belirten Birlik basın açıklamasında "Bu krizin sorumlusu biz eczacılar değiliz. Eczacılarımız hastalarına ilaç veremiyorsa, hastalarımız ihtiyaçları olan ilaçlarına ulaşamıyorsa bunun sebebi hâlihazırdaki ilaç fiyatlandırma politikalarıdır, 14 yıldır güncellenmeyen ilaç fiyat kararnamesidir, yerli ilaç politikalarının istenen düzeyde olmamasıdır" dedi.

Sosyal medyadan da bir mesaj yayımlayan Birlik "Halkımızla karşı karşıya gelmek istemiyoruz. İlaç yokluğunun sorumlusu biz eczacılar değiliz. İlaç fiyatlandırma politikaları derhal güncellenmelidir" ifadelerini paylaştı ve çağrılarına kulak verilmediği takdirde ilaç krizinin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.

"1 euro 11 lira"

Esasen ilaç fiyatlarının artmasına karşı olduklarını belirten Türk Eczacıları Birliği artan döviz kurlarına dikkat çekti

İlaç fiyatlandırmasına esas olan euro kuru 4.57 lira iken, güncel euro kurunun 11 liraya yükseldiğini kaydeden Birlik "Aradaki makas giderek açılıyor ve piyasada bulunamayan ilaç sayısı günden güne artıyor. Ve ne yazık ki bu karşı karşıya kaldığımız ilk ilaç krizi değil. Biz bunu yıllardır yaşıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve ilaç firmaları şubat ayında ilaç kurunda anlaşana dek pek çok ilacı temin edemiyoruz, hastamıza ilacını ulaştıramıyoruz" ifadelerini kullandı.

Türk Eczacıları Birliği 6 Kasım tarihinde yayımladığı başka bir duyuruda da 645 kalem ilacın piyasada bulunmadığı ve bunun halk sağlığını, özellikle pandemi döneminde tehdit ettiğini belirtmişti.